Doğu Asya'da giderek daha fazla genç, iş bulma umudunu yitiriyor. Bölgedeki kırılan toplumsal sözleşme, genç istihdamına yönelik yeni bir yaklaşımı zorunlu kılıyor. Güney Kore, Japonya, Çin ve Tayvan gibi ülkelerde, 15-29 yaş arası gençlerin işsizlik oranları tarihi zirvelere ulaşırken, birçoğu iş aramaktan tamamen vazgeçmiş durumda. Bu durum, eğitimli genç nüfusun işgücü piyasasına katılımını ciddi şekilde etkiliyor ve uzun vadeli ekonomik sonuçlar doğuruyor.
Gelişmenin arka planı
Son on yılda Doğu Asya ekonomileri hızlı bir dönüşüm geçirdi. Teknoloji ve hizmet sektörleri büyürken, geleneksel imalat ve tarım sektörleri küçüldü. Ancak bu dönüşüm, gençler için beklenen istihdam fırsatlarını yaratmadı. Aksine, eğitim seviyesi yükseldikçe beklentiler artarken, uygun iş bulma oranı düştü. Özellikle üniversite mezunu gençler, niteliklerine uygun pozisyonlar bulamadıkları için işsiz kalmayı tercih ediyor veya yarı zamanlı, düşük ücretli işlere yöneliyor.
Güney Kore'de genç işsizlik oranı 2023 yılında %25,7'ye ulaşarak rekor kırdı. Japonya'da ise 'freeter' (yarı zamanlı çalışan) ve 'NEET' (eğitimde veya istihdamda olmayan) kategorisindeki gençlerin sayısı 1,5 milyonu aştı. Çin'de de durum farklı değil; 2024 yılı itibarıyla genç işsizlik oranı %20'nin üzerinde seyrediyor. Tayvan'da lise ve üniversite mezunu gençler arasında işsizlik, ortalama yetişkin işsizlik oranının iki katından fazla.
Bölgesel ve küresel boyut
Genç işsizliğindeki bu artış, sadece ekonomik sonuçlar doğurmakla kalmıyor; politik ve sosyal istikrarı da tehdit ediyor. İş bulamayan gençler arasında yabancılaşma, sosyal izolasyon ve siyasi radikalleşme eğilimleri artıyor. Birçok ülkede gençler, hükümetlerin işsizlikle mücadelede yetersiz kaldığını düşünüyor ve bu durum sokak protestolarına yol açıyor. Örneğin, Güney Kore'de genç işsizliği, 2022-2023 yıllarındaki büyük protestoların ana nedenlerinden biriydi.
Küresel düzeyde, Doğu Asya'daki bu eğilim, diğer gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için de uyarıcı nitelikte. Küreselleşme ve teknolojik değişim, istihdam yapılarını dönüştürürken, gençlerin işgücü piyasasına entegrasyonu giderek zorlaşıyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), bu sorunun yalnızca ekonomik büyüme ile çözülemeyeceğini, eğitim sistemlerinde ve işgücü piyasası politikalarında köklü reformlar gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Doğu Asya'daki genç işsizliği Türkiye için önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye'de de genç işsizlik oranı %20'nin üzerinde seyrediyor ve eğitimli gençler arasında iş bulma sorunu büyüyor. Hızlı teknolojik dönüşüm ve küresel rekabet, benzer yapısal sorunları beraberinde getiriyor. Türkiye'nin, Doğu Asya deneyiminden ders çıkararak eğitim-istihdam bağlantısını güçlendirmesi, mesleki eğitimi teşvik etmesi ve genç girişimciliği desteklemesi gerekiyor. Aksi halde, artan genç işsizliğinin sosyal ve siyasi istikrarsızlığa yol açması kaçınılmaz olabilir. Bölgesel rekabet ve göç dinamikleri de göz önüne alındığında, bu alandaki politikaların önemi daha da artıyor.