Mali, Suriye değildir ve Jama’at Nusrat al-Islam wal-Muslimin (JNIM) de Hey’et Tahrir el-Şam (HTŞ) değildir. Suriye’de Beşşar Esed rejiminin çöküşü ve Ahmed el-Şaraa hükümetinin Şam’da iktidara gelmesi Levant bölgesinde güvenlik açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilirken, Mali’de JNIM’in olası bir zaferi Sahel bölgesi için tam anlamıyla bir felaket anlamına geliyor. Bu iki örgüt arasındaki ideolojik, taktiksel ve bölgesel farklılıklar, Mali’deki gelişmelerin Suriye’dekinden çok farklı sonuçlar doğuracağını gösteriyor.
JNIM ve HTŞ arasındaki farklar
HTŞ, Suriye’de zamanla milliyetçi bir çizgiye evrilmiş ve uluslararası meşruiyet kazanma arayışına girmiştir. Buna karşılık JNIM, küresel cihat ideolojisini benimsemeye devam ediyor ve El Kaide ile bağlarını koparmış değil. JNIM, Mali’nin kuzeyinde geniş bir etki alanına sahip ve sadece askeri değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal altyapıyı da kontrol ediyor. Örgüt, bölgedeki halk arasında meşruiyet kazanmak için adalet dağıtma, temel hizmetler sağlama gibi yöntemler kullanıyor.
HTŞ ise Suriye’de İdlib merkezli bir yönetim kurarak sivil idareye yönelmiş, yerel halkla uzlaşma arayışına girmiştir. Oysa JNIM, Mali’de daha katı bir şeriat yönetimi uygulamakta ve etnik gruplar arasındaki gerilimleri körüklemektedir. Örgütün hedefleri arasında Batı Afrika’da geniş bir cihat devleti kurmak yer alıyor, bu da bölge ülkeleri için varoluşsal bir tehdit oluşturuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Mali’de JNIM’in zaferi, sadece Mali’yi değil, komşu ülkeler Burkina Faso, Nijer, Moritanya ve hatta kıyı ülkeleri Fildişi Sahili, Gana ve Togo’yu da etkileyecektir. Sahel bölgesinde zaten istikrarsızlık hüküm sürerken, JNIM kontrolündeki bir Mali, terörist gruplar için bir sığınak haline gelebilir. Bölge ülkeleri şu anda askeri cuntalar tarafından yönetiliyor; Mali, Burkina Faso ve Nijer, Sahel Devletleri İttifakı (AES) adı altında birleşmiş durumda. Bu ülkeler, Fransa ve diğer Batılı güçlerin askeri varlığını sona erdirdi ve Rusya ile yakınlaştı. Ancak Rusya’nın Wagner paralı asker grubu, bölgedeki istikrarsızlığı daha da derinleştirmekle suçlanıyor.
JNIM ayrıca, IŞİD’in Sahel kolu olan İslam Devleti Sahel Vilayeti (ISGS) ile rekabet halinde. Bu iki örgüt arasındaki çatışma, bölgedeki sivil kayıpları artırıyor. Eğer JNIM zafer kazanırsa, bölgesel bir cihat koalisyonunun öncüsü haline gelebilir ve terörizm dalgası güneye doğru yayılabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Mali'de JNIM'in yükselişi, Türkiye'nin Sahel bölgesine yönelik dış politikasını doğrudan etkileyebilir. Türkiye, son yıllarda Sahel ülkeleriyle ekonomik ve diplomatik ilişkilerini geliştirmiş, askeri iş birlikleri kurmuştur. Ancak JNIM kontrolündeki bir Mali, Türkiye'nin bölgedeki yatırımlarını ve güvenlik çıkarlarını tehdit edebilir. Ayrıca, bu durum Türkiye'nin Libya ve Doğu Akdeniz'deki stratejik hesaplarını da etkileyebilir; zira Sahel'deki istikrarsızlık, göç ve terör akışını Akdeniz'e yönlendirebilir. Türkiye, bölgede istikrarın sağlanması için diplomatik girişimlerini artırmalı ve terörle mücadelede uluslararası koalisyonlarla iş birliğini güçlendirmelidir.