ABD'nin Kaliforniya eyaletinde, bu yıl etkili olması beklenen güçlü El Niño hava olayının, bazı rezervuarların kapasitesini aşacak miktarda su getirebileceği bildirildi. Eyaletin kuzey ve orta kesimlerindeki bazı baraj gölleri, kış yağışları başlamadan önce bile doluluk oranının üst sınırına yaklaşmış durumda. Yetkililer, su taşkınlarına karşı hazırlık çağrısı yapıyor.
El Niño ve Kaliforniya'nın Su Döngüsü
El Niño, Pasifik Okyanusu'nun ekvatoral bölgesinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalden yüksek olmasıyla ortaya çıkan bir iklim olayı. Bu durum, atmosferik dolaşımı değiştirerek dünya genelinde hava koşullarını etkiliyor. Kaliforniya özelinde ise El Niño yılları genellikle ortalamanın üzerinde yağış anlamına geliyor. Özellikle sonbahar ve kış aylarında Pasifik'ten gelen nemli hava kütleleri, eyalete yoğun yağmur ve kar getiriyor.
Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi'ne (NOAA) bağlı İklim Tahmin Merkezi, bu yılki El Niño'nun "güçlü" kategoride olduğunu ve etkilerinin kış aylarında zirveye ulaşacağını öngörüyor. Kaliforniya Su Kaynakları Dairesi yetkilileri, eyaletin büyük rezervuarlarındaki su seviyelerinin şu an ortalamanın üzerinde olduğunu, bazılarının ise tarihsel ortalamalara göre daha dolu olduğunu belirtiyor. Örneğin, kuzey Kaliforniya'daki Shasta Gölü ve Oroville Barajı'nda su seviyeleri mevsim normallerinin üzerinde seyrediyor. Ancak asıl endişe, bu rezervuarların ani ve yoğun yağışları emme kapasitesinin sınırlı olması.
Taşkın Riski ve Altyapı Yetersizliği
Uzmanlar, rezervuarların doluluk oranının yüksek olmasının, gelen fazla suyun depolanamayacağı anlamına geldiğini vurguluyor. Bu durumda, baraj kapaklarının açılması gerekebilir ki bu da mansap bölgelerinde su baskınlarına yol açabilir. Kaliforniya'nın su altyapısı, geçmişteki kuraklık dönemlerine göre tasarlanmış olsa da, iklim değişikliğiyle birlikte artan aşırı hava olaylarına karşı yeterince dayanıklı olmadığı yönünde eleştiriler var. 2017'de Oroville Barajı'nda yaşanan ve yüz binlerce kişinin tahliye edilmesine neden olan olay, altyapı risklerini gözler önüne sermişti.
Eyalet yetkilileri, bu kez daha hazırlıklı olduklarını belirterek, rezervuar seviyelerini sürekli izlediklerini ve gerektiğinde kontrollü su tahliyesi yapacaklarını açıkladı. Ayrıca, taşkın kontrol kanallarının temizlendiği ve acil durum planlarının güncellendiği ifade ediliyor. Ancak bağımsız uzmanlar, özellikle küçük ölçekli barajların ve yerel drenaj sistemlerinin yetersiz kalabileceği uyarısında bulunuyor.
Kuraklık ve Su Yönetimi Çıkmazı
Kaliforniya, son on yılda ciddi kuraklık dönemleri yaşadı. 2020-2022 arasındaki kuraklık, rezervuarların tarihi düşük seviyelere inmesine neden olmuş, çiftçiler su kısıtlamalarıyla karşılaşmıştı. Bu nedenle, El Niño'nun getireceği yağışlar bir yandan su kaynaklarını yeniden doldurabileceği için olumlu karşılanıyor; ancak aşırı yağışların yaratacağı taşkın riski ve altyapı hasarı endişe yaratıyor. Eyalet, bir yandan su depolama kapasitesini artırmak için yeni projeler üzerinde çalışırken, diğer yandan iklim değişikliğinin getirdiği belirsizliklerle mücadele ediyor.
Uzmanlar, rezervuarların kapasitesinin üzerinde su almasının sadece taşkın riski değil, aynı zamanda baraj güvenliği açısından da tehlike oluşturabileceğini belirtiyor. Özellikle toprak kayması ve erozyon gibi ikincil riskler de söz konusu. Kaliforniya Valiliği, olası bir acil durum için Ulusal Muhafızları hazır beklettiklerini duyurdu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kaliforniya'daki El Niño kaynaklı su taşkınları, doğrudan Türkiye'yi etkilemese de küresel iklim değişikliğinin su yönetimi üzerindeki etkilerini gösteriyor. Türkiye, Akdeniz kuşağında yer alan ve iklim değişikliğinden olumsuz etkilenen bir ülke. Son yıllarda yaşanan kuraklıklar ve ani sel felaketleri, su altyapısının iklim değişikliğine uyum sağlaması gerektiğini ortaya koyuyor. Kaliforniya örneği, rezervuar kapasitelerinin aşırı hava olaylarına göre yeniden planlanması ve erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi konusunda Türkiye için ders niteliğinde. Ayrıca, tarımsal su yönetimi ve şehirlerin drenaj sistemleri gibi konularda da iyileştirmeler yapılması gerekiyor.