Ukrayna cephesinde bir zamanlar "savaşın kralı" olarak anılan topçu birlikleri, insansız hava araçlarının (drone) yükselişiyle tahtından edildi. Ancak topçu, hala kritik bir görev üstleniyor. Rusya'nın geniş çaplı işgalinin üçüncü yılında, topçu ve drone arasındaki güç dengesi savaşın seyrini belirleyen en önemli unsurlardan biri haline geldi.
Topçunun Gerilemesi ve Drone Hakimiyeti
Savaşın ilk aylarında, Ukrayna ve Rusya topçu ateşi, cephe hatlarındaki ilerlemeleri ve savunmaları şekillendiren ana unsurdu. Ancak 2023'ten itibaren, her iki taraf da keşif ve taarruz drone'larını yoğun şekilde kullanmaya başladı. Bu araçlar, topçuların atış yapmak için ihtiyaç duyduğu gözlem ve hedef tespitini zorlaştırdı, hatta imkansız hale getirdi. Rusya'nın Lancet ve Orlan drone'ları ile Ukrayna'nın Bayraktar TB2 ve FPV drone'ları, topçu mevzilerini sürekli tehdit ediyor. Sonuç olarak, topçu bataryaları ateş açmadan önce birkaç dakika içinde yer değiştirmek zorunda kalıyor; aksi takdirde anında karşı batarya ateşi veya drone saldırısıyla yok ediliyorlar.
ABD merkezli düşünce kuruluşu TWZ'nin analizine göre, topçunun etkinliği azalsa da tamamen ortadan kalkmadı. Ukrayna, Batı'dan aldığı uzun menzilli sistemlerle (HIMARS, CAESAR, PzH 2000) Rus lojistik hatlarını ve komuta merkezlerini vurmaya devam ediyor. Ancak bu sistemlerin kullanımı, drone tehdidi nedeniyle büyük ölçüde gece operasyonlarına kaydırıldı ve atış sayısı ciddi şekilde düştü.
Topçunun Yeni Görevleri ve Geleceği
Drone'ların hakimiyeti, topçunun rolünü tamamen ortadan kaldırmadı; aksine dönüştürdü. Topçu artık daha çok "ateş desteği" yerine "derinlikte hassas vuruş" görevlerine odaklanıyor. Ukrayna, topçu ve drone'ları entegre bir şekilde kullanarak, drone ile hedef tespiti yapıp topçu ateşiyle imha etme taktiğini geliştirdi. Bu yöntem, özellikle Rusya'nın savunma hatlarını aşmada etkili oluyor. Ayrıca, topçu birlikleri artık daha küçük, daha hareketli ve daha gizli konuşlanma teknikleri kullanıyor. Batılı ülkeler de bu dönüşüme ayak uydurmak için yeni nesil kundağı motorlu obüsler ve akıllı mühimmat geliştiriyor.
Uzmanlar, topçunun gelecekte tamamen otonom sistemler ve yapay zeka destekli hedefleme ile daha da entegre olacağını öngörüyor. Ancak şu an için, drone'lar ve elektronik harp, topçunun etkinliğini sınırlayan en büyük faktörler. Ukrayna, batıdan daha fazla topçu mühimmatı ve uzun menzilli sistem talep ederken, Rusya da drone üretimini artırarak topçu üstünlüğünü korumaya çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna'daki topçu-drone etkileşimi, Türkiye'nin savunma sanayii ve askeri doktrini için önemli dersler içeriyor. Türk Silahlı Kuvvetleri, son yıllarda drone teknolojisine büyük yatırım yaparak savaş alanında etkinlik sağladı; ancak topçu birliklerinin modernizasyonu da ihmal edilmemeli. Türkiye, kendi ürettiği T-155 Fırtına obüsleri ve yeni nesil topçu sistemleriyle bu dengeyi kurmalı. Ayrıca, Türkiye'nin Ukrayna'ya verdiği Bayraktar TB2 desteği ve insani yardımlar, bölgesel güvenlikte aktif rol oynama isteğini gösteriyor. Bu gelişmeler, Türkiye'nin hem NATO içindeki konumunu hem de savunma ihracatını güçlendirebilir.