ABD doları, Perşembe günü bir yılı aşkın sürenin en yüksek kapanışına yönelirken, yatırımcılar Federal Rezerv'in (Fed) Çarşamba günkü toplantısının ardından faiz artırımlarının yeniden gündeme gelebileceği sinyalini sindirmeye devam ediyor. Dolar endeksi (DXY), 106,5 seviyesini aşarak Kasım 2023'ten bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Bu yükseliş, Fed'in politika metninde enflasyonla mücadelede daha temkinli bir dil benimsemesi ve bazı üyelerin faiz artırımına kapıyı tamamen kapatmadıklarını göstermesiyle hız kazandı.
Gelişmenin arka planı: Fed'in şahin dönüşü
Fed, Çarşamba günü politika faizini yüzde 5,25-5,50 aralığında sabit tutarken, beklentilerin aksine faiz indirimi sinyali vermekten kaçındı. Fed Başkanı Jerome Powell, enflasyonun yüzde 2 hedefine doğru ilerlediğine dair yeterli güvene sahip olmadıklarını belirterek, "Faizleri düşürmek için acele etmiyoruz" dedi. Ancak piyasalar, Fed'in Eylül ayı projeksiyonlarında bu yıl için iki faiz indirimi öngörülmesine rağmen, Powell'ın bu indirimleri onaylamamasını şahin bir sinyal olarak yorumladı.
Dahası, Fed'in toplantı tutanaklarında bazı yetkililerin "enflasyonun yüksek seyretmesi halinde faiz artırımına hazır olunması" gerektiğini vurguladığı ortaya çıktı. Bu durum, özellikle son dönemde güçlü gelen ABD istihdam verileri ve hizmet sektörü enflasyonunun yapışkan kalmasıyla birleşince, doları küresel piyasalarda cazip bir liman haline getirdi. Analistler, Fed'in şahin duruşunun doları desteklemeye devam edeceğini, ancak 106,5 seviyesinin teknik direnç oluşturduğunu belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Gelişmekte olan piyasalar üzerinde baskı
Doların güçlenmesi, başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere küresel finans piyasalarında dalgalanmalara neden oluyor. Güçlü dolar, bu ülkelerin döviz borçlarını ödeme maliyetini artırırken, yerel para birimlerine baskı yapıyor. Özellikle Brezilya reali, Güney Afrika randı ve Türk lirası gibi para birimleri dolara karşı değer kaybediyor. Uzmanlar, doların mevcut seviyelerinin sürdürülebilir olmadığını, zira ABD ekonomisinin yavaşlama sinyalleri verdiğini ve Fed'in faiz artırım döngüsünün sonuna yaklaştığını savunuyor.
Ancak piyasalarda bir başka görüş daha var: Bu ralli "overdone" yani abartılmış olabilir. Goldman Sachs stratejistleri, "Doların değerlemesi, satın alma gücü paritesine göre yüzde 15 civarında aşırı değerli. Bu seviyelerden daha fazla yükseliş, ABD ihracatçılarını olumsuz etkileyebilir ve küresel ticaret savaşlarını tetikleyebilir," uyarısında bulunuyor. Ayrıca, Avrupa Merkez Bankası ve Japonya Merkez Bankası'nın faiz artırım beklentileri, doların zirve yapmasını sınırlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Doların güçlenmesi, Türkiye ekonomisi açısından ithalat maliyetlerini artırıcı ve enflasyonist baskıyı yukarı çekici bir etki yaratıyor. Türk lirası, dolar karşısında yılbaşından bu yana yüzde 20'ye yakın değer kaybederken, bu durum Merkez Bankası'nın sıkılaşma adımlarını zorlaştırabilir. Ancak Fed'in şahin duruşu, Türkiye'nin ihracat rekabetini geçici olarak artırabilir ve döviz rezervlerini koruma çabalarına katkı sağlayabilir. Uzun vadede, Türkiye'nin kırılganlıklarını azaltmak için yapısal reformlara ve yabancı sermaye çekmeye yönelik politikalarına odaklanması gerekiyor. Doların mevcut seviyesi, yurt içi piyasalarda dalgalanmayı tetikleyebilir.