ABD'de kürtaj yasakları, tüp bebek (IVF) tedavisinde kullanılmayan embriyoların akıbeti konusunda yeni bir hukuki ve etik çıkmaz yarattı. Dobbs v. Jackson Women's Health Organization davasıyla 2022'de anayasal kürtaj hakkını ortadan kaldıran Yüksek Mahkeme kararı, embriyoların “doğmamış çocuk” olarak tanımlandığı eyalet yasalarının önünü açtı. Bu durum, IVF sürecinde oluşturulan fazla embriyoların imhasını veya bağışlanmasını suç haline getirebilecek bir belirsizlik yaratıyor. Özellikle Alabama, Kentucky ve Missouri gibi muhafazakâr eyaletlerde tartışma alevlenmiş durumda. Kadın sağlığı uzmanları, yeni düzenlemelerin aile kurma hayali kuran binlerce çifte doğrudan tehdit oluşturduğunu vurguluyor.
IVF Süreci ve Embriyo Fazlası: Tıbbi Bir Zorunluluk mu?
Tüp bebek tedavisinde, başarı şansını artırmak amacıyla genellikle birden fazla embriyo oluşturulur. Bunların bir kısmı rahme transfer edilir, kalanları ise dondurulur. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'ne (CDC) göre, her yıl yüz binlerce embriyo donduruluyor ve bunların bir kısmı hiç kullanılmıyor. Fazla embriyolar genellikle imha ediliyor, bilimsel araştırmaya bağışlanıyor veya başka ailelere veriliyor. Ancak “doğmamış çocuk” kavramı altında embriyoya kişilik hakkı tanıyan yasalar, bu uygulamaları suç sayabiliyor. Amerikan Üreme Tıbbı Derneği (ASRM), bu durumun hastalar için “ağır bir belirsizlik” yarattığını ve tedaviye erişimi kısıtladığını açıkladı. Özellikle 2023'te Alabama Yüksek Mahkemesi'nin, tüp bebek merkezinde yanlışlıkla imha edilen embriyoları “çocuk” olarak tanıyan kararı, sektörde paniğe yol açtı. Bazı klinikler, yasal riskleri azaltmak için dondurma süresini kısaltmayı veya tedavi protokollerini değiştirmeyi değerlendiriyor.
Siyasi ve Dini Boyut: Kürtaj Karşıtlığından Embriyo Haklarına
Kürtaj karşıtı hareketin uzun süredir savunduğu “döllenme anından itibaren yaşam hakkı” tezi, Dobbs kararıyla birlikte yeni bir aşamaya geçti. Artık fetüsün yanı sıra embriyolar da hukuki koruma altına alınmaya başlandı. Bu durum, IVF tedavisini tamamen yasaklama amacı güden bazı dini grupların siyasi ajandasıyla örtüşüyor. Cumhuriyetçi aday adaylarının çoğu, kürtaj karşıtı söylemlerini sürdürürken, IVF konusunda net bir tavır almaktan kaçınıyor. Ancak 2024 başkanlık seçimleri öncesinde Demokrat Parti, üreme haklarını bütüncül bir şekilde savunarak bu tutarsızlığı oy potansiyeline çevirmeye çalışıyor. Kamuoyu yoklamaları, Amerikalıların büyük çoğunluğunun IVF'e erişimi desteklediğini gösteriyor. Pew Araştırma Merkezi'nin anketine göre, yetişkinlerin %70'i IVF'i ahlaki açıdan kabul edilebilir buluyor. Ancak aynı kişiler, embriyoların imhası konusunda daha bölünmüş durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu tartışma, Türkiye'de tüp bebek tedavisinin yasal ve etik çerçevesini doğrudan etkilemese de, küresel üreme teknolojileri politikaları açısından önemli dersler içeriyor. Türkiye'de halen tüp bebek tedavisinde fazla embriyoların dondurulması ve bağışlanması belirli kurallara tabidir. Ancak dini hassasiyetlerin yoğun olduğu ülkelerde embriyonun statüsüne ilişkin benzer tartışmalar yaşanabilir. Sağlık turizmi alanında tüp bebek tedavisi için Türkiye'ye gelen yabancı hastaların sayısı giderek artmaktadır. ABD'deki bu hukuki belirsizlik, tedavi için alternatif arayan çiftleri Türkiye gibi ülkelere yönlendirebilir. Öte yandan, Türkiye'nin üreme sağlığı alanındaki ulusal politikalarını belirlerken, etik ve hukuki boyutları dengeli bir şekilde ele alması gerekmektedir.