Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de düzenlenen 2026 Bloomberg New Economy Forum'da, Artha Global CEO'su Reuben Abraham ve bKash Kurucu CEO'su Kamal Quadir, dijital kamu altyapısının gelişmekte olan ekonomiler üzerindeki potansiyel etkilerini ele aldı. Bloomberg'den Jeanette Rodrigues'in moderatörlüğündeki oturumda, Hindistan'ın dijital kamu altyapısı modelinin diğer ülkelere ihraç edilip edilemeyeceği sorusu masaya yatırıldı. Konuşmacılar, dijital kimlik, ödeme sistemleri ve veri değişimi gibi bileşenlerin ekonomik büyüme, finansal kapsayıcılık ve kamu hizmetlerinin verimliliği üzerindeki rolünü değerlendirdi.
Dijital Kamu Altyapısının Yükselişi
Dijital kamu altyapısı (DPI), son yıllarda küresel ekonomi politikalarının merkezine yerleşmiş durumda. Hindistan'ın Aadhaar dijital kimlik sistemi, Unified Payments Interface (UPI) ödeme platformu ve DigiLocker veri paylaşım ağı, bu alanda dünyaya örnek gösterilen projeler arasında. Reuben Abraham, bu sistemlerin milyonlarca insanı kayıt dışı ekonomiden kayıtlı ekonomiye geçirerek finansal kapsayıcılığı artırdığını vurguladı. Kamal Quadir ise Bangladeş'te bKash aracılığıyla mobil finansal hizmetlerin yaygınlaşmasının, özellikle kırsal kesimdeki kadınların ekonomiye katılımını nasıl güçlendirdiğini anlattı.
Oturumda, dijital altyapının sadece özel sektör yatırımlarıyla değil, aynı zamanda kamu-özel işbirliği modelleriyle geliştirilmesinin önemine dikkat çekildi. Abraham, hükümetlerin temel altyapıyı sağlarken inovasyonu özel sektöre bırakması gerektiğini belirtti. Quadir, bKash deneyiminin, düzenleyici çerçevenin esnek tutulması ve dijital okuryazarlığın artırılmasıyla başarıya ulaştığını söyledi.
Hindistan Modeli İhracat Edilebilir mi?
Hindistan'ın DPI modeli, özellikle Afrika ve Güneydoğu Asya ülkeleri tarafından ilgiyle takip ediliyor. Ancak konuşmacılar, modelin kopyalanmasının kolay olmadığını vurguladı. Abraham, her ülkenin kendi kurumsal kapasitesi, nüfus yapısı ve siyasi iradesi doğrultusunda uyarlamalar yapması gerektiğini ifade etti. Quadir ise Bangladeş örneğinde olduğu gibi, özel sektörün öncü rol üstlendiği modellerin de başarılı olabileceğini, ancak ölçeğin ve sürdürülebilirliğin kamu desteğine bağlı olduğunu ekledi.
Forumda ayrıca dijital altyapının veri gizliliği ve güvenliği boyutu da ele alındı. Katılımcılar, vatandaşların verilerinin korunması için şeffaf yönetişim mekanizmalarının şart olduğunu belirtti. Hindistan'ın veri koruma yasası etrafındaki tartışmalar, diğer ülkeler için de ders niteliğinde.
Küresel Ekonomik Etkiler
Dijital kamu altyapısı, küresel ekonomide verimlilik artışı ve yeni iş modellerinin ortaya çıkması açısından kritik görülüyor. Dünya Bankası verilerine göre, dijital kimlik sistemlerine yatırım yapan ülkelerde finansal kapsayıcılık oranları hızla yükseliyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınması, vergi tabanını genişleterek kamu maliyesine katkı sağlıyor. Ayrıca dijital ödeme sistemleri, KOBİ'lerin finansmana erişimini kolaylaştırarak ticaretin canlanmasına yardımcı oluyor.
Ancak uzmanlar, dijital uçurumun derinleşme riskine de işaret ediyor. İnternet erişimi olmayan veya dijital becerilerden yoksun kesimlerin bu dönüşümün dışında kalabileceği uyarısı yapılıyor. Bu nedenle altyapı yatırımlarının eğitim ve erişilebilirlik politikalarıyla desteklenmesi gerekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, dijital kamu altyapısı alanında son yıllarda önemli adımlar attı. e-Devlet Kapısı, dijital kimlik doğrulama ve yerli ödeme sistemleri gibi projeler, Hindistan modeline benzer bir dönüşüm potansiyeli taşıyor. Ancak veri gizliliği, siber güvenlik ve dijital okuryazarlık konularında daha fazla ilerleme kaydedilmesi gerekiyor. Türkiye'nin genç nüfusu ve yüksek mobil penetrasyonu, dijital altyapının ekonomik büyümeye katkısını artırabilir. Ayrıca Türkiye, gelişmekte olan ülkelere dijital çözümler ihraç ederek yeni bir ekonomik işbirliği alanı yaratabilir. Bu forumdaki tartışmalar, Türkiye'nin kendi dijital dönüşüm stratejisini gözden geçirmesi için fırsat sunuyor.