ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi'ne (NOAA) bağlı İklim Tahmin Merkezi (CPC), Pasifik Okyanusu'nda etkili olan El Nino hava olayının son bir ayda güçlenerek Ekim ile Aralık 2023 arasında zirveye ulaşmasının beklendiğini ve bu dönemde 'şimdiye kadar kaydedilen en büyük El Nino olayları arasında yer alma' ihtimalinin yüzde 81 olduğunu duyurdu. Ajans, yayımladığı aylık güncellemede, El Nino'nun bu yılın sonlarına doğru 'güçlü bir şekilde' devam edeceğini ve 2024 ilkbaharında etkisini yitirmeye başlayacağını belirtti. Uzmanlar, bu durumun küresel sıcaklıkları artırarak aşırı hava olaylarına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
El Nino nedir ve nasıl oluşur?
El Nino, doğal bir iklim döngüsü olan El Nino-Güney Salınımı'nın (ENSO) sıcak evresini temsil ediyor. Normalde Pasifik Okyanusu'nun doğusunda soğuk, batısında sıcak su bulunurken, El Nino sırasında bu düzen bozuluyor; ekvatoral Pasifik'in orta ve doğu kesimlerinde deniz yüzeyi sıcaklıkları ortalamanın üzerine çıkıyor. Bu durum, atmosferik dolaşımı değiştirerek yağış rejimlerini, sıcaklıkları ve rüzgar desenlerini etkiliyor. CPC verilerine göre, Ağustos 2023 itibarıyla Pasifik'teki deniz yüzeyi sıcaklıkları ortalamanın 1.2 ila 1.8 santigrat derece üzerinde seyrediyor. Bu değerler, 1997-1998 ve 2015-2016 gibi 'süper El Nino' olarak adlandırılan olaylarla benzerlik gösteriyor.
CPC Başkanı David DeWitt, yaptığı açıklamada, 'Son gözlemler ve model tahminleri, El Nino'nun önümüzdeki aylarda daha da güçleneceğini ve kış aylarında zirveye ulaşacağını gösteriyor. Bu, küresel çapta önemli iklimsel etkilere yol açabilir' dedi. NOAA'nın geçen hafta yayımladığı raporda, bu yılın Ocak-Temmuz döneminin kaydedilen en sıcak yedinci dönem olduğu ve El Nino'nun etkisiyle 2023'ün 'en sıcak yıl' unvanı için yarıştığı belirtilmişti.
Küresel etkiler: Kuraklık, sel ve tarımsal riskler
El Nino'nun güçlenmesi, dünyanın farklı bölgelerinde çeşitli aşırı hava olaylarına neden oluyor. Güney Amerika'nın batı kıyılarında (Peru, Ekvador) yoğun yağışlar ve seller beklenirken, Avustralya, Endonezya ve Hindistan gibi ülkelerde kuraklık ve orman yangını riski artıyor. Afrika'nın doğusu ve Güney Afrika'da da yağış azlığı öngörülüyor. ABD'nin güney eyaletleri (Kaliforniya, Teksas) ise daha yağışlı bir kış geçirebilir. Küresel gıda arzı açısından kritik olan buğday, pirinç ve soya fasulyesi gibi ürünlerde verim düşüşü yaşanabileceği uyarısı yapılıyor. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) de El Nino'nun küresel sıcaklıkları geçici olarak 1.5 santigrat derece eşiğine yaklaştırabileceğini, ancak bunun Paris İklim Anlaşması'nın uzun vadeli hedefiyle karıştırılmaması gerektiğini vurguluyor.
Öte yandan, El Nino'nun Atlantik kasırga sezonunu da etkilemesi bekleniyor. Genellikle El Nino yıllarında Atlantik'te daha az kasırga görülürken, Pasifik'te daha fazla tayfun meydana geliyor. Ancak bu yıl rekor sıcak deniz yüzeyi sıcaklıkları nedeniyle durumun farklı olabileceği ifade ediliyor. ABD Ulusal Kasırga Merkezi, bu yıl sezonun 'normal üstü' aktif geçtiğini belirtti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
El Nino'nun Türkiye'ye doğrudan etkisi sınırlı olsa da, küresel gıda fiyatları üzerindeki etkisiyle dolaylı yoldan Türkiye ekonomisini etkileyebilir. Özellikle buğday ve pirinç gibi temel gıda maddelerinde yaşanabilecek fiyat artışları, Türkiye'nin gıda enflasyonunu tetikleyebilir. Ayrıca Türkiye'de son yıllarda yaşanan kuraklık eğilimi, El Nino'nun Akdeniz havzasında daha kuru koşullara yol açma potansiyeli nedeniyle tarım sektörü için risk oluşturuyor. Uzun vadede ise iklim değişikliğiyle mücadele politikalarının önemi bir kez daha ortaya çıkıyor; Türkiye'nin su yönetimi ve tarımsal adaptasyon stratejilerini güçlendirmesi gerekiyor.