ABD'de Demokrat Parti'den senatörler, Pazar günü Başkan Donald Trump yönetimine, USS Abraham Lincoln uçak gemisinde görev yapan askerlerin karşı karşıya kaldığı zorlu koşullar hakkında yanıt taleplerini yoğunlaştırdı. Arizona Senatörü Ruben Gallego, geminin aylardır süren konuşlanmasını 'derin bir sorun' olarak nitelendirirken, askerlerin refahına ilişkin endişeler artıyor. Gallego ve diğer Demokrat senatörler, Savunma Bakanlığı'na gönderdikleri mektupta, gemideki yaşam koşulları, moral ve psikolojik destek hizmetleri hakkında ayrıntılı bilgi talep etti. Bu gelişme, ABD Donanması'nın uzun süreli konuşlanma politikalarının yeniden gözden geçirilmesi yönündeki çağrıları da beraberinde getirdi.
Gelişmenin Arka Planı
USS Abraham Lincoln, Nimitz sınıfı bir nükleer enerjili uçak gemisi olup, son olarak Orta Doğu'daki görev gücüne destek vermek üzere bölgeye konuşlandırılmıştı. Geminin konuşlanma süresi, normalde altı ay olarak planlanmasına rağmen, bölgedeki artan gerilimler nedeniyle sekiz ayı aşkın bir süreye uzadı. Bu durum, mürettebatın yorgunluğunu artırırken, ailelerinden uzakta geçirdikleri süre boyunca psikolojik baskıya maruz kalmalarına yol açtı. Senatör Gallego, yaptığı açıklamada, 'Askerlerimiz en iyi koşullarda görev yapmayı hak ediyor. Bu kadar uzun süreli bir konuşlanma, hem operasyonel etkinliği hem de personelin moralini olumsuz etkiliyor' dedi. Ayrıca, gemideki tıbbi tesislerin yetersizliği ve dinlenme imkanlarının kısıtlı olması gibi konular da gündeme geldi. Demokratlar, Savunma Bakanı Pete Hegseth'ten konuya ilişkin acil bir brifing talep etti.
Mektupta, gemideki mürettebatın günlük yaşamına ilişkin verilerin yanı sıra, psikolojik danışmanlık hizmetlerine erişim, gıda kalitesi ve sosyal tesislerin durumu hakkında bilgi isteniyor. Ayrıca, Donanma yetkililerinin konuşlanma süresini uzatma kararını hangi gerekçelerle aldıkları ve bu sürecin askerlere nasıl iletildiği sorgulanıyor. Bu sorular, özellikle geçtiğimiz aylarda Donanma içinde yaşanan intihar vakalarının ardından daha da anlamlı hale geldi. 2024 yılı içinde Donanma genelinde intihar oranlarında artış yaşandığına dair raporlar, kongre üyelerinin dikkatini bu konuya çekmişti. Senatör Gallego, 'Bu sadece bir operasyonel mesele değil, aynı zamanda bir insani meseledir' ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
USS Abraham Lincoln'ün konuşlanması, Orta Doğu'daki güç dengesi açısından kritik bir öneme sahip. Gemi, İran'a karşı caydırıcılık misyonunun bir parçası olarak bölgede tutuluyor. Ancak, bu tür uzun süreli konuşlanmalar, ABD'nin küresel askeri varlığının sürdürülebilirliği konusunda da soru işaretleri yaratıyor. Uzmanlar, sürekli yüksek operasyon temposunun, donanmanın bakım programlarını aksattığını ve gelecekteki olası krizlere müdahale kapasitesini azaltabileceğini belirtiyor. Ayrıca, bu durum ABD'nin müttefiklerine verdiği güvenlik garantilerinin güvenilirliğini de etkileyebilir. Öte yandan, Çin'in Deniz Kuvvetleri'nin hızla büyümesi, ABD Donanması üzerindeki baskıyı daha da artırıyor. Washington yönetimi, hem Atlantik hem de Pasifik'teki angajmanlarını dengelemeye çalışırken, Orta Doğu'daki uzun süreli görevler bu dengeyi zorluyor.
Demokratların bu çıkışı, aynı zamanda Trump yönetiminin savunma politikalarına yönelik daha geniş bir eleştirinin parçası. Özellikle, Savunma Bakanlığı bütçesinin artırılmasına rağmen, askerlerin yaşam koşullarına yeterince yatırım yapılmadığı iddia ediliyor. Senatörler, mevcut bütçenin büyük kısmının yeni silah sistemlerine ayrıldığını, ancak personel refahına yönelik harcamaların ihmal edildiğini savunuyor. Bu durum, askeri personel arasında moral bozukluğuna ve işten ayrılmalara yol açıyor. Uzun vadede bu durum, ABD ordusunun yetenek havuzunu daraltabilir ve ulusal güvenliği tehdit edebilir. Bu nedenle, Demokratların taleplerinin, sadece bir geminin koşullarıyla sınırlı kalmayıp, tüm silahlı kuvvetleri kapsayan bir reform çağrısına dönüşmesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
USS Abraham Lincoln'ün konuşlanması, Doğu Akdeniz'deki güvenlik dinamiklerini doğrudan etkileyen bir faktör olmasa da, ABD'nin bölgesel angajmanlarının sürdürülebilirliği açısından önemli bir gösterge. Türkiye, NATO müttefiki olarak ABD Donanması'nın bölgedeki varlığını yakından izliyor. Uzun süreli ve yıpratıcı konuşlanmalar, ABD'nin Orta Doğu'da daha fazla kriz yönetimi kapasitesini zorlayabilir; bu da Türkiye'nin kendi savunma stratejilerini gözden geçirmesine neden olabilir. Ayrıca, ABD'nin asker refahına ilişkin iç tartışmaları, müttefikler arasında güvenilirlik algısını etkileyebilir. Türkiye, kendi askeri operasyonlarında personel refahına verdiği önemi vurgularken, benzer standartların tüm NATO ülkelerinde geçerli olması gerektiğini savunuyor. Bu gelişmelerin, Türk-Amerikan ilişkilerinde doğrudan bir yansıması olmamakla birlikte, küresel güvenlik mimarisindeki tartışmaların bir parçası olarak değerlendirilmesi mümkün.