Dolar, küresel piyasalarda haftanın ilk işlem gününde zayıf bir seyir izliyor. Yatırımcıların dikkati, ABD'de açıklanacak Tüketici Fiyat Endeksi (CPI) verisine ve hafta boyunca konuşma yapacak Fed yetkililerinin mesajlarına çevrilmiş durumda. Dolar endeksi, bu gelişmeler öncesinde diğer önde gelen para birimleri karşısında değer kaybederek son birkaç haftanın en düşük seviyelerine yaklaştı. Piyasa katılımcıları, enflasyon verisinin Fed'in faiz indirim döngüsüne ne zaman başlayacağına dair ipucu vereceğini bekliyor.
Enflasyon verisi ve Fed'in faiz patikası
ABD Merkez Bankası (Fed), enflasyonu %2 hedefine indirmek için 2022'den bu yana agresif faiz artırımları yaptı. Ancak son dönemde enflasyonda görülen yavaşlama, piyasalarda faiz indirimlerinin yaklaştığı beklentisini güçlendirdi. CPI verisi, bu beklentilerin teyidi açısından kritik önem taşıyor. Analistler, çekirdek enflasyonun aylık bazda %0,3 civarında artmasını bekliyor. Geçen ay açıklanan verilerde yıllık enflasyon %3,3 seviyesindeydi. Fed Başkanı Jerome Powell, son açıklamalarında enflasyonda ilerleme kaydedildiğini ancak henüz güven kazanmak için yeterli olmadığını belirtmişti. Bu hafta konuşacak Fed yetkilileri arasında New York Fed Başkanı John Williams, Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic ve Fed Guvernörü Christopher Waller gibi isimler yer alıyor. Yetkililerin açıklamaları, faiz indirimlerinin zamanlamasına ilişkin ipuçları verebilir.
Dolar endeksi, bugün Japonya yenine karşı %0,3, euroya karşı %0,2 değer kaybetti. Sterlin ise dolar karşısında %0,1 yükseldi. Analistler, doların kısa vadede daha fazla baskı altında kalabileceğini, zira piyasanın olası bir faiz indirimini fiyatlamaya başladığını belirtiyor. CME Group'un FedWatch aracına göre, piyasalar Eylül ayında faiz indirimi olasılığını %70'in üzerinde fiyatlıyor. Bu oran, geçen hafta %60 civarındaydı.
Küresel piyasalara etkileri
Doların zayıflaması, emtia fiyatları ve gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde de etkili oluyor. Altın, doların değer kaybetmesiyle ons başına 2.350 doların üzerine çıktı. Petrol fiyatları ise arz endişeleriyle dalgalı seyrediyor. Asya piyasalarında, Japon yeni ve Çin yuanı dolar karşısında değer kazandı. Avrupa borsaları ise karışık bir açılış yaptı. Yatırımcılar, aynı zamanda bu hafta açıklanacak diğer ekonomik verileri de takip edecek. Perşembe günü açıklanacak işsizlik maaşı başvuruları ve Cuma günü gelecek Üretici Fiyat Endeksi (PPI) verileri, enflasyon görünümüne dair ek bilgi sağlayacak. Fed'in bir sonraki toplantısı 30-31 Temmuz'da yapılacak. Piyasalar, bu toplantıda faizlerin sabit tutulmasını bekliyor, ancak Eylül toplantısı için indirim beklentisi giderek artıyor.
Doların zayıf seyri, ABD'nin ticaret ortakları için de önemli sonuçlar doğuruyor. Özellikle ihracatçı ülkeler için doların değer kaybetmesi, yerel para birimlerinin güçlenmesine ve rekabet gücünün azalmasına yol açabilir. Ancak aynı zamanda dolar cinsinden borçları olan ülkeler için borç yükünü hafifletebilir. Gelişmekte olan ülkelerin merkez bankaları, doların seyrine göre para politikalarını ayarlamak durumunda kalabilir. Türkiye gibi dış ticaret açığı ve döviz borcu yüksek ülkeler için doların zayıflaması, kısa vadede olumlu bir etki yaratabilir. Ancak küresel belirsizlikler ve jeopolitik riskler, bu etkinin sınırlı kalmasına neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Doların küresel olarak zayıflaması, Türkiye ekonomisi için kısa vadede olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Dolar/TL kurunun baskı altında kalması, ithalat maliyetlerini düşürerek enflasyon üzerindeki yukarı yönlü baskıyı hafifletebilir. Ayrıca, döviz cinsinden borçların TL karşılığı azalacağı için özel sektörün borç yükü hafifleyebilir. Ancak, Fed'in faiz indirimlerinin zamanlamasına ilişkin belirsizlik, küresel risk iştahını dalgalandırabilir ve Türkiye'ye yönelik sermaye akımlarını etkileyebilir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) para politikası kararlarında, küresel finansal koşulların yanı sıra iç dinamikler de belirleyici olacak. Doların seyri, ihracatçı sektörler için rekabet gücünü etkileyebileceğinden, dengeleyici politikalar gerekebilir.