Eski ABD Chicago Büyükelçisi ve Demokrat Parti'nin önde gelen isimlerinden Rahm Emanuel, ABD'nin İsrail'e verdiği koşulsuz askeri ve diplomatik desteğin sona ermesi gerektiğini savundu. Yahudi kökenli Amerikalı eski diplomat, İsrail'in uzun yıllardır süren politikaları nedeniyle bölgede 'territorial pariah' yani 'topraksal parya' haline geldiğini ifade etti. Emanuel'in bu çıkışı, özellikle Biden yönetiminin Gazze savaşına verdiği destek nedeniyle kamuoyunda artan eleştirilerin gölgesinde gerçekleşti. Emanuel, ABD'nin çıkarlarının İsrail'in mevcut politikalarıyla uyumlu olmadığını vurgulayarak, Washington'un Tel Aviv'e olan yaklaşımını yeniden değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
Emanuel'in İsrail eleştirisi ve arka planı
Rahm Emanuel, eski Başkan Barack Obama döneminde Beyaz Saray Genel Sekreteri olarak görev yapmış ve 2022-2023 yıllarında ABD'nin Japonya Büyükelçisi olarak atanmış deneyimli bir siyasetçi. Babası İsrailli bir göçmen olan Emanuel, ailesinin kökenleri nedeniyle İsrail'e olan bağlılığıyla bilinir. Ancak son dönemde İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim politikaları ve 7 Ekim sonrası Gazze'de yürüttüğü askeri operasyonlar, Emanuel'in eleştirilerini artırmasına neden oldu.
Emanuel, İsrail'in uluslararası alanda giderek yalnızlaştığını belirterek, 'İsrail bugün bölgesel bir parya haline geldi. Komşularıyla normalleşme süreci durma noktasında ve uluslararası toplumun desteğini kaybediyor. ABD'nin bu gidişe dur demesi için koşulsuz desteği sonlandırması şart' dedi. Emanuel ayrıca ABD'nin İsrail'e sağladığı yıllık 3,8 milyar dolarlık askeri yardımın da bu bağlamda gözden geçirilmesi gerektiğini ima etti.
Emanuel'in bu açıklamaları, özellikle Amerikan Yahudi toplumu içinde İsrail politikalarına yönelik artan rahatsızlığın bir yansıması olarak görülüyor. Geçtiğimiz aylarda, aralarında J Street gibi ilerici Yahudi örgütlerinin de bulunduğu pek çok grup, Biden yönetimine İsrail'e silah satışını durdurması çağrısında bulunmuştu.
Bölgesel ve küresel boyut
Emanuel'in bu çıkışı, ABD başkanlık seçimlerine gidilirken Demokrat Parti içindeki İsrail tartışmalarını yeniden alevlendirecek gibi görünüyor. Partinin ilerici kanadı, İsrail'in Filistin politikalarına yönelik sert eleştirilerini sürdürürken, merkez sağ ve geleneksel Yahudi lobi grupları ise İsrail'e verilen desteğin devamından yana. Emanuel'in bu son hamlesi, Demokrat Parti'nin İsrail konusundaki geleneksel konsensüsünün çatırdadığını gösteriyor.
Bölgesel düzeyde ise, ABD'nin İsrail'e yönelik politikalarındaki olası bir değişiklik, Ortadoğu'daki dengeleri kökten etkileyebilir. Suudi Arabistan ile İsrail arasında normalleşme görüşmeleri devam ederken, ABD'nin koşulsuz desteğini azaltması, bu süreci olumsuz etkileyebilir. Ayrıca İran ve diğer bölgesel aktörler, ABD-İsrail ilişkilerindeki bu tür bir kırılmayı kendi lehlerine kullanabilirler.
Öte yandan, Emanuel'in açıklamalarına İsrail'den henüz resmi bir yanıt gelmedi. Ancak İsrail'in Washington Büyükelçiliği yetkilileri, ABD-İsrail ilişkilerinin 'her zamankinden daha güçlü' olduğunu ve Emanuel'in görüşlerinin resmi politika üzerinde etkili olmayacağını savunuyorlar.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği güçlü destek ve İsrail'le son dönemde normalleşme çabaları açısından önemli. ABD'nin İsrail'e koşulsuz desteğini sona erdirmesi, Ankara'nın Doğu Akdeniz ve Filistin meselesinde elini güçlendirebilir. Ancak Türkiye'nin bu durumu diplomatik olarak avantaja çevirebilmesi için, ABD yönetimindeki olası bir politika değişikliğini beklemeden, kendi bölgesel stratejisini sürdürmesi gerekiyor. Zira Emanuel'in görüşleri henüz resmi ABD politikasına yansımış değil; bu nedenle Türkiye, mevcut angajmanlarını korumalı.