El Niño, Pasifik Okyanusu'nda ekvator boyunca ortaya çıkan ve dünya genelinde hava koşullarını etkileyen büyük ölçekli bir iklim olgusudur. Bu yıl yaşanan ve 'Godzilla' olarak adlandırılan dev El Niño, sonuncusundan iki yıldan kısa süre sonra geldi ve şimdiden sıcaklık rekorları kırdı. Peki El Niño tam olarak nedir, nasıl oluşur ve risklerini azaltmak mümkün mü? Bu soruları bir iklim bilimciyle konuştuk.
El Niño'nun arka planı: Pasifik'ten dünyaya yayılan bir dalga
El Niño, İspanyolca'da 'küçük çocuk' anlamına gelir ve genellikle Noel döneminde fark edildiği için bu isimle anılır. Bilimsel adı ENSO (El Niño-Güney Salınımı) olan bu sistem, tropikal Pasifik'te deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalden yüksek olduğu bir evreyi ifade eder. Normal koşullarda, Pasifik'te doğuya doğru esen ticaret rüzgarları sıcak suyu Asya kıyılarına taşır; bu nedenle Avustralya ve Endonezya çevresinde deniz daha sıcak, Güney Amerika kıyılarında ise soğuk su yüzeye çıkar (upwelling). El Niño yıllarında bu rüzgarlar zayıflar, sıcak su geriye, doğuya doğru yayılır ve Pasifik'in ortasında ve doğusunda deniz yüzeyi ısınır.
Bu ısınma, atmosferdeki büyük ölçekli dolaşımı değiştirir. Jet akımları ve fırtına yolları yer değiştirir; bunun sonucunda dünyanın dört bir yanında aşırı hava olayları görülür. Örneğin, Peru ve Ekvador'da şiddetli yağışlar ve sel, Avustralya ve Endonezya'da kuraklık ve orman yangınları, Kuzey Amerika'da ise ılıman kışlar ve bazı bölgelerde sel yaşanabilir. El Niño ayrıca küresel ortalama sıcaklıkları da yükseltir; çünkü okyanustan atmosfere salınan ısı artar.
Bu yılki El Niño, 'Godzilla' lakabını alacak kadar güçlü. Son El Niño 2023-2024'te etkili olmuştu; yani üst üste iki yıl içinde benzeri görülmemiş bir durum söz konusu. Uzmanlar, iklim değişikliğinin bu tür olayların şiddetini artırabileceğini belirtiyor. Zira sera gazı emisyonları nedeniyle atmosfer ve okyanuslar zaten ısınmış durumda; El Niño bu ısınmayı daha da körüklüyor. Nitekim 2023 ve 2024 yılları, kayıtlara geçen en sıcak yıllar olarak tarihe geçti. 2025'in de benzer şekilde sıcak geçmesi bekleniyor.
Küresel ve bölgesel boyut: Etkiler her yerde
El Niño'nun etkileri sadece tropikal bölgelerle sınırlı değil. Atmosferik dalgalar aracılığıyla Kuzey Amerika, Avrupa ve hatta Antarktika'ya kadar uzanıyor. Örneğin, El Niño kışlarında ABD'nin güney eyaletleri normalden daha yağışlı olurken, kuzeybatı Pasifik daha kurak geçebiliyor. Avrupa'da ise etkiler daha zayıf ve değişken; ancak bazı çalışmalar Akdeniz havzasında yağış rejimini etkileyebileceğini gösteriyor. Türkiye, Doğu Akdeniz'de yer aldığı için El Niño'nun doğrudan etkisi sınırlı olsa da, dolaylı olarak küresel gıda fiyatları, enerji talebi ve göç hareketleri üzerinden hissedilebiliyor.
El Niño'nun ekonomik maliyeti de azımsanacak gibi değil. Tarımsal üretimde düşüş, sel ve yangın hasarları, altyapı tahribatı ve insani yardım ihtiyacı milyarlarca doları buluyor. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, bu tür aşırı olaylara karşı daha kırılgan. Bu yılki dev El Niño'nun yol açtığı hasarın boyutu henüz netleşmiş değil; ancak şimdiden birçok bölgede rekor sıcaklıklar ve beklenmedik yağışlar kaydedildi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
El Niño, Türkiye'yi doğrudan etkileyen bir olay olmasa da, küresel tarım piyasaları ve enerji arzı üzerinden dolaylı sonuçlar doğurabilir. Örneğin, Avustralya'daki kuraklık buğday üretimini düşürerek ithalat fiyatlarını artırabilir; Türkiye de buğday ithalatçısı olduğu için bu durum gıda enflasyonunu olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, artan sıcaklıklar Akdeniz'de deniz suyu sıcaklığını yükselterek aşırı hava olaylarını (fırtına, sel) tetikleyebilir. Bu nedenle, iklim değişikliğine uyum stratejileri ve erken uyarı sistemleri Türkiye için her zamankinden daha önemli hale geliyor.