İngiltere'de terörle mücadele polisi, iki İranlı küçük tekne göçmenini Manchester'daki Yahudi hedeflere saldırı planlamakla suçladı. Salam Ahmadyan ve Rahman Salehi'nin İran'dan yönlendirilmiş olabileceği belirtiliyor. Olay, İngiltere'nin İran kaynaklı tehdit algısını ve göçmen politikalarını yeniden gündeme taşıdı.
Suçlamalar ve Soruşturmanın Ayrıntıları
İngiltere Terörle Mücadele Polisliği (Counter Terrorism Policing), Salam Ahmadyan ve Rahman Salehi adlı iki İran vatandaşını, Manchester'da Yahudi toplumuna yönelik bir saldırı planlamakla suçladı. Şüphelilerin, küçük teknelerle İngiltere'ye gelen göçmenler arasında olduğu ve İran'dan talimat almış olabilecekleri ifade ediliyor. Polis, soruşturmanın devam ettiğini ve olası bağlantıların araştırıldığını duyurdu.
Yetkililer, iki şüphelinin gözaltına alındığını ve mahkemeye çıkarılacağını belirtti. İsimler ilk kez kamuoyuna açıklanırken, her ikisinin de İran rejimiyle doğrudan bağlantılı olup olmadığı netlik kazanmadı. Ancak güvenlik kaynakları, İran'ın son yıllarda Avrupa'da artan casusluk ve sabotaj faaliyetlerine dikkat çekiyor.
Manchester, 2017'de Ariana Grande konserine düzenlenen ve 22 kişinin ölümüyle sonuçlanan intihar saldırısının ardından terörle mücadelede hassas bir bölge olarak biliniyor. Bu yeni suçlama, şehirdeki Yahudi cemaati ve genel güvenlik endişelerini artırmış durumda.
Bölgesel ve Küresel Boyut: İran'ın Avrupa'daki Faaliyetleri
İran'ın Avrupa'da yürüttüğü istihbarat ve saldırı planları, son yıllarda Batılı istihbarat servislerinin sıkça gündemine geliyor. 2018'de Fransa'nın Villepinte kentinde düzenlenen İran muhalefeti toplantısına yönelik bombalı saldırı girişimi, 2022'de Danimarka'da İranlı bir muhalifin öldürülmeye çalışılması gibi olaylar, Tahran'ın Avrupa topraklarında hedef aldığı kişilere yönelik operasyonlarını gözler önüne serdi.
İngiltere, İran'ın nükleer programı ve bölgesel yayılmacılığı nedeniyle Tahran'a yönelik yaptırımlarını sürdürüyor. Ayrıca İngiliz hükümeti, İran'ın Birleşik Krallık'ta artan tehdit seviyesini 2023'te 'kritik' olarak değerlendirmişti. Bu son suçlama, İran'ın Avrupa'daki istihbarat ağlarını genişlettiği yönündeki endişeleri güçlendiriyor.
Öte yandan, İngiltere'ye küçük teknelerle gelen göçmenler arasında radikal unsurların bulunabileceği tartışması da yeniden alevlendi. Ülkeye yasa dışı yollarla giren kişilerin güvenlik taramasından geçirilmesi zaten tartışmalı bir konu. Bu olay, göçmen politikalarının ulusal güvenlikle kesiştiği noktayı gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'ın Avrupa'da artan istihbarat faaliyetleri, Türkiye'nin güvenlik ve dış politika hesaplarını da yakından ilgilendiriyor. Türkiye, İran ile karmaşık bir ilişki ağına sahip; ekonomik işbirliği ve sınır güvenliği öncelikli olsa da, İran'ın bölgesel yayılmacılığı ve terör örgütleriyle ilişkileri Ankara'nın hassasiyetleri arasında. Bu olay, Avrupa'nın İran'a yönelik güvenlik endişelerini artırırken, Türkiye'nin hem NATO hem de bölgesel aktör olarak denge politikasını zorlayabilir. Ayrıca, İngiltere ile yürütülen savunma ve istihbarat işbirliği çerçevesinde Türkiye'nin tutumu, Batı ile ilişkilerinde belirleyici olacak.