Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nun 79. oturumu, New York'ta yoğun diplomasi trafiğine sahne oldu. Hafta boyunca onlarca lider konuşma yaptı, ikili görüşmeler gerçekleşti. Ancak ABD ile İran arasındaki gerilimin sona erdirilmesi için somut bir adım atılamadı. Diplomatik kaynaklar, tarafların pozisyonlarının sertleştiğini ve ateşkes çağrılarına rağmen çatışmaların sürdüğünü belirtiyor.
Diplomaside Neler Yaşandı?
BM Genel Kurulu, her yıl olduğu gibi bu yıl da dünya liderlerini bir araya getirdi. ABD Başkanı Joe Biden, İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri konusunda uyarılarda bulundu. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise ülkesinin nükleer programının barışçıl olduğunu yineledi ve yaptırımların kaldırılması çağrısı yaptı. İki lider arasında planlı bir görüşme olmadı; ancak diplomatik kulislerde dolaylı mesajlar iletildiği öne sürüldü.
Haftanın en dikkat çeken olaylarından biri, İran'ın BM Daimi Temsilcisi'nin ABD'li mevkidaşı ile ayaküstü sohbeti oldu. Bu görüşme, basına sızan bilgilere göre, insani yardım koridorlarının açılması ve esir takası konularında bazı ön anlaşmaların sinyalini verdi. Ancak her iki taraf da resmi açıklama yapmaktan kaçındı. Uzmanlar, bu tür temasların kapsamlı bir anlaşmaya dönüşmesinin zor olduğunu vurguluyor.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, tüm taraflara itidal çağrısı yaparak, "Diplomasiye şans tanıyın" dedi. AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ise İran ile nükleer müzakerelerin yeniden başlatılması için çaba harcadığını belirtti. Fakat İran, ABD'nin yaptırımları kaldırmadığı sürece masaya oturmayacağını yineledi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD-İran gerilimi, Orta Doğu'nun istikrarını doğrudan etkiliyor. İran'ın nükleer programı, İsrail ve Suudi Arabistan başta olmak üzere bölge ülkeleri için güvenlik tehdidi oluşturuyor. ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları, küresel enerji piyasalarını da etkiliyor. Petrol fiyatları, her iki ülkeden gelen açıklamalara göre dalgalanıyor.
Öte yandan, Çin ve Rusya, ABD'nin İran'a yönelik baskı politikasını eleştiriyor ve alternatif diplomatik kanallar arıyor. Çin, İran ile 25 yıllık kapsamlı işbirliği anlaşmasını hayata geçirmeye çalışırken, Rusya da İran ile askeri ve teknik işbirliğini derinleştiriyor. Bu durum, ABD'nin yaptırımlarının etkinliğini azaltıyor.
BM Güvenlik Konseyi'nde ise İran konusunda yeni bir yaptırım kararı alınması zor görünüyor. Rusya ve Çin'in veto yetkisi, Batılı ülkelerin elini kolunu bağlıyor. Bu nedenle diplomasi, şimdilik tek seçenek olarak öne çıkıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran geriliminin sürmesi, Türkiye'nin bölgesel güvenliği ve ekonomisi için riskler barındırıyor. Türkiye, İran ile ticari ilişkilerini sürdürürken, ABD'nin yaptırımlarına uymak zorunda kalıyor. Gerilimin tırmanması, enerji fiyatlarını yükselterek Türkiye'nin cari açığını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca İran'ın nükleer programı, Orta Doğu'da yeni bir silahlanma yarışını tetikleyebilir ve Türkiye'yi güvenlik ikilemiyle karşı karşıya bırakabilir. Diplomasiye alan açılması, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü güçlendirebilir; ancak tarafların uzlaşmaz tutumu bu olasılığı zayıflatıyor.