Ekvator Ginesi'nin başkenti Malabo'da bulunan bir otel, ABD Başkanı Donald Trump'ın sınır dışı etme programı kapsamında ülkeye gönderilen göçmenler için kâbusa dönüşmüş durumda. Tanık ifadelerine göre, gözaltına alınan erkekler başları örtülerek dövülüyor ve ağır koşullar altında tutuluyor. Otelin, otokratik Ekvator Ginesi hükümeti ile işbirliği içinde yürütülen sınır dışı operasyonlarının bir parçası olarak kullanıldığı belirtiliyor.
Otelde Yaşananlar: Gözaltı, Şiddet ve İşkence İddiaları
Görgü tanıkları, Ekvator Ginesi'ne sınır dışı edilen göçmenlerin önce başkent Malabo'daki bir otele getirildiğini, burada ayrı odalarda tutulduklarını ve sistematik şiddete maruz kaldıklarını aktardı. İfadelere göre, gözaltına alınan kişilerin gözleri bağlanıyor, elleri kelepçeleniyor ve sorgu sırasında dövülüyor. Bazı mahkumların günlerce aç ve susuz bırakıldığı, tuvalet ihtiyaçlarını dahi gidermelerine izin verilmediği öne sürüldü. Otelin pencereleri kalın perdelerle kapatılmış, dışarıyla iletişim tamamen kesilmiş durumda.
Bu kişilerin çoğu, ABD'de suç işlemekten hüküm giymiş veya sığınma başvuruları reddedilmiş göçmenlerden oluşuyor. Ancak uluslararası hukuk uzmanları, söz konusu kişilerin sınır dışı edildikleri ülkede işkence görmelerinin kesinlikle yasak olduğunu vurguluyor. Ekvator Ginesi, 1980'lerden bu yana tek adam yönetimiyle idare edilen ve insan hakları ihlalleriyle bilinen bir ülke. Devlet Başkanı Teodoro Obiang Nguema Mbasogo, 43 yıldır iktidarda ve ülkeyi demir yumrukla yönetiyor.
ABD'nin sınır dışı programı kapsamında Ekvator Ginesi ile yaptığı anlaşma, geçtiğimiz yıl sessizce imzalandı. Anlaşmaya göre, ABD'den sınır dışı edilen bazı göçmenler doğrudan bu ülkeye gönderiliyor. İnsan hakları örgütleri, anlaşmanın detaylarının kamuoyundan gizlendiğini ve denetim mekanizmalarının bulunmadığını belirtiyor. Otelde yaşananlar, uluslararası toplumun gözü önünde gerçekleşen bir insanlık suçu olarak nitelendiriliyor.
Trump'ın Göçmen Politikası ve Otokratik Rejimlerle İşbirliği
Eski Başkan Donald Trump, göçmen karşıtı politikalarını sertleştirerek, sınır dışı edilen göçmenleri üçüncü ülkelere gönderme yolunu açmıştı. Bu kapsamda, Guatemala, Honduras ve El Salvador gibi ülkelerle yapılan anlaşmaların ardından, Afrika'da da benzer işbirlikleri kuruldu. Ekvator Ginesi, bu zincirin en son halkası olarak öne çıkıyor. Ülke, ABD ile olan ilişkilerini güçlendirmek ve ekonomik yardım almak karşılığında, sınır dışı edilenleri kabul etmeyi taahhüt etti.
Ancak Ekvator Ginesi'nin kötü insan hakları sicili, bu anlaşmayı daha da endişe verici hale getiriyor. Ülkede işkence, keyfi tutuklamalar ve ifade özgürlüğü ihlalleri yaygın. Sınır dışı edilen göçmenler, burada herhangi bir yasal güvenceye sahip değil. ABD'nin kendi yasalarına göre, bir kişinin işkence görme riski yüksek olan bir ülkeye gönderilmesi yasak. Ancak Trump yönetimi, bu tür ülkelerle yapılan anlaşmaları 'güvenli üçüncü ülke' statüsü altında meşrulaştırmaya çalışıyor.
Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü, konuyla ilgili acil soruşturma başlatılması çağrısında bulundu. Örgütler, ABD'nin bu tür ülkelerle işbirliği yaparak sorumluluktan kaçamayacağını, zira sınır dışı edilen kişilerin kaderinden yine ABD'nin sorumlu olduğunu belirtiyor. Ekvator Ginesi hükümeti ise iddiaları reddediyor ve otelin 'normal bir konaklama tesisi' olduğunu savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Ekvator Ginesi'ndeki bu skandal, ABD'nin göçmen politikalarının uluslararası alanda yarattığı tahribatın son örneği. Trump döneminde başlatılan ve halefi Joe Biden döneminde de kısmen devam eden sınır dışı programları, birçok ülkeyi olumsuz etkiliyor. Özellikle otokratik rejimlerle yapılan işbirlikleri, göçmenlerin haklarını tamamen ortadan kaldırıyor. Bu durum, ABD'nin insan hakları alanındaki itibarını da zedeliyor.
Afrika Birliği ve Birleşmiş Milletler, konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak sivil toplum kuruluşları, olayın uluslararası ceza mahkemesine taşınması gerektiğini savunuyor. Ekvator Ginesi'nin petrol zengini olmasına rağmen halkının büyük çoğunluğu yoksulluk içinde yaşıyor. Ülke, yıllardır yolsuzluk ve baskıcı yönetimle anılıyor. ABD ile yapılan bu anlaşma, rejimin uluslararası meşruiyet kazanma çabası olarak da yorumlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin göçmenleri otokratik rejimlere gönderme politikası, küresel göç yönetimi açısından tehlikeli bir emsal oluşturuyor. Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla göçmenlerin transit geçiş noktası ve aynı zamanda ev sahibi ülke konumunda. Bu tür işbirliklerinin yaygınlaşması, Türkiye'nin göç yükünü artırabilir ve bölgesel istikrarı bozabilir. Ayrıca, Türkiye'nin insan hakları sicili uluslararası alanda sıkça eleştiriliyor; bu tür haberler, Türkiye'ye yönelik eleştirilerin dozunu artırabilir. Türkiye, göçmenlerin haklarını koruyan uluslararası mekanizmaların güçlendirilmesi için aktif diplomasi yürütmeli. ABD ile ilişkilerde ise göç konusu, insan hakları boyutuyla gündeme gelebilir.