İran'ın sertlik yanlısı parlamentosu, ülke genelinde üniversitelerle iletişim kurmak veya yabancı medyaya açıklama yapmak isteyen vatandaş ve kurumların önceden izin almasını zorunlu kılacak bir yasa tasarısını görüşmeye başladı. Söz konusu düzenleme, rejimin muhalif sesleri ve Batı etkisini sınırlama çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Tasarının, ülkede artan toplumsal huzursuzluk ve 2022'deki geniş çaplı protestoların ardından gündeme geldiği belirtiliyor.
Yasa tasarısının ayrıntıları
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Meclis Başkanlığı'na sunulan tasarı, özellikle yabancı üniversitelerle akademik iş birliği, yurtdışı burs programları ve yabancı basın kuruluşlarıyla yapılan röportajları kapsıyor. Buna göre, bireyler ve kurumlar, bu tür faaliyetler için önceden İstihbarat Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı'ndan oluşan bir komisyondan onay almak zorunda kalacak. İzinsiz temas kuranlara ise para cezası ve 6 aya kadar hapis cezası öngörülüyor.
Reformist milletvekilleri, bu düzenlemeyi "sansürün genişletilmesi" ve "akademik özgürlüğün yok edilmesi" olarak nitelendiriyor. Muhalefet kanadından yapılan açıklamada, tasarının özellikle yurt dışında eğitim gören binlerce İranlı öğrenciyi ve bilim insanını hedef aldığına dikkat çekiliyor. Sertlik yanlısı milletvekilleri ise bu adımın "ülkenin ulusal güvenliğini korumak" ve "yabancı casusluk faaliyetlerini engellemek" için gerekli olduğunu savunuyor.
Tasarı, ilk olarak Şubat 2024'te Meclis'in gündemine gelmiş, ancak geniş çaplı itirazlar üzerine geri çekilmişti. Şimdi yeniden gündeme getirilmesi, iktidarın 2024 seçimleri öncesinde tabanını konsolide etme isteği olarak yorumlanıyor. Ayrıca, bu hamlenin, Rehber Ali Hamaney'in sık sık dile getirdiği "kültürel ve düşünsel işgal" tehdidine karşı bir önlem olarak sunulduğu ifade ediliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, İran'ın uluslararası alanda artan izolasyonunun bir başka işareti olarak görülüyor. Nükleer müzakerelerin kesintiye uğraması, yaptırımların ağırlaşması ve bölgesel gerilimlerin sürmesi, Tahran yönetimini daha kapalı bir rejim modeline itiyor. Özellikle 2022'deki protestoların ardından hükümet, muhalif faaliyetleri dijital ortamda da engellemeye çalışmış, sosyal medya platformlarına erişim kısıtlamaları getirilmişti.
Uzmanlar, bu tür yasaların İran'daki beyin göçünü hızlandıracağını belirtiyor. Son yıllarda binlerce eğitimli genç, ekonomik ve siyasi nedenlerle ülkeyi terk ediyor. Yeni düzenleme, yurt dışındaki İranlı akademisyenlerin ve öğrencilerin ülkeyle bağlarını daha da zayıflatabilir. Batılı ülkelerin bu adımlara nasıl tepki vereceği ise merak konusu. ABD ve AB, insan hakları ihlalleri nedeniyle İran'a yönelik yaptırımları sıkılaştırmayı değerlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'daki bu yasa tasarısı, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren bir gelişme olmasa da bölgesel istikrar açısından önemli. İki ülke arasındaki ilişkiler, enerji, ticaret ve güvenlik alanlarında derin bağlara sahip. İran'ın içe kapanması, özellikle göç hareketleri ve sınır güvenliği konularında yeni zorluklar yaratabilir. Ayrıca, Türkiye'nin bölgesel bir güç olarak komşusundaki iç siyasi gelişmeleri yakından izlemesi gerekiyor. Bu tür kısıtlayıcı politikalar, İran'da toplumsal huzursuzluğu artırabilir ve bu da ikili ilişkilerde dikkatli bir denge yönetimini zorunlu kılıyor.