Alman Deutsche Bank’ın kıdemli analisti Jim Reid, yapay zekanın (YZ) üretkenlik üzerinde önemli bir artış sağlayabileceğini, ancak bu etkinin ekonomiler üzerinde hissedilmesinin yıllar alabileceğini söyledi. Reid, mevcut teknolojik devrimin, geçmişteki buhar makinesi, elektrik ve internet gibi büyük dönüşümlerle benzer bir yol izlediğine dikkat çekti. Bankanın yayımladığı raporda, YZ yatırımlarının verimlilik kazanımlarına dönüşmesinin genellikle uzun vadelere yayıldığı, bu nedenle yatırımcıların ve politika yapıcıların sabırlı olması gerektiği vurgulanıyor.
Verimlilik Artışının Tarihsel Örüntüsü
Deutsche Bank analisti Reid, yapay zekanın potansiyelinin büyük olduğunu ancak geçmiş teknolojik devrimlerde olduğu gibi, yatırım ile verimlilik artışı arasında gecikmeler yaşandığını belirtti. 1990'lardaki internetin yaygınlaşması sırasında, dot-com balonunun ardından faktüel kazanımların ortaya çıkmasının 5-10 yıl sürdüğünü hatırlatan Reid, benzer bir sürecin yapay zeka için de geçerli olacağını ifade etti. Elektrik ve buhar makinesi dönemlerinde de ilk yatırımların üretkenlik artışına dönüşmesi on yıllar almıştı. Raporda, yapay zekanın halen 'verimlilik yok oluşu' (productivity J-curve) olarak adlandırılan sürecin henüz başında olduğu, yani mevcut üretkenlik kazanımlarının sınırlı kaldığı ancak uzun vadede ivme kazanacağı savunuluyor.
Küresel Boyut ve Ekonomik Etkiler
Reid'in analizi, küresel ekonominin yavaşladığı bir dönemde yapay zeka umutlarının abartılabileceği endişelerini de beraberinde getiriyor. Özellikle son dönemde yapay zeka hisselerindeki ralli, teknoloji şirketlerinin devasa yatırımlarıyla desteklenirken, bu harcamaların karlılığa dönüşüp dönüşmeyeceği sorgulanıyor. Deutsche Bank, yapay zekanın potansiyel olarak işgücü piyasasını, tedarik zincirlerini ve hizmet sektörünü dönüştürebileceğini ancak bu değişimin öngörülenden daha yavaş gerçekleşeceğini belirtiyor. Rapora göre, yapay zeka kaynaklı verimlilik artışı, işletmelerin mevcut süreçlerini yeniden yapılandırması ve çalışanların yeni beceriler edinmesiyle mümkün olacak. Bu dönüşüm ise talep tarafındaki değişimlerle birlikte ekonominin genel dengesini etkileyecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Deutsche Bank'ın analizi, yapay zeka yatırımlarına hız veren Türkiye açısından da önemli ipuçları sunuyor. Türkiye'nin 2024-2025 döneminde açıkladığı yapay zeka stratejisi ve teknoloji odaklı büyüme hedefleri, kısa vadede verimlilik artışı beklememesi gerektiğini gösteriyor. Küresel teknoloji devlerinin yatırım kararları Türkiye'yi doğrudan etkilemese de, yapay zeka alanında nitelikli işgücü ve altyapı yatırımlarının uzun vadeli planlanması gerekiyor. Ayrıca Türkiye'nin ihracat pazarlarındaki gelişmiş ülkelerin yapay zeka ile verimlilik kazanması, rekabet gücünü olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle Türkiye'nin, yapay zeka dönüşümünü yakalamak için Ar-Ge ve eğitim yatırımlarını artırması, ancak etkilerini ancak 2030'lu yıllarda görmeyi beklemesi gerçekçi olacaktır.