Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Uganda'da 42 gündür yeni bir Ebola bulaşması kaydedilmemesi üzerine salgının resmen sona erdiğini ilan etti. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, yaptığı açıklamada, "Uganda'nın Ebola salgınını kontrol altına almadaki başarısı, halk sağlığı müdahalelerinin ve uluslararası işbirliğinin gücünü göstermektedir" dedi. Salgın, Ocak 2025'te başkent Kampala'da ortaya çıkmış ve toplam 14 kişinin hayatını kaybetmesine yol açmıştı. DSÖ, ülkenin salgını durdurma çabalarını övgüyle karşılarken, komşu Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde (DRC) vaka sayılarındaki artışa dikkat çekti.
Salgının Seyri ve Alınan Önlemler
Uganda Sağlık Bakanlığı, salgının başlamasının ardından hızlı bir şekilde temaslı takibi, karantina ve aşı kampanyaları başlattı. DSÖ ve diğer uluslararası kuruluşların desteğiyle yürütülen bu çalışmalar sayesinde virüsün yayılması büyük ölçüde engellendi. Ülkede son vakanın görülmesinden bu yana geçen 42 günlük süre, DSÖ'nün bir salgının sona erdiğini ilan edebilmesi için gereken süre olarak kabul ediliyor. Uganda'da 2022 yılında da bir Ebola salgını yaşanmış ve 55 kişi hayatını kaybetmişti. Bu yılki salgında ise daha az can kaybı yaşanması, ülkenin sağlık altyapısındaki iyileşmelere ve tecrübe birikimine bağlanıyor.
Bölgesel Risk ve Kongo'daki Durum
DSÖ'nün Uganda için verdiği bu olumlu haber, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki durumun gölgesinde kaldı. DRC'nin doğu bölgelerinde Ebola vakalarında son haftalarda belirgin bir artış yaşanıyor. DSÖ, Kongo'daki salgının Uganda'ya sıçrama riskine karşı sınır bölgelerinde gözetimi artırdı. Uzmanlar, Ebola'nın kontrol altına alınmasında bölgesel işbirliğinin kritik önem taşıdığını vurguluyor. Virüsün yarasalardan insanlara bulaştığı bilinirken, maymun eti tüketimi gibi geleneksel uygulamaların da hastalığın yayılmasında rol oynadığı ifade ediliyor. DSÖ, Afrika'nın Ebola ile mücadelesinde uzun vadeli stratejiler geliştirilmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'nin Uganda ile sağlık alanında işbirliği anlaşmaları bulunuyor ve Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) bölgede sağlık projeleri yürütüyor. Bu salgının sona ermesi, Türkiye'nin Afrika'daki sağlık diplomasisi açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Öte yandan, Kongo'daki vaka artışı, bölgesel bir salgın riski oluşturduğundan Türkiye'nin sağlık güvenliği önlemlerini artırması gerekebilir. Türkiye'nin Ebola dahil salgın hastalıklarla mücadelede uluslararası fonlara ve programlara katkı sağlaması, küresel sağlık güvenliğine verdiği önemi göstermektedir. Bu tür salgınlar, sınır tanımadığı için Türkiye'nin de dahil olduğu küresel gözetim ve erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi açısından önem taşımaktadır.