Avrupa Merkez Bankası (ECB), 2023 yılından bu yana ilk kez faiz artırımına gitmeye hazırlanıyor. ECB Yönetim Konseyi'nin 24-25 Temmuz'da Frankfurt'ta yapacağı toplantı öncesinde piyasalarda artırım beklentisi yüzde 80'in üzerine çıktı. Bloomberg'in haberine göre, yıllardır süren negatif faiz politikasını sonlandırmayı hedefleyen banka, enflasyonla mücadelede yeni bir sayfa açıyor. Euro Bölgesi'nde mayıs ayı enflasyonu yıllık bazda yüzde 8,6 ile rekor kırarken, ECB'nin bu adımı küresel merkez bankalarının sıkılaşma döngüsüne uyum sağlaması olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin Arka Planı
ECB, pandemi sonrası toparlanmayı desteklemek için uzun süre faizleri sıfırın altında tutmuştu. Ancak enerji fiyatlarındaki yükseliş ve tedarik zinciri sorunları, enflasyonu ECB'nin yüzde 2 hedefinin çok üzerine taşıdı. Başkan Christine Lagarde, haziran toplantısında temmuzda 25 baz puanlık bir artırım sinyali vermişti. Analistler, bu adımın ardından eylülde de benzer bir artırım gelebileceğini öngörüyor. Kararın, uzun süredir düşük faiz ortamına alışmış olan Avrupa ekonomilerinde borçlanma maliyetlerini artırması bekleniyor. Özellikle İtalya ve Yunanistan gibi yüksek borçlu ülkeler, bu durumdan olumsuz etkilenebilir.
ECB'nin bu hamlesi, ABD Merkez Bankası (Fed) ve İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) agresif faiz artırımlarının ardından gecikmiş bir adım olarak yorumlanıyor. Fed bu yıl toplamda 150 baz puanlık artırım yaparken, ECB'nin daha temkinli hareket etmesi Euro'nun dolar karşısında değer kaybetmesine neden olmuştu. Faiz artırımı beklentisi, Euro/dolar paritesini 1,05'in üzerine taşıyarak bir miktar toparlanma sağladı.
Bölgesel veya Küresel Boyut
ECB'nin kararı, küresel merkez bankalarının koordineli sıkılaşma politikalarının bir parçası olarak görülüyor. Enflasyonla mücadelede geç kalan ECB'nin, faiz artırımına rağmen enflasyonu kontrol altına almakta zorlanabileceği belirtiliyor. Ayrıca, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarının yol açtığı enerji krizi, Avrupa'da resesyon riskini artırıyor. Avrupa Komisyonu'nun son tahminlerine göre Euro Bölgesi büyümesi bu yıl yüzde 2,6'ya gerilerken, 2023'te yüzde 1,4'e düşmesi bekleniyor. ECB'nin sıkılaşma adımları, ekonomik büyümeyi daha da yavaşlatabilir.
Karar, gelişmekte olan ekonomiler için de önemli. Artan Avrupa faizleri, bu ülkelerden sermaye çıkışını hızlandırabilir ve kendi para birimleri üzerinde baskı oluşturabilir. Türkiye gibi yüksek enflasyonla mücadele eden ülkeler için bu gelişme, küresel likidite koşullarını daha da sıkılaştıracak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ECB'nin faiz artırımı, Türkiye ekonomisi açısından dolaylı ama önemli etkiler doğurabilir. Avrupa, Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı konumunda. Faiz artışıyla birlikte Avrupa'da talebin daralması, Türk ihracatçılarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, küresel faizlerin yükselmesi, Türkiye'nin dış finansman maliyetini artırabilir ve TL üzerinde baskı oluşturabilir. Diğer yandan, ECB'nin bu adımı, Türkiye'nin mevcut düşük faiz politikası ile küresel trend arasındaki farkı daha da belirginleştiriyor. Bu durum, Türk lirasında değer kaybı ve enflasyonist baskıların sürmesi riskini beraberinde getiriyor.