Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) tarafından yayımlanan 2024 Küresel Yenilik Endeksi'ne göre İsviçre, İsveç, ABD, Singapur ve Birleşik Krallık dünyanın en yenilikçi ekonomileri arasında yer alıyor. Ancak Donald Trump'ın ikinci başkanlık döneminde uygulamaya koyduğu politikaların, ABD'nin bu sıralamadaki yerini olumsuz etkileyebileceği tartışılıyor. Uzmanlar, özellikle göçmenlik kısıtlamaları, uluslararası ticarette artan gerginlikler ve federal araştırma fonlarındaki belirsizliklerin ABD'nin yenilikçilik kapasitesini zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor.
Yenilikçilik yarışında öne çıkan ülkeler
WIPO'nun 2024 raporuna göre İsviçre, 14 yıldır üst üste dünyanın en yenilikçi ülkesi olma unvanını koruyor. İsviçre'yi İsveç, ABD, Singapur ve Birleşik Krallık takip ediyor. Güney Kore, Almanya, Finlandiya, Hollanda ve Danimarka ilk ona giren diğer ülkeler. Türkiye ise 133 ülke arasında 37. sırada yer alarak orta-üst gelir grubunda dikkat çekici bir performans sergiliyor; ancak küresel ölçekte ilk 30'a girmeyi henüz başaramadı.
Endeks, ülkelerin yenilikçilik performansını iki alt endeks altında değerlendiriyor: Yenilik Girdisi Alt Endeksi (kurumlar, beşeri sermaye ve araştırma, altyapı, pazar gelişmişliği, iş gelişmişliği) ve Yenilik Çıktısı Alt Endeksi (bilgi ve teknoloji çıktıları, yaratıcı çıktılar). İsviçre her iki alt endekste de güçlü bir performans sergilerken, ABD özellikle bilgi ve teknoloji çıktılarında ve yaratıcı çıktılarda üst sıralarda yer alıyor.
ABD'nin güçlü yönleri arasında küresel markalar, yüksek teknoloji ihracatı, patent başvuruları ve üniversite-sanayi işbirliği bulunuyor. Ancak ülkenin yenilikçilik ekosistemi, son yıllarda artan siyasi kutuplaşma ve göçmenlik politikalarındaki belirsizlikler nedeniyle baskı altında. Trump yönetiminin göçmenlik sisteminde yaptığı değişiklikler, özellikle STEM (bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik) alanlarında nitelikli işgücü akışını yavaşlatabilir. Ayrıca federal araştırma fonlarında yapılan kesintiler ve iklim değişikliği araştırmalarına yönelik tutum, uzun vadeli yenilikçilik kapasitesini olumsuz etkileyebilir.
Küresel yenilikçilik yarışında değişen dengeler
Trump'ın politikalarının ABD'nin yenilikçilik sıralaması üzerindeki etkisi, yalnızca iç politikayla sınırlı değil. ABD'nin uluslararası ticarette attığı korumacı adımlar ve Çin ile yaşanan teknoloji rekabeti, küresel yenilikçilik ekosistemini yeniden şekillendiriyor. Çin, son yıllarda Ar-Ge harcamalarını hızla artırarak yenilikçilik endeksinde hızla yükseliyor ve 2024'te 11. sıraya kadar çıktı. Çin'in yükselişi, ABD'nin liderlik konumunu tehdit eden en önemli faktörlerden biri olarak görülüyor.
Öte yandan, Avrupa Birliği ülkeleri de yenilikçilik alanında önemli adımlar atıyor. Almanya, otomotiv ve mühendislikteki gücünü korurken, yeşil enerji ve dijitalleşme alanlarında yatırımlarını sürdürüyor. Fransa, yapay zeka ve derin teknoloji girişimlerine verdiği destekle dikkat çekiyor. İskandinav ülkeleri ise sürdürülebilirlik odaklı yeniliklerde öncü rol oynuyor.
Türkiye, yenilikçilik endeksinde 37. sırada yer alarak orta-üst gelir grubunda en iyi performans gösteren ülkelerden biri. Özellikle son yıllarda teknoparklar, Ar-Ge teşvikleri ve genç nüfusun teknolojiye ilgisi sayesinde yenilikçilik ekosistemini güçlendiriyor. Ancak eğitim kalitesi, araştırma fonlarının yetersizliği ve beyin göçü gibi yapısal sorunlar, Türkiye'nin potansiyelini tam olarak kullanmasını engelliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, yenilikçilik endeksinde 37. sırada yer alarak orta-üst gelir grubunda önemli bir konumda. Ancak ABD'nin yenilikçilik liderliğindeki olası bir zayıflama, küresel teknoloji ve ticaret dengelerini etkileyerek Türkiye'yi de dolaylı yoldan etkileyebilir. Özellikle ABD-Çin teknoloji rekabetinin derinleşmesi, Türkiye gibi ülkeler için fırsatlar ve riskler barındırıyor. Türkiye, genç nüfusu ve stratejik konumuyla yenilikçilik ekosistemini güçlendirerek bu değişimden avantaj sağlayabilir. Ancak beşeri sermaye ve araştırma altyapısına yapılacak yatırımlar, bu potansiyelin açığa çıkması için kritik önemde.