Dallas Fort Worth Uluslararası Havaalanı (DFW), terminaldeki İslami abdest ünitelerine yönelik artan siyasi baskıya rağmen bu üniteleri kaldırmayacağını açıkladı. Havaalanı yönetimi, eyalet valisi Greg Abbott'ın bütçe kesintisi tehdidinin ardından yaptığı yazılı açıklamada, mevcut iki abdest ünitesinin 2019'dan bu yana sorunsuz çalıştığını ve tüm yolculara hizmet vermeye devam edeceğini belirtti. Bu gelişme, ABD'de dini hoşgörü ile siyasi popülizm arasındaki gerilimi bir kez daha gündeme getirdi.
Valinin Tehdidi ve Havaalanının Tutumu
Texas Valisi Greg Abbott, geçtiğimiz günlerde DFW yönetimine gönderdiği mektupta, terminaldeki abdest ünitelerinin 'İslami bir sembol' olarak kaldırılmasını talep etmiş ve aksi takdirde havaalanına ayrılan eyalet bütçesini gözden geçireceği tehdidinde bulunmuştu. Vali, bu ünitelerin 'Amerikan değerlerine aykırı' olduğunu savunurken, Müslüman yolcuların ibadet ihtiyaçlarını karşılamanın gereksiz olduğunu ima etti.
Ancak DFW sözcüsü, yaptığı açıklamada, abdest ünitelerinin 2019'dan bu yana herhangi bir şikayet almadan hizmet verdiğini ve havaalanının tüm inanç gruplarına eşit mesafede olduğunu vurguladı. Sözcü, 'Havaalanımız, dini veya etnik kökeni ne olursa olsun tüm yolcularımızın konforu ve ihtiyaçlarını karşılamakla yükümlüdür. Bu üniteler, uluslararası standartlarda bir hizmettir ve kaldırılması söz konusu değildir' dedi.
Havaalanı yetkilileri, valinin tehdidinin hukuki olarak bağlayıcı olmadığını ve mevcut ünitelerin korunması için gerekli adımları atacaklarını belirtti. Ayrıca, federal yasaların dini ibadetler için makul düzenlemeler yapılmasını zorunlu kıldığına dikkat çekildi.
Toplumsal ve Hukuki Boyut
DFW'deki abdest üniteleri, 2019 yılında dönemin belediye başkanının girişimiyle, uluslararası terminalin güvenlik kontrol noktası sonrası alana eklenmişti. O dönemde bu karar, Müslüman topluluk tarafından memnuniyetle karşılanırken, bazı muhafazakar çevrelerden tepki çekmişti. Şimdi ise valinin tehdidi, konuyu yeniden ulusal gündeme taşıdı.
Uzmanlar, bu tür bir müdahalenin ABD Anayasası'nın din özgürlüğü maddeleri ve eyaletler arası ticaret yasalarıyla çelişebileceğini ifade ediyor. Hukuk profesörü Johnathan Mitchell, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, 'Valinin bütçe kesintisi tehdidi, anayasal olarak sorunlu bir alan. Zira havaalanı, federal sübvansiyonlarla işletilen uluslararası bir tesis ve eyalet hükümetinin bu tür bir müdahalesi ayrımcılık olarak yorumlanabilir' dedi.
Öte yandan, Texas'ta artan İslamofobi olaylarına dikkat çeken sivil toplum kuruluşları, bu tehdidin Müslüman toplum üzerinde yıldırıcı etkisi olabileceğini belirtiyor. Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi (CAIR) Texas şubesi, valinin tutumunu kınayan bir açıklama yayınlayarak, 'Bu, dini hoşgörüsüzlüğün açık bir örneğidir. Havalimanları herkese açık kamusal alanlardır ve hiçbir inanç grubunun ihtiyaçları görmezden gelinemez' ifadelerini kullandı.
Bu tartışma, ABD genelinde Müslüman azınlığın hakları ve kamu hizmetlerinde dini çeşitliliğin yeri konusunda daha geniş bir tartışmanın parçası olarak değerlendiriliyor. Benzer bir vaka geçen yıl Minnesota'da yaşanmış, havaalanındaki abdest üniteleri yerel bir milletvekilinin itirazlarına rağmen kaldırılmamıştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ABD'deki İslam karşıtı söylemlerin kurumsal düzeyde nasıl karşılık bulduğunu göstermesi açısından önem taşıyor. Türkiye, diyanet işleri ve yurtdışındaki Türk vatandaşlarının ibadet ihtiyaçları konusunda hassas bir politika izliyor. ABD'deki bu tür tartışmalar, Türk toplumunun ve Müslüman azınlıkların haklarının korunması için lobi faaliyetlerinin önemini artırıyor. Ayrıca, Türkiye'nin kamu diplomasisi açısından, dini özgürlüklerin savunulması yönündeki tutumu, bu tür olaylarda uluslararası kamuoyunda ses getirebilir. Ancak Türkiye'nin doğrudan taraf olmadığı bu yerel tartışmanın, kısa vadede Türk dış politikasına yansıması beklenmemektedir.