Hong Kong merkezli CK Hutchison Holdings, Panama hükümetinin Panama Kanalı'nın girişlerindeki iki stratejik limanı kamulaştırması nedeniyle uluslararası tahkim başlatma kararı aldı. Şirket, 11,7 milyar Hong Kong dolarından (yaklaşık 1,5 milyar ABD doları) fazla tazminat talep ettiğini açıkladı. Li Ka-shing'in kontrolündeki şirket, Panama'daki Balboa ve Cristobal limanlarının işletme haklarının el değiştirmesini ‘hukuka aykırı’ olarak nitelendiriyor ve bu durumun Latin Amerika'nın en önemli ticaret yollarından birindeki operasyonlarını ciddi şekilde etkilediğini savunuyor.
Gelişmenin Arka Planı
Panama hükümeti geçtiğimiz aylarda, Panama Kanalı'na açılan limanların stratejik önemini gerekçe göstererek CK Hutchison'ın sahip olduğu işletme haklarını iptal etmişti. Resmi açıklamalarda, limanların yeniden yapılandırılması ve ulusal çıkarların korunması hedefi öne sürülmüştü. Ancak şirket yetkilileri, bu kararın ticari sözleşmelere ve uluslararası yatırım anlaşmalarına aykırı olduğunu belirtiyor. CK Hutchison, 1997'den bu yana bu limanları işletiyordu ve bu süreçte modernizasyon çalışmaları için önemli yatırımlar yaptı.
Şirket, dün (23 Ocak 2025) yaptığı açıklamada, sürecin Dünya Bankası'na bağlı Uluslararası Yatırım Anlaşmazlıkları Çözüm Merkezi'ne (ICSID) taşındığını duyurdu. Tahkim başvurusunun, Panama hükümetinin liman işletmelerini devralma kararının ‘etkili ve adil bir tazminat ödemeden’ gerçekleştiği gerekçesiyle yapıldığı ifade edildi. CK Hutchison ayrıca, Panama'nın bu hamlesinin bölgedeki yatırım ortamına olan güveni zedelediğini ve diğer yabancı yatırımcılar için olumsuz bir sinyal oluşturduğunu savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu anlaşmazlık, Çin ile ABD arasında Latin Amerika'daki etki mücadelesinin bir parçası olarak görülüyor. Hong Kong merkezli şirketin, Çin'in küresel ticaret ağındaki önemli bir oyuncu olması, Panama'nın kararının Washington'un baskısıyla alınmış olabileceği yorumlarını beraberinde getiriyor. Özellikle ABD'nin, Çin'in küresel altyapı projelerine karşı bölgedeki varlığını artırmaya çalıştığı biliniyor. Panama Kanalı, dünya ticaretinin yaklaşık %5'inin geçtiği kritik bir su yolu; bu nedenle limanların kontrolü, jeopolitik açıdan büyük önem taşıyor.
Uzmanlar, bu tahkim sürecinin sonucunun, yabancı yatırımcıların Latin Amerika'daki faaliyetleri üzerinde belirleyici olabileceğini vurguluyor. Eğer CK Hutchison lehine bir karar çıkarsa, bu durum diğer ülkelere de yabancı şirketlerin varlıklarına el konulmasının uluslararası hukukta ciddi sonuçları olduğu mesajını verecek. Aksi halde, Çin merkezli şirketlerin bölgedeki yatırımlarını gözden geçirmesi gündeme gelebilir. Ayrıca Panama hükümetinin bu adımı, diğer Latin Amerika ülkelerinde de benzer politikaların tartışılmasına yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, uluslararası yatırım anlaşmazlıklarının çözümünde tahkim mekanizmalarının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye, son yıllarda enerji ve altyapı projelerinde yabancı yatırımcılarla yaşadığı bazı ihtilaflarda benzer süreçleri deneyimlemiş bir ülke. Türk şirketlerinin yurtdışındaki yatırımlarının korunması açısından, bu tür uluslararası hukuk mekanizmalarının etkinliği kritik bir önem taşıyor. Türkiye'nin Latin Amerika ile artan ticari ilişkileri düşünüldüğünde, bölgedeki yatırım ortamının istikrarı Türk iş dünyası için de belirleyici olabilir. Ayrıca bu dava, Çin'in küresel ticaret ağındaki genişlemesinin yarattığı gerilimlerin bir örneği olarak, Türkiye'nin de aralarında olduğu gelişmekte olan ülkelerin dış politika dengelerini etkileyebilir.