Dünya genelinde meteorolojik olayların seyrini değiştiren El Nino iklim modelinin, bu yıl daha sıcak ve kurak geçmesi beklenirken, sağlık uzmanları bunun dang humması gibi sivrisinek kaynaklı hastalıklar ile solunum yolu rahatsızlıklarında ciddi artışlara yol açabileceği uyarısında bulunuyor. El Nino, doğrudan bir hastalık nedeni olmasa da, özellikle Asya-Pasifik bölgesinde sıcaklık ve yağış rejimlerini değiştirerek sivrisineklerin üreme alanlarını genişletiyor ve mevcut sağlık sorunlarını derinleştiriyor.
Gelişmenin arka planı: El Nino ve sağlık üzerindeki dolaylı etkileri
El Nino, Pasifik Okyanusu'nun ekvatoral bölgesinde deniz suyu sıcaklıklarının ortalamanın üzerine çıkmasıyla oluşan ve küresel iklimi etkileyen doğal bir döngüdür. Dünya Sağlık Örgütü'ne (WHO) göre, bu iklim olayı her 2-7 yılda bir tekrarlanmakta ve genellikle 9-12 ay sürmektedir. Son yıllarda yaşanan en güçlü El Nino dönemlerinden biri 2015-2016 yıllarında görülmüş ve bu dönemde dang humması vakalarında küresel çapta büyük bir artış kaydedilmişti.
Uzmanlar, El Nino'nun yarattığı sıcak ve kuru havanın, özellikle dang humması virüsünü taşıyan Aedes aegypti sivrisineklerinin üreme döngüsünü hızlandırdığını belirtiyor. Sıcaklık arttıkça sivrisineklerin yaşam döngüsü kısalıyor, daha sık ısırma eğilimi gösteriyor ve virüsün sivrisinek içinde gelişme süresi kısalıyor. Bu da hastalığın yayılma hızını önemli ölçüde artırıyor. Ayrıca, kuraklık nedeniyle su depolama alışkanlıklarının değişmesi, sivrisinek üreme alanlarını daha da çoğaltabiliyor.
Solunum yolu hastalıkları açısından da El Nino risk oluşturuyor. Daha kuru hava, özellikle astım ve KOAH gibi kronik rahatsızlıkları olan kişilerde solunum yollarını tahriş edebiliyor. Ayrıca sıcak hava dalgaları, hava kirliliğini artırarak ozon seviyelerini yükseltebiliyor ve bu da solunum problemlerini tetikleyebiliyor. Doktorlar, El Nino döneminde hastanelerin acil servislerine solunum sıkıntısı şikayetiyle yapılan başvurularda belirgin bir artış olduğunu ifade ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Asya-Pasifik en riskli bölge
El Nino'nun sağlık üzerindeki etkileri en çok Asya-Pasifik bölgesinde hissediliyor. Dünya Meteoroloji Örgütü'nün (WMO) son raporuna göre, 2023 yılında başlayan ve 2024'te de devam eden El Nino, özellikle Güneydoğu Asya, Hindistan, Avustralya ve Pasifik adalarında sıcaklık rekorları kırılmasına neden oldu. Bu bölgelerde dang humması vakaları, 2023'te bir önceki yıla göre yüzde 300'ün üzerinde arttı. Filipinler, Tayland ve Vietnam gibi ülkelerde salgın ilan edildi.
Uzmanlar, iklim değişikliğinin El Nino'nun etkilerini daha da şiddetlendirdiğine dikkat çekiyor. Küresel ısınma, El Nino dönemlerinde sıcaklıkların daha da yükselmesine ve kuraklığın daha uzun sürmesine neden oluyor. Bu da sadece dang humması değil, aynı zamanda Zika, chikungunya ve sarı humma gibi diğer sivrisinek kaynaklı hastalıkların da yayılması için uygun koşullar yaratıyor. Ayrıca, sıcak hava dalgaları kalp krizi ve felç gibi kardiyovasküler hastalık riskini de artırıyor.
Küresel boyutta, El Nino'nun tarım ve su kaynakları üzerindeki etkileri de sağlık risklerini dolaylı yoldan artırabiliyor. Kuraklık, gıda üretimini düşürerek beslenme yetersizliklerine yol açabiliyor. Ayrıca su kaynaklarının azalması, hijyen koşullarını olumsuz etkileyerek ishal gibi su kaynaklı hastalıkların yayılmasını kolaylaştırıyor. WHO, El Nino'nun etkili olduğu bölgelerde sağlık sistemlerinin hazırlıklı olması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, El Nino'nun doğrudan etkisi altında olmasa da, küresel iklim değişikliğine bağlı olarak artan sıcaklık ve kuraklık tehdidiyle karşı karşıyadır. Özellikle Akdeniz havzasında beklenen sıcak hava dalgaları, Türkiye'de solunum yolu hastalıkları ve kalp-damar rahatsızlıklarını artırabilir. Ayrıca, son yıllarda Türkiye'de de görülmeye başlayan dang humması vakaları, iklim değişikliğiyle birlikte daha yaygın hale gelebilir. Türkiye'nin sağlık sisteminin bu tür salgınlara karşı hazırlıklı olması, erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi ve halkın bilinçlendirilmesi önem taşımaktadır. Küresel boyutta ise Türkiye, El Nino'dan etkilenen ülkelere insani yardım ve sağlık desteği sağlayarak bölgesel bir aktör olarak sorumluluk üstlenebilir.