Dondurulmuş yoğurt, son yıllarda özellikle Asya ve Batı pazarlarında 'sağlıklı dondurma' olarak konumlandırılıyor. Ancak beslenme uzmanları, bu ürünün masum olmadığı konusunda uyarıyor. Peki dondurulmuş yoğurt gerçekten dondurmadan daha mı iyi? İşte uzman görüşleri ve bilimsel veriler.
Dondurulmuş yoğurdun besin profili nedir?
Dondurulmuş yoğurt, fermente süt ürünlerinden yapıldığı için probiyotik içerir. Ancak probiyotik seviyeleri, işleme ve saklama koşullarına bağlı olarak büyük farklılık gösterir. New York merkezli kayıtlı diyetisyen Maria G. G. örneğin, "Çoğu dondurulmuş yoğurt markası, pastörizasyon sırasında probiyotiklerin çoğunu kaybeder. Etiket üzerinde 'canlı kültürler' ibaresi olsa bile, bu bakterilerin mide asidinde hayatta kalması nadirdir" diyor. Ayrıca şeker içeriği önemli bir faktör: 100 gram dondurulmuş yoğurt tipik olarak 15-25 gram şeker içerirken, bu oran vanilyalı dondurmada 20-25 gram civarındadır. Yağ oranı düşük olsa da, toplam kalori değerleri benzerdir. Dondurulmuş yoğurt markalarının çoğu, az yağlı sütten yapıldığı için doymuş yağ miktarı düşüktür, ancak bu durum şeker miktarının artmasına neden olabilir. Uzmanlar, porsiyon kontrolü yapılmadığında dondurulmuş yoğurdun düşük yağ içeriğinin yanıltıcı olabileceğini belirtiyor.
Hangi ürün daha sağlıklı: karar nasıl verilmeli?
Seçim, bireysel beslenme hedeflerine bağlı. Kalp hastalığı riski olanlar için doymuş yağ oranı düşük olan dondurulmuş yoğurt daha uygunken, şeker alımını sınırlamak isteyenler için dondurma veya ev yapımı alternatifler daha iyi seçenek olabilir. Kayıtlı diyetisyen ve şef Katie C., "Anahtar kelime: porsiyon. Yüzde 80 sağlıklı bir beslenme, yüzde 20 ise 'keyif' odaklı olmalı. Dondurulmuş yoğurt veya dondurma, bu yüzde 20'nin içinde değerlendirilmeli" ifadelerini kullanıyor. Ayrıca ürün etiketlerini okumak önemli: Şeker ve yağ oranları markalar arasında büyük farklılık gösteriyor. Örneğin, Asya'da yaygın olan 'Japonya usulü kaku-furi' dondurulmuş yoğurtlar, geleneksel Amerikan versiyonlarına göre daha az şeker içerebiliyor. Uzmanlar, taze meyve veya kuruyemiş eklenmiş dondurulmuş yoğurdu tercih etmeyi, hazır sos ve şekerlemelerden kaçınmayı öneriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, dondurma tüketiminde dünyada ilk sıralarda yer almasa da, özellikle yaz aylarında dondurma ve benzeri ürünlere talep yüksek. Dondurulmuş yoğurt, son yıllarda büyük şehirlerde artan sağlıklı yaşam trendiyle birlikte Türkiye pazarında da yerini almaya başladı. Ancak Türk tüketicisinin geleneksel Maraş dondurması ve sade yoğurt kültürü göz önüne alındığında, dondurulmuş yoğurdun 'sağlıklı' olarak pazarlanması, yanlış beslenme algılarına yol açabilir. Yerel üreticilerin ev yapımı yoğurttan dondurma yapması, endüstriyel ürünlere göre daha düşük şeker ve katkı maddesi içerebileceğinden, Türkiye'de bu alandaki geleneksel yöntemlerin desteklenmesi, hem ekonomi hem de halk sağlığı açısından önemli bir fırsat sunuyor.