Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), ABD Başkanı Donald Trump'ın imzaladığı başkanlık kararnamesiyle önerilen çocukluk aşılarının azaltılması yönündeki adıma rağmen, çocukluk aşı takvimini savunarak bilimsel dayanaklarını vurguladı. DSÖ yetkilileri, aşıların milyonlarca hayat kurtardığını ve rutin aşılamanın halk sağlığının temel taşı olduğunu belirtti. Trump'ın kararı, Sağlık Bakanlığı'na danışma komitelerinin önerdiği aşı programını gözden geçirme ve azaltma yetkisi verirken, bu durum ABD'de ve uluslararası arenada sağlık uzmanları tarafından endişeyle karşılandı.
Aşı Kararnamesinin Ayrıntıları
Trump, Pazartesi günü imzaladığı kararnameyle, Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezlerinin (CDC) önerdiği aşı takviminin 'yeniden değerlendirilmesini' talep etti. Kararname, 'aşıların sayısını ve yaş gruplarını minimize etme' hedefini içeriyor ve HHS'ye 60 gün içinde bir plan sunma yükümlülüğü getiriyor. Bu adım, Trump yönetiminin uzun süredir aşı karşıtı söylemleriyle örtüşüyor; özellikle daha önce Başkan adayıyken 'aşılama oranlarını düşüreceğini' vaat etmişti.
Kararnameye göre, CDC'nin Aşı Uygulama Danışma Komitesi'nin (ACIP) önerileri, 'bilimsel kanıtlardan ziyade idari etkenlerle' şekillendirilmiş olabileceği gerekçesiyle gözden geçirilecek. Ayrıca, tüm federal halk sağlığı kurumlarının aşı zorunluluğunu kaldırması ve eyaletlere 'aşı seçme özgürlüğü' sağlanması hedefleniyor. Bu durum, çocuklara okula girişte zorunlu aşı politikalarının zayıflatılmasına işaret ediyor.
DSÖ'nün Yanıtı ve Bilimsel Tartışmalar
DSÖ Sözcüsü Margaret Harris, Cenevre'de yaptığı açıklamada, 'Çocukluk aşı takvimleri, on yıllarca süren klinik araştırmalar ve epidemiyolojik verilere dayanmaktadır' dedi. Harris, 'Bu takvimlerin değiştirilmesi, toplum bağışıklığını zayıflatabilir ve salgın riskini artırabilir' uyarısında bulundu. DSÖ, kızamık, kabakulak, kızamıkçık (MMR), difteri, tetanos ve boğmaca aşılarının her yaş grubu için ayrı ayrı bilimsel olarak doğrulandığını vurguladı.
Uzmanlar, aşı takvimindeki her aşının bir nedeni olduğunu; örneğin hepatit B aşısının bebeklere doğumda yapılmasının, anneden geçen enfeksiyon riskine karşı kritik olduğunu belirtiyor. Amerikan Pediatri Akademisi, kararnameyi 'bilim dışı' olarak nitelerken, 'Bu karar, çocukların hayatını tehlikeye atmaktadır' açıklamasını yaptı. Aşı karşıtlığının arttığı dönemde, bu tür bir adımın kızamık ve boğmaca gibi hastalıkların yeniden yayılmasına yol açabileceği ifade ediliyor. ABD'de 2019 yılında kızamık vakaları binin üzerine çıkmış, hastalık neredeyse ortadan kaldırılmışken yeniden görülmeye başlamıştı.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
ABD'nin aşı politikasındaki bu değişiklik, yalnızca iç halk sağlığını değil, küresel sağlık güvenliğini de etkiliyor. DSÖ, küresel aşılamanın arttırılması için çalışırken, ABD'nin öncü rolünü sürdürmesi bekleniyor. Ancak, kararname nedeniyle ABD'nin GAVI (Aşı İttifakı)'a yönelik katkıları ve diğer ülkelerdeki aşı programlarına desteği tehlikeye girebilir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde çocuk ölümlerini azaltmak için yürütülen programlar, ABD'nin finansal ve teknik desteğine bağımlı durumda.
Kararname, uluslararası toplumda da tepki çekti. Dünya Sağlık Asamblesi'nde birçok ülke, aşı takvimlerinin bilimsel temellerine vurgu yapan ortak bir bildiri yayınladı. Avrupa Birliği sağlık komiseri, 'Aşılama, sınır tanımayan bir halk sağlığı önlemidir' diyerek ABD'nin kararını kınadı. Uzmanlar, eğer ABD aşı takvimini zayıflatırsa, bunun diğer ülkelere de örnek olabileceği ve küresel aşılama oranlarının düşebileceği konusunda uyarıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin aşı takvimini gevşetme kararı, Türkiye'de Sağlık Bakanlığı'nın aşı politikalarını doğrudan etkilemese de, küresel aşı tedarik zincirleri ve aşı karşıtlığı akımlarının yayılması açısından risk oluşturuyor. Türkiye, kendi aşı takvimini bilimsel verilere dayandırıyor; ancak aşı karşıtı söylemlerin sosyal medya aracılığıyla uluslararası alanda yayılması, ülkede de benzer tartışmaları tetikleyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin GAVI'ye katkıları ve kendi üretimi olan TURKOVAC aşısının ihracat potansiyeli, ABD'nin aşı politikalarındaki değişimden etkilenebilir. Türk uzmanlar, bu gelişmeyi yakından izlemeli ve ulusal aşı programının istikrarını korumalıdır.