Atlantik Okyanusu'nda bu yıl Eylül ayında tek bir kasırga bile oluşmadı. Normalde sezonun en hareketli ayı olan Eylül'de ilk kez böyle bir durum yaşanıyor. Uzmanlar, Pasifik'te etkili olan El Niño hava olayının Atlantik'teki kasırga oluşumunu baskıladığını belirtiyor. Bu durum, kasırga sezonunun geri kalanına ilişkin tahminleri de değiştirdi.
El Niño'nun etkisi ve rüzgar kayması
El Niño, Pasifik Okyanusu'nun doğu ekvatoral bölgesinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının ortalamanın üzerine çıkmasıyla oluşan bir iklim olayı. Bu ısınma, atmosferde geniş ölçekli rüzgar desenlerini değiştiriyor. Atlantik'te ise kasırga oluşumu için gereken dikey rüzgar kaymasını artırıyor. Rüzgar kayması, fırtına bulutlarının dikey gelişimini bozarak kasırganın oluşmasını zorlaştırıyor. NOAA (Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi) verilerine göre, bu yıl Atlantik'te tropik fırtına sayısı da normalin altında seyrediyor.
Eylül ayı genellikle Atlantik kasırga sezonunun zirvesi olarak kabul edilir. 1990'lardan bu yana her Eylül ayında en az bir kasırga kaydedilmişti. Ancak bu yıl, 1 Eylül'den 30 Eylül'e kadar hiçbir kasırga oluşmadı. Colorado State Üniversitesi'nin kasırga araştırma ekibi, bunun son 30 yılın en sakin Eylül'ü olduğunu açıkladı. Uzmanlar, El Niño'nun yanı sıra Sahra tozlarının ve daha soğuk deniz yüzeyi sıcaklıklarının da etkili olabileceğini belirtiyor.
Sezonun geri kalanı ve küresel boyut
Atlantik kasırga sezonu resmi olarak 1 Haziran'da başlar ve 30 Kasım'da sona erer. Eylül'ün sessiz geçmesi, Ekim ve Kasım aylarında da kasırga aktivitesinin düşük olacağı anlamına gelmiyor. Tarihsel olarak, Ekim ayında da güçlü kasırgalar görülebiliyor. Örneğin 2005'te Wilma Kasırgası Ekim ayında oluşmuştu. NOAA, sezonun tamamı için tahminini güncelledi ve ortalamanın altında bir sezon beklediğini duyurdu.
Öte yandan, El Niño'nun etkisi sadece Atlantik'le sınırlı değil. Pasifik'te ise kasırga aktivitesi artabilir. Nitekim Ağustos ayında Pasifik'te Hiroşima yakınlarında etkili olan Lan Kasırgası ve ardından gelen Dora Kasırgası dikkat çekmişti. El Niño yıllarında Pasifik kasırgaları daha sık ve daha güçlü olabiliyor. Bu da küresel hava düzenini etkiliyor.
Türkiye, Atlantik kasırgalarından doğrudan etkilenmiyor. Ancak El Niño'nun neden olduğu atmosferik değişimler, Akdeniz çevresinde de hava koşullarını etkileyebiliyor. Bilim insanları, El Niño'nun Türkiye'de kış aylarında yağış rejimini değiştirebileceğini belirtiyor. Özellikle tarım ve su kaynakları açısından bu durum önem taşıyor. Ayrıca, Atlantik'te kasırga olmaması, enerji piyasalarını da dolaylı olarak etkileyebilir; çünkü Meksika Körfezi'ndeki petrol platformları kasırgalardan korunmuş oluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
El Niño'nun Atlantik kasırgalarını baskılaması, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de dolaylı sonuçları olabilir. Enerji ithalatı açısından, Meksika Körfezi'nde kasırga kaynaklı kesintilerin yaşanmaması petrol fiyatlarını dengeleyebilir. Öte yandan, El Niño'nun kış aylarında Akdeniz havzasında yaratabileceği kuraklık veya aşırı yağışlar, tarımsal üretim ve su yönetimi politikalarını etkileyebilir. Türkiye, iklim değişikliğine uyum stratejilerini gözden geçirirken, El Niño gibi küresel olayların bölgesel yansımalarını da dikkate almalı.