Küresel döviz piyasalarında haftanın son işlem gününde ABD doları, son dönemdeki güçlü seyrine bir mola vererek değer kaybetti. Ancak yatırımcılar, Japon yenindeki oynaklık ve olası bir müdahale riski nedeniyle temkinli hareket ediyor. Asya seansında dolar endeksi yüzde 0,2 düşüşle 105,5 seviyesine gerilerken, Japon yeni dolara karşı 156 seviyesinin hemen altında işlem gördü. Piyasalar, Japonya Merkez Bankası ve Maliye Bakanlığı'nın olası bir müdahale sinyali için kilit seviyeleri izliyor.
Doların direnci ve yenin kırılganlığı
ABD ekonomisinin güçlü büyüme verileri ve Fed'in faiz indirimi konusundaki temkinli duruşu, doları son haftalarda destekleyen temel faktörler oldu. Ancak dün açıklanan haftalık işsizlik başvuruları ve konut verileri beklentilerin altında kalınca, dolar bir miktar geri çekildi. Analistler, dolar endeksinin 105 seviyesinin üzerinde kalması durumunda güçlü duruşunu sürdürebileceğini, ancak 105 altına sarkmanın daha geniş bir düzeltmeyi tetikleyebileceğini belirtiyor.
Japon yeni ise yıllardır süren düşüş trendiyle mücadele ediyor. BoJ'un faiz oranlarını çok düşük seviyelerde tutması, yenin carry trade işlemleri için fonlama para birimi olarak kullanılmasına yol açtı. Bu durum, yenin dolar karşısında sürekli değer kaybetmesine neden oluyor. Japonya Maliye Bakanlığı, nisan sonunda ve mayıs başında yaklaşık 9,8 trilyon yen (yaklaşık 62 milyar dolar) harcayarak piyasaya müdahale etmişti. Ancak bu müdahalenin etkisi sınırlı kaldı ve yen yeniden zayıflamaya başladı.
Bölgesel ve küresel boyut
Japonya'nın yen müdahalesi yalnızca ikili döviz kuru ilişkisini değil, aynı zamanda Asya'daki diğer para birimlerini ve küresel risk iştahını da etkiliyor. Güney Kore wonu, Çin yuanı ve Tayvan doları gibi bölgesel para birimleri, yenin zayıflığından olumsuz etkileniyor. Çin, yuanın istikrarını korumak için sıkı kontroller uygularken, Güney Kore ve Malezya gibi ülkeler rekabetçi devalüasyon endişesiyle kendi para birimlerini desteklemek için adımlar atıyor. Öte yandan, yen müdahalesi riski, küresel tahvil piyasalarında da oynaklığa neden oluyor; zira Japonya'nın müdahale için dolar satması, ABD Hazine tahvili getirilerini etkileyebiliyor.
Piyasalar şimdi odaklarını önümüzdeki hafta yapılacak BoJ toplantısına çevirdi. BoJ'un faiz oranlarını artırması veya tahvil alım programında değişiklik yapması halinde yenin destek bulması bekleniyor. Ancak çoğu analist, bir faiz artırımının eylül ayına kadar gerçekleşmeyeceğini öngörüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Doların küresel ölçekte güçlü seyretmesi, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için iki yönlü bir etki yaratıyor. Güçlü dolar, Türk lirası üzerinde baskı oluşturarak ithalat maliyetlerini artırıyor ve enflasyonu körüklüyor. Öte yandan, Japon yenindeki oynaklık, Türkiye'nin Japonya ile yaklaşık 5 milyar dolarlık ticaret hacmi nedeniyle Türk ihracatçılarını ve ithalatçılarını da etkileyebilir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın sıkı para politikası duruşu, lirayı korumaya çalışsa da, küresel dolar gücü karşısında zorlanıyor. Yen müdahalesi senaryosu, gelişmekte olan ülke para birimlerinde genel bir değer kaybına ve sermaye çıkışlarına yol açabileceği için Türkiye'nin de dikkatle izlemesi gereken bir konu.