Danimarka hükümeti, liselerde yapay zeka (YZ) araçlarının kötüye kullanımının önüne geçmek amacıyla kapsamlı bir dizi yeni kural getirdiğini açıkladı. 16-19 yaş arası öğrencilerin artık yazılı ödevlerini sözlü olarak savunmaları gerekecek; ayrıca sınavlarda bilgisayar ekranları eğitmenler tarafından anlık olarak izlenecek. Eğitim Bakanı Mattias Tesfaye'nin duyurduğu önlemler, YZ tabanlı sohbet robotlarının öğrenciler tarafından yaygın şekilde kullanılmasının ardından, akademik dürüstlüğü korumayı ve öğrencilerin kendi bilgi ve becerilerini göstermelerini sağlamayı hedefliyor.
Önlemlerin kapsamı ve uygulanışı
Yeni kurallar, ülke genelindeki tüm lise son sınıf öğrencilerini kapsıyor. Öğrenciler, teslim ettikleri proje ve ödevlerin içeriğini savunmak üzere öğretmenlerinin karşısına çıkacak. Bu sözlü savunma, öğrencinin konuyu gerçekten anlayıp anlamadığını ve ödevin kendisine ait olup olmadığını tespit etmeyi amaçlıyor. Ayrıca, bilgisayar üzerinden yapılan tüm sınavlarda öğrencilerin ekranları, gözetmenler tarafından anlık olarak izlenecek. Bu sayede YZ araçlarının sınav anında kullanılmasının önüne geçilmesi planlanıyor.
Eğitim Bakanı Tesfaye yaptığı açıklamada, "Yapay zekanın sunduğu fırsatların farkındayız ancak öğrencilerimizin gerçek yeteneklerini test etmemiz gerekiyor. Bu yeni önlemler, eğitimde kaliteyi ve dürüstlüğü korumak için atılmış önemli bir adımdır" dedi. Bakanlık, söz konusu düzenlemelerin 2024-2025 eğitim öğretim yılından itibaren kademeli olarak uygulanacağını belirtti.
Uluslararası boyut ve eğitimde yapay zeka kullanımı
Danimarka'nın bu hamlesi, yapay zekanın eğitim sistemlerindeki etkileri konusunda Avrupa'da yürütülen tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı. Avrupa Birliği genelinde, ChatGPT gibi araçların öğrenciler tarafından yaygın olarak kullanılması, sınav güvenliği ve akademik dürüstlük konularında kaygıları artırıyor. Bazı ülkeler tamamen yasaklama yoluna giderken, Danimarka gibi ülkeler ise teknolojinin getirdiği zorluklara karşı eğitim yöntemlerini güncellemeyi tercih ediyor.
Uzmanlar, sözlü savunma gibi sınav tekniklerinin, öğrencilerin eleştirel düşünme ve analiz becerilerini ölçmede daha etkili olabileceğini belirtiyor. Ancak bazı eğitimciler, bu tür önlemlerin öğretmenlerin üzerindeki iş yükünü artırabileceğine ve uygulamanın zaman alabileceğine dikkat çekiyor. Yapay zekanın eğitimde kullanımına yönelik düzenleyici çerçeveler, uluslararası kuruluşların da gündeminde. UNESCO, bu konuda üye ülkelere kılavuz ilkeler hazırlarken, Danimarka'nın attığı bu adım, diğer ülkeler için de bir örnek teşkil edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Danimarka'nın uygulamaya koyduğu bu önlemler, Türkiye'de de eğitim sistemine dair benzer tartışmaları beraberinde getirebilir. Türkiye'de özellikle üniversite ve lise düzeyinde yapay zeka araçlarının kullanımı her geçen gün yaygınlaşıyor. Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi (YKS) gibi ulusal sınavlarda YZ tabanlı kopya girişimlerinin önüne geçilmesi, ölçme ve değerlendirme yöntemlerinin gözden geçirilmesini gerektirebilir. Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu konuda atacağı adımlar, eğitim kalitesini artırma hedefiyle örtüşecektir. Ayrıca, yapay zeka teknolojilerinin eğitimde kullanımına ilişkin ulusal bir strateji belirlenmesi, Türkiye'nin dijital dönüşüm sürecine katkı sağlayacaktır. Bu kapsamda Danimarka'nın uyguladığı sözlü savunma ve gözetim yöntemleri, Türkiye'de de örnek alınabilecek uygulamalar arasında yer alıyor.