Hindistan'ın başkenti Delhi'de yetkililer, seçmen listelerinden 130 milyon ismin çıkarılmasına karşı düzenlenen gösterileri durdurmak için kent genelinde sert bir sokağa çıkma yasağı ilan etti ve aralarında gençlik hareketi "Hamamböceği"nin liderinin de bulunduğu on binlerce kişiyi gözaltına aldı. Polis, kentin birçok bölgesinde barikatlar kurarak göstericilere biber gazı ve copla müdahale etti. Gözaltına alınanların sayısının 30 bini aştığı belirtiliyor.
Seçmen listesi tartışması ve protestoların arka planı
Hindistan Seçim Komisyonu'nun geçtiğimiz ay açıkladığı kararla, ülke genelinde 130 milyon seçmenin adı çeşitli gerekçelerle seçmen listelerinden çıkarıldı. Komisyon, bu kişilerin ölüm, taşınma veya mükerrer kayıt gibi nedenlerle listeden düşürüldüğünü savunuyor. Ancak muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları, bu temizliğin özellikle azınlık ve yoksul bölgelerde yoğunlaştığını, iktidardaki Bharatiya Janata Party'nin (BJP) seçim avantajı sağlamak için sistematik bir şekilde seçmen silme işlemi yaptığını öne sürüyor. Delhi'deki protestolar, bu iddiaların ardından üniversite öğrencileri ve genç aktivistler tarafından başlatıldı. "Hamamböceği" (Cockroach) adı verilen hareket, hükümetin politikalarını "istemeyen, dışlanmış" gençliği temsil ettiğini söylüyor ve ismini de "sistemin bizi ezmeye çalıştığı gibi biz de inatla var olacağız" söylemiyle açıklıyor.
Hükümetin sert müdahalesi ve gözaltılar
Delhi Polisi, protestoların yayılmasını engellemek için kentin tamamında 48 saatlik sokağa çıkma yasağı ilan etti. Metro istasyonları kapatıldı, cep telefonu ve internet hizmetlerinde kısıtlamalar uygulandı. Polis sözcüsü, göstericilerin "kamu düzenini bozduğunu" ve yasalara aykırı davrandığını belirterek gözaltıların süreceğini açıkladı. Ancak görgü tanıkları, polisin sert müdahalesi sırasında çok sayıda kişinin yaralandığını, gözaltına alınanların spor salonları ve geçici barınaklarda tutulduğunu aktarıyor. "Hamamböceği" hareketinin lideri 22 yaşındaki Arjun Mehta, gözaltına alınmadan önce sosyal medyada yaptığı çağrıda, "Bu sadece seçmen listesi değil, demokrasinin kendisi için bir mücadele" ifadelerini kullanmıştı. Mehta'nın avukatı, müvekkilinin "halkı isyana teşvik" suçlamasıyla gözaltında tutulduğunu ve serbest bırakılması için başvuru yaptıklarını söyledi.
Muhalefet ve insan hakları örgütlerinden tepkiler
Ana muhalefet partisi Kongre, hükümetin protestoları bastırmak için "orantısız güç" kullandığını belirterek Delhi'de yaşananları "demokrasiye darbe" olarak nitelendirdi. Parti sözcüsü, "Seçmen listelerinden 130 milyon kişinin çıkarılması zaten başlı başına bir skandalken, şimdi bir de bu haksızlığa karşı çıkan gençler susturuluyor" dedi. Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü, Hindistan hükümetine gözaltına alınanların derhal serbest bırakılması ve barışçıl gösteri hakkına saygı gösterilmesi çağrısında bulundu. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği de endişelerini dile getirerek olayların bağımsız bir şekilde soruşturulmasını istedi. Hükümet yetkilileri ise uluslararası eleştirileri reddederek, "Hindistan'da herkes yasalar çerçevesinde özgürce ifade edebilir, ancak kaos ortamına izin vermeyiz" açıklamasını yaptı.
Bölgesel ve küresel yankıları
Hindistan'da yaşananlar, ülkenin son yıllarda yaşadığı en büyük sivil itaatsizlik hareketlerinden biri olarak değerlendiriliyor. Delhi'deki olaylar, dünyanın en kalabalık demokrasisinde seçim süreçlerine duyulan güveni sarsabilir. Uzmanlar, seçmen listelerindeki değişikliklerin özellikle 2024 genel seçimlerinde belirleyici olabileceğini, çünkü silinen isimlerin çoğunun muhalefete oy veren bölgelerde yoğunlaştığını belirtiyor. Hindistan, yükselen ekonomik ve askeri gücüyle küresel dengelerde önemli bir aktör. Ancak iç siyasi istikrarsızlık, ülkenin uluslararası itibarını ve yatırım ortamını olumsuz etkileyebilir. Özellikle Batılı ülkeler, Hindistan'ı Çin'e karşı bir denge unsuru olarak görürken, demokratik standartlardaki erozyon bu ilişkilerde zaman zaman gerginliğe yol açıyor. Son olaylar, Hindistan'ın "dünyanın en büyük demokrasisi" imajına gölge düşürebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'da yaşanan protestolar ve gözaltılar, doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir gelişme olmasa da, küresel demokrasi standartları açısından önemli bir sınav olarak görülüyor. Türkiye, son yıllarda Hindistan ile ekonomik ve ticari ilişkilerini geliştirmeye çalışıyor; iki ülke arasındaki ticaret hacmi 10 milyar doları aşmış durumda. Hindistan'daki iç istikrarsızlık, Türk firmalarının bu pazardaki yatırımlarını ve ticari faaliyetlerini riske atabilir. Ayrıca, Türkiye'nin de zaman zaman eleştirildiği seçim güvenliği ve ifade özgürlüğü konularında Hindistan'daki gelişmeler, uluslararası alanda demokrasi tartışmalarını yeniden alevlendirebilir. Türkiye'nin, Hindistan'daki olaylara ilişkin tutumu, Batılı ülkelerle olan ilişkilerinde bir referans noktası oluşturabilir. Öte yandan, Hindistan'ın Asya-Pasifik bölgesindeki istikrarı, Türkiye'nin bölgesel çıkarları açısından da dolaylı etkilere sahip.