Denizaltı kablolarının çatışmalar sırasındaki kırılganlığı, küresel iletişim ve deniz güvenliği için deniz tabanı altyapısını yeni bir endişe kaynağı haline getirdi. RETN CEO'su, bu kabloların kesilmesinin nükleer caydırıcılık gibi bir silah olarak kullanılabileceğini belirtti. Son aylarda 17 Asya ve Avrupa ülkesi, savunma stratejilerinde iş birliğini artırmaya yöneldi. Ancak en büyük iki deniz gücü olan Çin ve ABD arasındaki gerilim, bu konuyu daha da kritik hale getiriyor.
Gelişmenin arka planı
Denizaltı kabloları, küresel internet trafiğinin %95'inden fazlasını taşıyor ve bu nedenle stratejik öneme sahip. Ancak son yıllarda artan jeopolitik gerilimler ve denizaltı kablo kesme olayları, bu altyapının güvenliğini tehdit ediyor. 2022'de Baltık Denizi'nde meydana gelen ve Rusya'ya atfedilen kablo hasarları, bu tehdidi somutlaştırdı. RETN CEO'su Tony O'Sullivan, bu durumu 'bir ülkenin denizaltı kablolarını kesmesi, nükleer bir saldırı kadar caydırıcı olabilir' sözleriyle açıklıyor. 17 ülke, NATO ve AB çerçevesinde deniz tabanı altyapısını korumak için ortak tatbikatlar ve istihbarat paylaşımı planlıyor.
Uzmanlar, denizaltı kablolarının korunmasının zor olduğunu, çünkü binlerce kilometre boyunca okyanus tabanında döşendiklerini ve izlenmelerinin neredeyse imkansız olduğunu belirtiyor. Çin'in YBİ (Yüksek Boyutlu İnsansız) denizaltıları ve Rusya'nın özel gemileri bu tehdidi artırıyor. O'Sullivan, 'savaş artık sadece fiziksel değil, aynı zamanda siber ve altyapı savaşı haline geldi' diyerek, bu kabloların korunmasının askeri öncelik haline gelmesi gerektiğini vurguluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Asya-Pasifik bölgesinde, Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki denizaltı kablo döşeme faaliyetleri, ABD ve müttefiklerinin tepkisine yol açıyor. ABD Donanması, Hindistan-Pasifik bölgesinde denizaltı kablo güvenliğine yönelik tatbikatları artırırken, Avrupa'da da Baltık Denizi'nde benzer önlemler alınıyor. 17 ülkenin oluşturduğu bu iş birliği, sadece savunma değil, aynı zamanda ticari ve diplomatik alanları da kapsıyor. Örneğin, Singapur ve Japonya, kablo tamir gemilerinin korunması için ortak protokoller geliştiriyor.
Küresel anlamda, denizaltı kablolarının güvenliği, ekonomik istikrar ve ulusal güvenlikle doğrudan bağlantılı. Bir kablo kesintisi, milyarlarca dolarlık ticaret kaybına ve iletişimde büyük aksamalara yol açabilir. Bu nedenle, uluslararası hukukta denizaltı kablolarının korunmasına yönelik daha katı düzenlemeler tartışılmaya başlandı. BM Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS), kablolara kasıtlı zarar vermeyi yasaklasa da, uygulamada denetim yetersiz kalıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Doğu Akdeniz'deki denizaltı kablo güzergahları ve enerji hatlarıyla kritik bir konumda. Denizaltı kablolarının güvenliği, Türkiye'nin enerji hub'ı olma hedefi ve bölgesel iletişim altyapısı açısından önem taşıyor. Bu gelişme, Türkiye'nin NATO müttefikleriyle deniz güvenliği iş birliğini derinleştirmesi gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, Türkiye'nin kendi denizaltı kablo projeleri (örneğin, Doğu Akdeniz'deki fiber optik hatlar) bu bağlamda daha fazla korunma ihtiyacı duyacak. Küresel boyutta, bu tür altyapı saldırıları Türkiye'nin enerji ve iletişim bağımsızlığını tehdit edebilir.