Demans hastalarına yönelik bakım anlayışında köklü bir değişim öneriliyor. Uzmanlar, bugüne kadar demansın getirdiği kayıplara odaklanan geleneksel yaklaşımın terk edilmesi gerektiğini belirtiyor. "İnsanlardan onlarca yıllık yerleşik düşünce yapısını sorgulamalarını istiyoruz" diyen geriatrik psikolog Matthew Call, yeni yaklaşımın hastaların hâlâ sahip oldukları yeteneklere, ilgi alanlarına ve kişisel geçmişlerine dayanması gerektiğini ifade ediyor.
Yeni Yaklaşım: "Yeteneğe Dayalı Bakım"
"Yeteneğe dayalı bakım" olarak adlandırılan bu model, hastanın kaybettiği becerilere değil, korunan işlevlerine odaklanıyor. Örneğin bir hasta kelime bulmakta zorluk çekiyorsa, onu konuşmaya zorlamak yerine müzik dinlemek veya resim yapmak gibi alternatif iletişim yolları kullanılıyor. Bu yaklaşım, hastaların özgüvenini ve yaşam kalitesini artırırken bakıcıların da tükenmişlik sendromunu azaltabiliyor.
New York'taki Weill Cornell Medicine'de yürütülen araştırmalarda, yeteneğe dayalı bakımın demansın ilerlemesini yavaşlatmasa bile hastaların depresyon ve anksiyete semptomlarını belirgin şekilde azalttığı gösterildi. Uzmanlar, bu modelin dünya genelinde giderek yaygınlaşan bütüncül bakım anlayışının bir parçası olduğunu vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Dünya genelinde demans hastası sayısı hızla artıyor; Alzheimer's Disease International verilerine göre 2050'de bu sayının 139 milyona ulaşması bekleniyor. Gelişmiş ülkelerde demans bakımına ayrılan kaynakların artmasına rağmen, gelişmekte olan ülkelerde bu alandaki farkındalık ve altyapı yetersiz kalıyor. Özellikle Asya ve Latin Amerika'da geleneksel aile merkezli bakım modelleri, uzman görüşlerinin entegre edilmesiyle güçlendirilebilir.
ABD ve Avrupa'da ise demans bakımı giderek kurumsal bir yapıdan çıkıp evde ve toplum temelli hizmetlere kayıyor. Call'ın çalışması, bu dönüşümde pratik bir yol haritası sunuyor. Küresel yaşlanma eğilimi göz önüne alındığında, yeteneğe dayalı bakımın sağlık sistemleri üzerindeki mali yükü azaltabileceği düşünülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de demans hastası sayısının 600 bin civarında olduğu tahmin ediliyor ve bu sayının yaşlanan nüfusla birlikte artması bekleniyor. Türkiye'de demans bakımı genellikle aile bireyleri tarafından üstleniliyor, ancak profesyonel destek sınırlı. Call'ın önerdiği yeteneğe dayalı bakım modeli, Türkiye'deki aile merkezli bakım kültürüyle uyumlu; mevcut ağları güçlendirerek bakıcıların üzerindeki yükü hafifletebilir. Sağlık Bakanlığı'nın bu modeli yaygınlaştırmak için pilot uygulamalar başlatması, hem hastaların hem de bakıcıların yaşam kalitesini artırabilir. Ayrıca bu yaklaşım, Türkiye'nin yaşlı bakımı ve sağlık turizmi alanındaki uluslararası iş birliklerine de katkı sağlayabilir.