Avrupa Birliği'nin Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) verilerine göre, dünya okyanuslarının yüzey sıcaklığı haziran ayında tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Deniz yüzeyi sıcaklığı, 1991-2020 ortalamasının 0,5 santigrat derece üzerine çıkarak 20,9 derece olarak kaydedildi. Bu rekor, özellikle Kuzey Atlantik ve Akdeniz'de belirgin şekilde hissedildi. C3S yetkilileri, okyanus sıcaklıklarındaki bu artışın, deniz canlıları, kıyı ekosistemleri ve hava olayları üzerinde ciddi sonuçlar doğuracağını belirtiyor.
Kuzey Atlantik ve Akdeniz'de alarm zilleri
C3S verilerine göre, haziran ayında Kuzey Atlantik'te deniz yüzeyi sıcaklığı 1,2 derece artarak 22,7 dereceye ulaştı. Bu artış, bölgedeki balık popülasyonlarını ve deniz ekosistemlerini tehdit ediyor. Akdeniz'de ise sıcaklıklar ortalamanın 0,6 derece üzerinde seyretti. Uzmanlar, bu durumun kıyı erozyonu, deniz canlılarının göçü ve aşırı hava olaylarına yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle deniz suyu sıcaklığındaki artış, kasırga ve tayfunların şiddetini artırabiliyor. Pasifik Okyanusu'nda El Niño etkisiyle daha da yükselen sıcaklıklar, küresel hava modellerini değiştiriyor. C3S Direktörü Carlo Buontempo, "Okyanuslar gezegenimizin ısı düzenleyicisidir. Bu rekor sıcaklıklar, iklim krizinin bir başka uyarı işaretidir" dedi.
Bilim insanları, okyanus sıcaklıklarındaki artışın temel nedeninin fosil yakıt kullanımı ve sera gazı emisyonları olduğunu vurguluyor. 2023 yılı boyunca küresel ortalama sıcaklık, sanayi öncesi dönemin 1,46 derece üzerinde seyretti. Okyanuslar, karbondioksitin yaklaşık %30'unu emiyor, ancak bu süreç deniz suyunun asitlenmesine yol açıyor. Asitlenme, mercan resifleri ve kabuklu deniz canlıları için büyük bir tehdit oluşturuyor. C3S verileri, 2024 yılının ilk yarısında da sıcaklık rekorlarının kırıldığını ortaya koyuyor.
El Niño ve küresel ısınma etkisi
El Niño, Pasifik Okyanusu'nda doğal bir iklim döngüsü olarak biliniyor ve küresel sıcaklıkları geçici olarak artırabiliyor. Ancak son yıllarda küresel ısınma nedeniyle bu etki daha da şiddetleniyor. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), El Niño'nun 2024 yılı boyunca devam edeceğini ve yeni sıcaklık rekorlarına yol açabileceğini tahmin ediyor. Okyanus sıcaklıklarındaki artış, aynı zamanda deniz seviyesinin yükselmesine de neden oluyor. Uzmanlar, kıyı şehirlerinde yaşayan milyonlarca insanın bu durumdan etkileneceğini belirtiyor. Akdeniz havzası, küresel ortalamanın üzerinde ısınıyor ve bu durum bölgedeki tarım, turizm ve su kaynakları üzerinde baskı oluşturuyor. Örneğin, deniz suyu sıcaklığındaki artış, Akdeniz'deki balıkçılık faaliyetlerini olumsuz etkiliyor ve turizm sezonunun uzamasına rağmen aşırı sıcak hava dalgalarına neden olabiliyor.
Bilim insanları, bu rekor sıcaklıkların sadece bir uyarı işareti olduğunu ve daha fazlasının geleceğini söylüyor. IPCC raporları, okyanus sıcaklıklarındaki artışın onlarca yıl daha devam edeceğini ve 2100 yılına kadar 1-4 derece daha artabileceğini öngörüyor. Bu da deniz ekosistemlerinde geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak okyanus ve deniz sıcaklıklarındaki rekor artışlardan doğrudan etkileniyor. Akdeniz'deki sıcaklık artışı, Türkiye kıyılarında deniz suyu sıcaklıklarını yükseltiyor, balıkçılık ve turizm sektörlerini tehdit ediyor. Ayrıca, sıcak denizler aşırı hava olaylarını tetikleyebilir; Türkiye'de son yıllarda artan orman yangınları ve sel felaketleri bu durumla bağlantılı. Türk dış politikası açısından, iklim değişikliğiyle mücadele ve Paris Anlaşması hedefleri doğrultusunda uluslararası iş birliği önem kazanıyor. Türkiye'nin kıyı yönetimi, turizm altyapısı ve tarım politikaları bu değişime uyum sağlamalı. Küresel ısınmanın etkilerini azaltmak için yeşil enerji yatırımları ve karbon emisyonlarının düşürülmesi acil öncelik haline geliyor.