Meksika, 2026 FIFA Dünya Kupası'na ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Ülke genelinde 13 maç ve yaklaşık bir milyon ziyaretçi beklenirken, güvenlik endişeleri de artıyor. Ancak, geçtiğimiz aylarda yaşanan şiddet olaylarının ardından hükümetin organize suçla mücadelede ne kadar başarılı olduğu sorgulanıyor. Muhabirimiz Alex Croft'un aktardığına göre, yetkililer kartel şiddetini kontrol altına almış görünmekle birlikte, büyük çaplı bir etkinlik öncesinde riskler devam ediyor.
Arka Plan: Kartel Şiddetinin Yükselişi
Meksika, on yıllardır uyuşturucu kartellerinin neden olduğu şiddetle boğuşuyor. 2006'dan bu yana 350.000'den fazla cinayet kaydedildi. Son dönemdeki şiddet dalgası, özellikle 2023 yılında, güvenlik güçlerine yönelik saldırılar ve sivil kayıplarla dikkat çekti. Hükümet, kartellere karşı yeni bir strateji benimserken, Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında güvenlik önlemlerini artırdı. Ancak, uzmanlar kartellerin etkinliğinin azalmadığını, aksine daha karmaşık ve kazançlı yollara yöneldiğini belirtiyor. Özellikle Jalisco Yeni Nesil Karteli ve Sinaloa Karteli gibi grupların hala büyük bir tehdit oluşturduğu ifade ediliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Meksika, ABD ile sınır komşusu olması nedeniyle uyuşturucu kaçakçılığında kilit bir konumda. Bu, ABD-Meksika ilişkilerinde de önemli bir gündem maddesi. Dünya Kupası öncesinde, ABD'den Meksika'ya yönelik güvenlik yardımları artırıldı. Ancak, kartel şiddetinin maçlara ve ziyaretçilere yönelik bir tehdit oluşturmaması için sıkı önlemler alınması gerekiyor. Latin Amerika'da organize suçla mücadelede Meksika'nın durumu, bölgesel işbirliği için de bir test niteliği taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Meksika’daki kartel şiddeti, Türkiye’nin doğrudan bir meselesi olmasa da, küresel uyuşturucu kaçakçılığı ve organize suç ağları bağlamında dolaylı bir etkiye sahip olabilir. Meksika kartelleri, Afrika ve Avrupa’ya uzanan rotalarda Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgelerdeki suç örgütleriyle işbirliği yapabiliyor. Ayrıca, büyük spor etkinliklerinin güvenlik riskleri, Türkiye’nin 2025’teki benzer etkinlikleri için dersler içerebilir. Türkiye, kendi sınırlarında uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele ederken, uluslararası polis işbirliği mekanizmalarını güçlendirme ihtiyacını da göz önünde bulundurmalıdır.