Vietnam, Avrupa Birliği (AB) ile uzun süredir müzakere edilen serbest ticaret anlaşmasını bu hafta imzalamaya hazırlanıyor. Anlaşma, Hanoi'nin ekonomik entegrasyon stratejisinde önemli bir adım olarak görülüyor. Öte yandan Vietnam hükümeti, ABD ile karşılıklı ticaret anlaşmasının da tamamlanma aşamasına geldiğini ve yakında imzalanmasının beklendiğini duyurdu.
Anlaşmanın Arka Planı ve Müzakereler
Vietnam ile AB arasındaki serbest ticaret anlaşması (STA) müzakereleri 2012 yılında başladı ve 2015 yılında prensipte anlaşmaya varıldı. Ancak Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın 2017'de verdiği bir karar, anlaşmanın onay sürecini karmaşık hale getirdi. Sonunda anlaşma, AB tarafında hem Birlik düzeyinde hem de üye ülkelerin ulusal parlamentolarında onaylanması gereken karma bir anlaşma haline geldi. Vietnam tarafında ise anlaşmanın onay süreci daha hızlı ilerledi ve Mayıs 2020'de Vietnam Ulusal Meclisi anlaşmayı onayladı.
Anlaşma, gümrük vergilerinin büyük ölçüde kaldırılmasını, hizmet ticareti ve yatırımların serbestleştirilmesini, fikri mülkiyet haklarının korunmasını ve sürdürülebilir kalkınma standartlarının yükseltilmesini öngörüyor. Vietnam, AB'nin Asya-Pasifik bölgesindeki en önemli ticaret ortaklarından biri konumunda. İkili ticaret hacmi son yıllarda istikrarlı bir şekilde artarak 2019'da yaklaşık 50 milyar Euro'ya ulaştı. AB, Vietnam'ın en büyük ikinci ihracat pazarı durumunda; Vietnam ise AB'nin ASEAN ülkeleri arasındaki ikinci büyük ticaret ortağı.
Uzmanlar, anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte Vietnam'ın tekstil, ayakkabı, tarım ürünleri ve elektronik eşya ihracatında önemli artışlar yaşanacağını öngörüyor. Aynı zamanda AB'li yatırımcılar için Vietnam'da daha şeffaf ve öngörülebilir bir yatırım ortamı oluşacak. Ancak anlaşma, Vietnam'ın çevre ve çalışma standartları konusunda taahhütlerini yerine getirmesini de gerektiriyor.
ABD ile Ticaret Anlaşması ve Bölgesel Dinamikler
Vietnam'ın ABD ile yürüttüğü karşılıklı ticaret anlaşması müzakereleri ise 2019'da başlamıştı. ABD Başkanı Donald Trump döneminde ticaret açığını azaltmaya yönelik politikalar kapsamında Vietnam'a yönelik baskılar artmıştı. Ancak iki ülke arasındaki görüşmeler olumlu bir seyir izledi. Son açıklamalar, anlaşmanın kısa süre içinde imzalanacağını gösteriyor. Anlaşmanın, tarife engellerinin azaltılması ve dijital ticaret, fikri mülkiyet gibi alanlarda işbirliğinin güçlendirilmesini içermesi bekleniyor.
Vietnam, son yıllarda dış ticaret anlaşmaları ağıyla ekonomik bağlarını genişletiyor. Ülke, Trans-Pasifik Ortaklığı (CPTPP) ve Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) gibi çok taraflı anlaşmaların da tarafı. Bu anlaşmalar, Vietnam'ın küresel tedarik zincirlerindeki konumunu güçlendirmesine ve yabancı yatırım çekmesine katkı sağlıyor. Özellikle ABD-Çin ticaret savaşı sırasında birçok üretici, tedarik zincirlerini çeşitlendirmek için Vietnam'a yöneldi. Bu durum, Vietnam'ın ihracatında ve ekonomik büyümesinde belirgin bir artışa yol açtı.
AB ile imzalanacak anlaşma, Vietnam'ın ihracat pazarlarını çeşitlendirme ve AB'ye olan bağımlılığını dengeleme açısından da stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor. AB pazarına gümrüksüz erişim, Vietnam'ın rekabet gücünü artıracak ve Çin gibi rakiplerine karşı avantaj sağlayacak. Ancak aynı zamanda Vietnam'ın AB'nin sıkı standartlarına uyum sağlaması gerekecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Vietnam'ın AB ve ABD ile imzalayacağı ticaret anlaşmaları, küresel ticaret dengelerinde önemli bir değişime işaret ediyor. Türkiye, AB ile Gümrük Birliği ilişkisine sahip olsa da Vietnam'ın AB pazarına gümrüksüz erişimi, tekstil ve hazır giyim gibi sektörlerde Türk ihracatçılarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca Vietnam'ın ABD ile yapacağı anlaşma, Asya-Pasifik'te ticaretin serbestleşmesini hızlandırarak bölgesel rekabeti artırabilir. Türkiye'nin, bu gelişmelere karşı kendi ticaret politikalarını gözden geçirmesi ve yeni pazarlar arayışını sürdürmesi gerekiyor. Özellikle Avrupa pazarında rekabetin artması, Türk firmaları için inovasyon ve katma değerli üretime yönelmeyi zorunlu kılıyor. Bununla birlikte, Vietnam'ın artan refahı ve ithalat talebi, Türk inşaat, gıda ve dayanıklı tüketim malları ihracatçıları için fırsatlar da yaratabilir.