Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) bünyesindeki bir araştırma kuruluşunun Hong Kong'da sunduğu yeni bir çalışmaya göre, nargile içimi 2050 yılına kadar dünya genelinde yaklaşık 1 milyon yeni akciğer kanseri vakasına neden olacak. En büyük yükün Batı Pasifik bölgesinde olması bekleniyor. Henüz yayımlanmamış olan araştırma, su tütünü kullanımının uzun vadeli sağlık etkilerine ilişkin ilk küresel projeksiyonlardan birini sunuyor.
Araştırmanın arka planı ve metodolojisi
DSÖ'nün araştırma kolu tarafından yürütülen çalışma, nargile olarak da bilinen su tütünü içiminin gelecekteki kanser yükünü modellemek üzere tasarlandı. Hong Kong'da düzenlenen bir bilimsel toplantıda sunulan bulgular, nargilenin dünya çapında yaygınlaşmasının henüz zirveye ulaşmadığını ve önümüzdeki on yıllarda sağlık sistemleri üzerinde ciddi bir baskı oluşturacağını gösteriyor. Araştırma, farklı bölgelerdeki tütün kullanım eğilimlerini ve nargile içiminin akciğer kanseri riski üzerindeki etkisini birleştiren bir modelleme kullanıyor.
Nargile, geleneksel olarak Orta Doğu ve Güney Asya'da yaygın olsa da son yıllarda gençler arasında Batı ülkelerinde de popülerlik kazanmış durumda. DSÖ daha önce nargile içiminin sigara kadar zararlı olabileceği uyarısında bulunmuş, bir nargile seansının onlarca sigaraya eşdeğer katran ve zehirli madde alımına yol açabileceğini belirtmişti. Yeni çalışma, bu uyarıları somut sayılarla destekliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Çalışmanın öne çıkardığı en çarpıcı bulgu, Batı Pasifik bölgesinin beklenen vakaların büyük bölümünü üstleneceği. Bu bölge, Çin, Japonya, Filipinler, Vietnam ve Pasifik adaları gibi ülkeleri kapsıyor. Nargile kullanımının bu ülkelerde hızla arttığı ve düzenleme eksikliklerinin bulunduğu biliniyor. Ayrıca Doğu Akdeniz ve Güneydoğu Asya da riskli bölgeler arasında. Küresel tütün kontrolü çabaları sigara üzerine yoğunlaşırken, nargile gibi alternatif tütün ürünleri sıklıkla göz ardı ediliyor. DSÖ'nün çağrısı, nargile reklamlarının kısıtlanması, kapalı alanlarda kullanımının yasaklanması ve gençlere yönelik eğitim kampanyalarının artırılması yönünde.
Uzmanlar, nargilenin zararsız olduğu yönündeki yaygın inanışın gençler arasında hızla yayıldığına dikkat çekiyor. Suyun tütün dumanını filtrelediği efsanesi, özellikle sosyal medyada ve kafe kültüründe etkili oluyor. Oysa araştırmalar, nargile dumanının da kanserojen maddeler içerdiğini ve bağımlılık yaptığını ortaya koyuyor. DSÖ'nün bu yeni çalışması, önleyici sağlık politikalarının önemini bir kez daha vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, nargile kültürünün yaygın olduğu ülkelerden biri olarak bu küresel sağlık tehdidinden doğrudan etkilenebilir. Özellikle büyük şehirlerdeki kafe ve restoranlarda nargile sunumu yaygın; genç nüfus arasında kullanım oranları endişe verici boyutlarda. DSÖ'nün 2050 projeksiyonu, Türkiye'nin tütün kontrolü politikalarını gözden geçirmesi ve nargile kullanımına yönelik denetimleri sıkılaştırması gerektiğini gösteriyor. Ayrıca sağlık turizmi ve sınır ötesi tütün ticareti bağlamında bölgesel işbirliği ihtiyacı da artıyor. Bu gelişme, Türkiye'nin halk sağlığı diplomasisinde daha aktif rol alması için bir fırsat olarak değerlendirilebilir.