Meksika'da bu ay içinde gerçekleştirilen iki büyük kokain operasyonu, uyuşturucu kartellerinin Dünya Kupası nedeniyle artan talebi karşılamak üzere başkent Mexico City'ye daha fazla miktarda uyuşturucu sevk ettiğini ortaya koyuyor. Analistlere göre, özellikle başkente komşu Tlaxcala eyaletinde ele geçirilen nadir bir parti, kartellerin lojistik rota değişikliğine işaret ediyor. Meksika ordusu ve federal polis, bu ay içinde toplamda 2 tondan fazla kokain ele geçirdi; bu miktar, son yıllardaki en yüksek aylık toplamlardan biri olarak kayıtlara geçti. Yetkililer, ele geçirilen kokainin piyasa değerinin 50 milyon doların üzerinde olduğunu tahmin ediyor.
Kartellerin rotası değişiyor
Operasyonların en dikkat çekeni, 15 Haziran'da Tlaxcala eyaletinin Apizaco kentinde düzenlendi. Burada bir tırda gizlenmiş 800 kilogram saf kokain bulundu. Tlaxcala, Mexico City'ye sadece 100 kilometre uzaklıkta; ancak eyalet şimdiye kadar uyuşturucu kaçakçılığında transit bir nokta olarak öne çıkmamıştı. Uzmanlar, bu durumun kartellerin güvenlik güçlerinin yoğun olduğu geleneksel rotalardan kaçınarak yeni güzergahlar denediğini gösterdiğini belirtiyor. İkinci büyük operasyon ise 8 Haziran'da Jalisco eyaletinde gerçekleşti. Burada yapılan baskında 1,2 ton kokain ele geçirildi. Jalisco, güçlü Jalisco Yeni Nesil Karteli'nin (CJNG) faaliyet gösterdiği bir bölge olarak biliniyor. Ele geçirilen kokainin yüzde 90'ının Kolombiya kaynaklı olduğu ve Pasifik kıyısından Meksika'ya girdiği belirlendi.
Analistler, Dünya Kupası'nın Meksika'daki uyuşturucu talebini geçici olarak artırdığını vurguluyor. Turnuva boyunca ülkeye gelen turist sayısının milyonları bulması, gece hayatı ve eğlence sektöründe kokaine olan talebi yükseltti. Kartellerin bu fırsatı değerlendirmek için stoklarını artırdığı ve sevkiyatları hızlandırdığı düşünülüyor. Meksika hükümeti, uyuşturucuyla mücadele kapsamında limanlarda, havalimanlarında ve kara yollarında denetimleri sıkılaştırdığını açıkladı. Ancak ele geçirilen miktarlar, kartellerin lojistik kapasitesinin ve uluslararası bağlantılarının ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Küresel uyuşturucu ticareti ve bölgesel etkiler
Meksika, dünyadaki en büyük uyuşturucu kartellerine ev sahipliği yapıyor ve ABD pazarına kokain, eroin, metamfetamin gibi uyuşturucuların ana tedarikçisi konumunda. Dünya Kupası gibi büyük etkinlikler, uyuşturucu talebini mevsimsel olarak artırarak kartellerin faaliyetlerini yoğunlaştırmasına neden oluyor. Bu durum, yalnızca Meksika'yı değil, aynı zamanda uyuşturucu rotalarının geçtiği Orta Amerika ülkelerini de etkiliyor. Honduras, Guatemala ve El Salvador'da uyuşturucu kaçakçılığına bağlı şiddet olaylarının arttığı gözlemleniyor.
ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi (DEA), Meksika kartellerinin kokain ticaretinde son yıllarda daha sofistike yöntemler kullandığını rapor ediyor. Denizaltılar, insansız hava araçları ve tünel gibi yöntemlerin yanı sıra, yasal ticari kargo gemilerini kullanarak büyük miktarlarda uyuşturucu sevk ediyorlar. Tlaxcala operasyonunda ele geçirilen partinin, tekstil ürünleri taşıyan bir tırda gizlenmiş olması, bu yöntemlerin ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor. Ayrıca, kartellerin yolsuzluk yoluyla yerel yetkililere sızdığı ve operasyonlardan önceden haberdar olduğu biliniyor.
Uluslararası toplum, Meksika'daki uyuşturucu şiddetini ve kartellerin bölge istikrarına tehdidini yakından izliyor. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC), küresel uyuşturucu ticaretinin yıllık 400 milyar doları aştığını ve bunun organize suç örgütlerinin finansmanının ana kaynağını oluşturduğunu belirtiyor. Dünya Kupası gibi geçici talep artışları, kartellerin kısa vadede daha fazla risk almasına yol açsa da, uzun vadede bu tür operasyonların önlenmesi için uluslararası işbirliğinin artırılması gerekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel uyuşturucu ticaretindeki eğilimler Türkiye'nin güvenlik politikaları açısından önem taşıyor. Türkiye, uyuşturucu kaçakçılığında bir geçiş ülkesi konumunda olup, Afganistan eroininin Avrupa'ya ulaştırılmasında kritik bir rol oynamaktadır. Meksika'daki gibi büyük operasyonlar, uyuşturucu kartellerinin yeni rotalar arayışına girmesine neden olabilir. Türkiye'nin bu kapsamda, uluslararası uyuşturucuyla mücadele örgütleriyle işbirliğini artırması ve sınır güvenliği tedbirlerini gözden geçirmesi faydalı olacaktır. Ayrıca, Dünya Kupası gibi büyük organizasyonların uyuşturucu talebini artırdığı gerçeği, Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı veya aday olduğu uluslararası etkinliklerde proaktif güvenlik önlemleri almasını gerektirmektedir.