Avustralya'da One Nation partisinin lideri Pauline Hanson'ın doğum izni ücreti ve çocuk bakımına yönelik açıklamaları, ekonomistler tarafından kadın haklarında onlarca yıl geriye gidiş olarak değerlendiriliyor. Hanson, işverenlerin kadın çalışanlarına doğum izni sırasında ödeme yapmaması gerektiğini ima ederken, aile gelirinin eşler arasında bölünmesi (income splitting) çağrısında bulundu. Uzmanlar, bu tür politikaların kadınların işgücüne katılımını azaltacağı ve cinsiyet eşitliğini zedeleyeceği uyarısında bulunuyor.
One Nation liderinin tartışmalı önerileri
Geçtiğimiz günlerde bir televizyon programında konuşan Hanson, hükümet tarafından finanse edilen ücretli doğum izninin (paid parental leave) "işverenlere yük bindirdiğini" savundu. Ona göre, doğum izni sırasında kadınlara ödeme yapmak yerine, ailelerin vergi yükünü hafifletmek için "gelir paylaşımı" modeli benimsenmeli. Bu modelde, eşlerden yalnızca birinin çalıştığı hanelerde, çalışan eşin geliri vergilendirilirken diğer eşe ait bir "boş dilim" kullanılabiliyor. Ancak ekonomistler, bu sistemin kadınları evde kalmaya teşvik edeceğini ve uzun vadede kariyerlerine zarar vereceğini belirtiyor.
Hanson'ın çocuk bakımı konusundaki görüşleri de tepki çekti. One Nation lideri, annelerin çocuklarını kreşe göndermek yerine evde bakmaları gerektiğini ima ederken, "Aileler birbirine destek olmalı" ifadelerini kullandı. Ancak bu yaklaşım, özellikle düşük gelirli ailelerde kadınların işgücünden kopmasına yol açabilir. Uzmanlar, Avustralya'da kadın istihdam oranının son 20 yılda önemli ölçüde arttığını ve bu tür söylemlerin kazanımları tehlikeye atabileceğini vurguluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hanson'ın önerileri yalnızca Avustralya'da değil, küresel çapta da yankı buldu. Birçok gelişmiş ülke, kadınların işgücüne katılımını artırmak için ücretli doğum izni ve uygun fiyatlı çocuk bakımı hizmetlerini teşvik ediyor. Örneğin İskandinav ülkelerinde babalara da doğum izni hakkı tanınarak ebeveynlik sorumluluklarının eşit dağılımı hedefleniyor. Hanson'ın geleneksel aile yapısına vurgu yapan söylemi ise bu eğilimle ters düşüyor. Ekonomistler, kadınların işgücüne katılımının ekonomik büyüme için kritik olduğunu ve bu tür politikaların uzun vadede kamu maliyesine ek yük getireceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Avustralya'daki bu tartışma, Türkiye'de de kadın istihdamı ve aile politikaları açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye'de kadınların işgücüne katılım oranı OECD ortalamasının altında seyrederken, doğum izni ve kreş desteği gibi politikaların etkinliği tartışılıyor. Hanson'ın önerdiği gibi gelir paylaşımı modelleri, kadınları evde kalmaya teşvik ederek mevcut eşitsizlikleri derinleştirebilir. Türkiye'nin, kadın istihdamını artırmak için daha kapsayıcı politikalar benimsemesi ve uluslararası deneyimleri dikkate alması gerekiyor.