Batı Şeria'nın güneyindeki El Halil kenti, İsrailli yerleşimciler ve Filistinliler arasında giderek artan bir gerilime sahne oluyor. Kentin Eski Şehri'nde bulunan ve geleneksel olarak Hz. İbrahim'e atfedilen Atalar Mağarası ile el-Haram el-İbrahimi olarak bilinen kutsal alan, hem Yahudiler hem Müslümanlar hem de Hristiyanlar için büyük önem taşıyor. İsrailli yerleşimci Nitzan, bu alanın tüm insanlığın görmesi gereken bir yer olduğunu söylerken, Filistinli aktivist İssa Amro ise buranın İsrail'in kent üzerindeki kontrolünü giderek artırmasının bir sembolü haline geldiğini belirtiyor. Bölge, 1994'te bir Yahudi yerleşimcinin 29 Filistinliyi öldürmesinin ardından bölünerek hem ibadet hem de siyasi çekişmelerin odağı oldu.
Atalar Mağarası: Tarih ve dini önemi
El Halil kent merkezinde bulunan Atalar Mağarası, Yahudilikte "Ma'arat HaMahpela" olarak bilinir ve Hz. İbrahim, Hz. İshak ve Hz. Yakub'un eşleriyle birlikte gömülü olduğuna inanılır. Müslümanlar için "Haram el-İbrahimi" olarak adlandırılan yapı, İslam'ın dördüncü en kutsal camisi olarak kabul edilir. Burası aynı zamanda Hristiyanlıkta da önemli bir hac merkezidir. 1967'deki Altı Gün Savaşı'ndan bu yana İsrail kontrolünde olan bölge, 1994 yılında Yahudi yerleşimci Baruch Goldstein'ın 29 Filistinliyi öldürdüğü saldırının ardından ikiye bölündü: Bir kısım cami, bir kısım sinagog olarak kullanılıyor. İsrail yönetimi, bu alanda ibadet saatlerini ve girişleri sıkı kurallara bağlamış durumda.
El Halil'de İsrail-Filistin çatışmasının boyutları
El Halil, Batı Şeria'nın en büyük şehirlerinden biri olmasına rağmen, yaklaşık 30 bin Filistinli, İsrail ordusunun sıkı kontrolü altında yaşıyor. Kentin Eski Şehri'nde bir avuç İsrailli yerleşimci, Filistinlilere ait dükkanların ve evlerin boşaltılması sonucu kontrol alanını genişletiyor. Filistinli aktivist Issa Amro, kutsal mekanın bir ibadet yeri olmaktan çıkıp siyasi bir sembole dönüştüğünü vurguluyor. BM verilerine göre, El Halil'deki yerleşimci nüfusu son on yılda yüzde 20 arttı. İsrail hükümeti ise bölgenin tarihi ve dini önemine vurgu yaparak, Yahudilerin burada ibadet etme hakkını savunuyor. Uluslararası toplum, İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşimleri yasa dışı kabul ederken, ABD ve bazı Batılı ülkeler bu konuda daha ılımlı bir tutum sergiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği tarihsel destek ve Kudüs ile El Halil gibi kutsal mekanların statüsüne hassasiyetiyle biliniyor. Bu gelişme, Türkiye'nin İsrail ile ilişkilerinde gerginlik unsuru olmaya devam ediyor. Ankara, Doğu Kudüs ve Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerine karşı uluslararası hukuku ihlal ettiği gerekçesiyle tavır alırken, El Halil'deki kutsal alanın Müslümanlara ait olduğu yönündeki tezini sürdürüyor. Ayrıca, Türkiye'nin bölgedeki nüfuz mücadelesi ve İslam dünyasında liderlik rolü göz önüne alındığında, bu tür gelişmeler Türk dış politikasında Filistin meselesine verilen önemi korumaya yönelik adımları tetikleyebilir.