ABD Başkanı Donald Trump'ın sağlık ekibi ve Medicare-Medicaid Hizmetleri Merkezi (CMS) yöneticisi Dr. Mehmet Oz, 760.000 kişiyi sağlık sigortası kapsamından çıkarmakla suçlanıyor. Eleştirmenler, bu kişilerin sigorta kullanmadıkları için 'şüpheli' görüldüğünü ve bunun 'utanç verici' bir gerekçe olduğunu belirtiyor. Karar, milyonlarca Amerikalıyı etkileyen sağlık politikalarında tartışma yarattı.
Gelişmenin Arka Planı
Trump yönetimi, sağlık sigortası sisteminde usulsüzlükleri önleme gerekçesiyle denetimleri sıkılaştırdı. Ancak son düzenlemelerle, sigorta kapsamını hiç kullanmayan veya çok az kullanan bireylerin kayıtları otomatik olarak incelenmeye alındı. CMS, bu kişilerin 'yüksek riskli' olarak işaretlendiğini ve gelir belgelerinde tutarsızlıklar bulunduğunu öne sürdü. Dr. Oz, yaptığı açıklamada, 'Kaynakların doğru kişilere gitmesi için veri analitiği kullanıyoruz' dedi. Ancak sosyal medyada bir kullanıcı, 'Sigorta için ödeme yapıyorsunuz, kullanmayacak kadar sağlıklı kalıyorsunuz ve bir şekilde bu kapsamınızı şüpheli hale getiriyor' diyerek tepki gösterdi.
Eleştirmenler, bu uygulamanın düşük gelirli ve azınlık topluluklarını hedef aldığını savunuyor. Sağlık savunucuları, birçok kişinin düzenli doktor ziyareti yapamadığını veya reçeteli ilaçlara erişemediğini, dolayısıyla sigortayı kullanmamalarının doğal olduğunu belirtiyor. Öte yandan, Trump yönetimi, Medicare ve Medicaid'de milyarlarca dolarlık israfı önlediğini iddia ediyor. Kongre'deki Demokratlar, konuyu yargıya taşıyacaklarını duyurdu.
Dr. Oz'un geçmişi de tartışmalı. 2022'de Pennsylvania'dan Senato'ya aday olduğunda sağlık alanındaki popülist söylemleriyle biliniyordu. Şimdi ise CMS'nin başındaki en güçlü isimlerden biri olarak, milyonlarca insanın sağlık güvencesini etkileyen kararlara imza atıyor. Kararın, 2024 başkanlık seçimlerine giden süreçte sağlık politikasını merkeze taşıması bekleniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki bu gelişme, dünya genelinde sağlık reformlarına örnek teşkil edebilir. Avrupa ülkeleri ve diğer gelişmiş ekonomiler, ABD modelini yakından takip ediyor. Özellikle pandemi sonrası dönemde, kamu sağlık harcamalarının denetimi ve veri analitiği kullanımı artmış durumda. Ancak ABD'deki bu tür agresif denetimler, evrensel sağlık sigortası tartışmalarını yeniden alevlendirebilir. Türkiye gibi karma sistemlere sahip ülkeler için de uyarıcı olabilir; zira Türkiye'de Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamında benzer denetimler zaman zaman gündeme geliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin sağlık sigortası denetimleri, Türkiye'nin Genel Sağlık Sigortası (GSS) sistemi için dolaylı bir ders niteliğinde. Türkiye'de de prim ödemeyen veya sistemi kullanmayan bireylerin kayıtları inceleniyor, ancak burada esas amaç kaynakların etkin kullanımı. ABD'deki gibi 760 bin kişinin toplu çıkarılması, Türkiye'de sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmaz. Yine de küresel trend, sağlık harcamalarının denetiminde veri analitiğinin artacağını gösteriyor. Türkiye, kendi sistemini güçlendirirken bu tür uygulamalardan kaçınmalı ve kapsayıcılığı korumalı.