Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bangladeş ziyaretinde uluslararası toplumun Rohingya krizine kalıcı bir çözüm bulması gerektiğini vurguladı. Fidan, dakikalar önce başkent Dakka'da Bangladeşli mevkidaşı Hasan Mahmud ile ortak basın toplantısında konuştu. Türkiye'nin, bölgesel ortaklar ve uluslararası kuruluşlarla koordinasyon halinde Rohingyaların yaşadığı insani krizi küresel gündemde tutmak için yoğun çaba gösterdiğini belirten Fidan, aynı zamanda mültecilere destek sağlarken gönüllü ve güvenli geri dönüşleri için de çalıştıklarını söyledi.
Gelişmenin arka planı: Rohingya krizinin boyutları
Rohingya krizi, Myanmar'ın Rakhine eyaletinde yaşayan Müslüman Rohingyaların 2017'de başlayan askeri baskı ve şiddet dalgasıyla yüzlercesinin ölmesi ve 700 binden fazlasının Bangladeş'e sığınmasıyla patlak verdi. Birleşmiş Milletler, bu operasyonları ''etnik temizlik'' olarak nitelendirdi. Dünya Sağlık Örgütü ve diğer insani yardım kuruluşları, Bangladeş'teki kamplarda yaşayan 1 milyondan fazla Rohingya'nın gıda, sağlık ve eğitim gibi temel ihtiyaçlardan mahrum olduğunu rapor ediyor. Türkiye, krizin başından itibaren insani yardım ve lojistik destek sağlayarak en cömert bağışçı ülkeler arasında yer alıyor. Fidan'ın ziyareti, Türkiye'nin bu konudaki istikrarlı politikasını bir kez daha teyit etmesi açısından kritik.
Bakan Fidan, ziyaretinde Bangladeş Başbakanı Şeyh Hasina ve diğer üst düzey yetkililerle görüştü. Görüşmelerde Rohingya meselesinin yanı sıra iki ülke arasındaki ticari ve yatırım ilişkileri de ele alındı. Fidan, Türkiye'nin Rohingyalar için geçici barınma, sağlık hizmetleri ve eğitim gibi alanlarda Bangladeş'e yardım sağlamaya devam edeceğini belirtti. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) aracılığıyla bölgede birçok proje yürütüldüğünü hatırlatan Fidan, ''Bu insani drama kayıtsız kalamayız'' dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Rohingya krizi, sadece Bangladeş ve Myanmar'ı değil, tüm Güneydoğu Asya ve İslam dünyasını etkileyen bölgesel bir sorun haline gelmiş durumda. Endonezya, Malezya ve Suudi Arabistan gibi ülkeler de krize müdahil olurken, Türkiye bu konuda en sesli ve en aktif ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. Bakan Fidan'ın Dakka ziyareti, Türkiye'nin Rohingya meselesini sadece insani yardım değil, aynı zamanda diplomatik bir öncelik olarak gördüğünün bir göstergesi. Ziyaret sırasında, Birleşmiş Milletler ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi uluslararası platformlarda daha fazla iş birliği yapılması konusunda mutabık kalındı.
Analistler, Türkiye'nin bu konudaki ısrarının Myanmar'ın Arakan ordusuna karşı iç siyasi ve askeri denklem nedeniyle sınırlı etki yarattığını ancak Bangladeş'in yükünü hafifletmek ve uluslararası camianın ilgisini canlı tutmak için kritik bir rol oynadığını belirtiyor. Fidan'ın açıklaması, Rohingyaların zorla geri gönderilmesi yerine gönüllü geri dönüşün koşullarının oluşturulması çağrısını yineleyerek, Türkiye'nin insan haklarına vurgu yapan yaklaşımını ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'nin Rohingya krizine yönelik bu aktif tutumu, Ankara'nın İslam dünyasındaki liderlik rolünü pekiştirirken, Bangladeş ile ikili ilişkileri de derinleştiriyor. Fidan'ın ziyareti, Türkiye'nin insani diplomasi alanındaki itibarını artırırken, Doğu Asya açılımı stratejisine de hizmet ediyor. Öte yandan, bu krizin çözümünde Myanmar'ın askeri yönetimiyle doğrudan angajman zorluğu, Türk dış politikasının sınırlılıklarını gösteriyor. Yine de, konunun küresel gündemde kalması, Türkiye'nin uluslararası yardım ve yaptırım gibi araçları kullanma potansiyelini koruyor.