Kanada'nın Vancouver kenti, 2026 FIFA Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında kapsamlı bir kentsel dönüşüm sürecine girerken, kentin en savunmasız sakinleri olan evsizler ve yoksul topluluklar, artan polis baskınları ve kamp süpürmeleri nedeniyle büyük bir endişe içinde. Büyük çaplı spor etkinlikleri öncesinde sıklıkla görülen bu durum, Vancouver'da evsizlik krizini daha da derinleştirebilir.
Artan Baskınlar ve Kent Güvenliği Politikaları
Vancouver Belediyesi, Dünya Kupası'nı kentin uluslararası imajını güçlendirmek için bir fırsat olarak görüyor. Ancak bu hedef doğrultusunda, Downtown Eastside bölgesindeki gecekondu kamplarına yönelik polis operasyonları sıklaştı. Yetkililer, bu operasyonların kamu güvenliği ve hijyen koşullarını iyileştirmek amacı taşıdığını söylese de, topluluk savunucuları bunun yoksulları cezalandırmaktan başka bir işe yaramadığını belirtiyor. Geçtiğimiz hafta, 20'den fazla çadıra düzenlenen baskında 8 kişi gözaltına alındı, kişisel eşyalara el konuldu. Benzer durum, 2010 Kış Olimpiyatları öncesinde de yaşanmıştı; o dönemde yüzlerce evsiz kentin dışına sürülmüştü. Bu uygulamalar, kent yönetimlerinin büyük etkinlikler için sermaye çekmeye çalışırken yoksulları görmezden geldiğini gösteriyor.
Vancouver'da evsiz nüfusunun son beş yılda %35 arttığı, bugün 2,500'den fazla kişinin barınaksız yaşadığı tahmin ediliyor. Uyuşturucu krizi ve konut fiyatlarındaki patlama bu artışın başlıca nedenleri. Belediye'nin 2026'ya kadar 1,000 yeni sosyal konut birimi inşa etme vaadi, mevcut talebin çok gerisinde kalıyor. Bu ortamda, Dünya Kupası için yapılan altyapı yatırımları ve güvenlik önlemleri, birçok aktivist tarafından 'kentsel soylulaştırmanın bir aracı' olarak nitelendiriliyor.
Küresel Boyut: Büyük Spor Etkinlikleri ve Yoksulluk
Vancouver'daki durum, dünya genelinde büyük spor etkinliklerine ev sahipliği yapan şehirlerde sıkça rastlanan bir modelin parçası. Brezilya'da 2014 Dünya Kupası ve 2016 Olimpiyatları öncesinde Rio de Janeiro'da on binlerce kişi zorla tahliye edildi. Benzer şekilde, Hindistan'da 2010 Commonwealth Oyunları için Delhi'de gecekondular yıkıldı. Bu tür etkinlikler, ev sahibi kentlere uluslararası prestij ve milyarlarca dolar yatırım getirirken, yoksul topluluklar genellikle bu gelişmenin bedelini ödüyor. Vancouver'da da aktivistler, BM İnsan Hakları Konseyi'nin evsizlerin zorla tahliyesini insan hakları ihlali olarak tanımlayan kararlarına atıfta bulunarak, belediyeyi uyarıyor. Kanada Anayasası ve British Columbia İnsan Hakları Yasası, keyfi tahliyeleri yasaklasa da, uygulamada bu hakların ihlal edildiği durumlar yaşanıyor. Kentin bir diğer çelişkisi ise, aynı anda hem turizm gelirlerini artırmak hem de evsizlik sorununu çözmek istemesi. Ancak mevcut politikalarda, yoksulların yaşam koşullarını iyileştirmekten çok, onları gözden uzaklaştırmaya yönelik bir eğilim gözlemleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin büyük spor etkinlikleri düzenleme deneyimiyle doğrudan paralellikler taşıyor. 2023 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali'ne ev sahipliği yapan İstanbul'da da benzer güvenlik önlemleri ve kentsel dönüşüm tartışmaları yaşanmıştı. Türkiye'nin olası bir Olimpiyat veya Dünya Kupası adaylığı durumunda, kentlerdeki savunmasız toplulukların haklarının korunması ve kapsayıcı politikalar geliştirilmesi hayati önem taşıyor. Vancouver örneği, büyük etkinliklerin getirdiği ekonomik faydaların yanı sıra sosyal adalet boyutunun da ihmal edilmemesi gerektiğini gösteriyor. Türkiye'deki belediyeler ve merkezi yönetim, bu tür süreçlerde uluslararası insan hakları standartlarına uygun şekilde hareket etmeli, evsizlik ve yoksulluk gibi kronik sorunları etkinlik hazırlıkları bahanesiyle derinleştirmekten kaçınmalıdır.