ABD'de 8 Kasım'da yapılacak ara seçimlere iki hafta kala, Cumhuriyetçilerin Senato'daki çoğunluğunu kaybetme riski bu seçim döneminin en yüksek seviyesine ulaştı. Seçim derecelendirme kuruluşları ve tahmin modelleri, Cumhuriyetçilerin Senato'yu kaybetme olasılığının arttığı konusunda hemfikir. Bu durum, Başkan Joe Biden yönetimi için bir fırsat olarak görülürken, Cumhuriyetçi Parti içinde endişe yaratıyor.
Seçim Tahminleri ve Kritik Yarışlar
Seçim analiz sitesi FiveThirtyEight ve Cook Political Report gibi kuruluşların son değerlendirmelerine göre, Cumhuriyetçilerin Senato'daki 50 sandalyelik konumu tehlikeye girmiş durumda. Özellikle Pennsylvania, Georgia, Nevada ve Arizona gibi kritik eyaletlerde yapılan anketler, Demokrat adayların öne geçtiğini gösteriyor. Cumhuriyetçilerin emekli olan senatörlerin yerine aday gösterdiği isimlerin bazıları, parti içindeki bölünmelerden olumsuz etkileniyor.
Senato'da şu anda 50-50 eşitlik var; Başkan Yardımcısı Kamala Harris'in eşitlik bozucu oyu sayesinde Demokratlar çoğunluğu elinde tutuyor. Cumhuriyetçilerin iki hafta içinde bu dengeyi değiştirmesi için en az bir sandalye kazanması gerekiyor, ancak anketler aksi yönde sinyal veriyor. Özellikle Pennsylvania'da Demokrat John Fetterman'ın Cumhuriyetçi Mehmet Oz karşısındaki avantajı, Cumhuriyetçilerin Senato'yu kaybetme korkusunu artırıyor. Georgia'da ise Herschel Walker'ın kampanyası, kişisel skandallarla sarsılırken, Demokrat Raphael Warnock anketlerde önde görünüyor.
Tahmin modelleri, Cumhuriyetçilerin Senato'yu kaybetme olasılığını yüzde 30-40 aralığında gösteriyor; bu oran, seçim döneminin başında yüzde 20'nin altındaydı. Uzmanlar, aradaki farkın kapandığını ve Demokratların motivasyonunun yüksek olduğunu belirtiyor. Ayrıca, Yüksek Mahkeme'nin kürtaj hakkını ortadan kaldıran Dobbs kararı sonrası Demokrat seçmenlerde artan mobilizasyon, Cumhuriyetçilerin hesaplarını bozuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD Senatosu'ndaki çoğunluk değişikliği, yalnızca iç politikayı değil, aynı zamanda ABD'nin dış politikasını da etkileyebilir. Cumhuriyetçilerin Senato'yu kazanması halinde, Biden yönetiminin Ukrayna'ya askeri yardım, iklim değişikliği ile mücadele ve uluslararası anlaşmalar konusundaki eli zayıflayabilir. Cumhuriyetçi kanadın özellikle Ukrayna yardımlarına yönelik eleştirileri, transatlantik ilişkilerde gerginlik yaratabilir. Öte yandan, Demokratların çoğunluğu koruması, Biden'ın dış politika gündemini sürdürmesini kolaylaştıracak.
Seçim sonuçları, NATO'nun genişlemesi, İran nükleer anlaşması ve Çin ile ilişkiler gibi kritik başlıklarda da belirleyici olacak. Cumhuriyetçilerin Senato'yu alması, özellikle savunma harcamaları ve silah kontrolü konularında politika değişikliklerine yol açabilir. Bu nedenle, sadece ABD değil, müttefikler ve rakipler de ara seçimleri yakından izliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Senatosu'ndaki güç dengesinin değişmesi, Türkiye-ABD ilişkilerini doğrudan etkileyebilir. Cumhuriyetçilerin çoğunluğu ele geçirmesi, özellikle F-16 satışı ve İsveç'in NATO üyeliği gibi konularda Türkiye'ye yönelik tutumun sertleşmesine yol açabilir. Kongre'deki Türkiye karşıtı lobilerin etkisi artabilir. Ancak Demokratların çoğunluğu koruması, Biden yönetiminin Türkiye ile diyalog kanallarını açık tutma çabalarını destekleyebilir. Yine de Türkiye, ABD'nin iç siyasetindeki dalgalanmalardan bağımsız olarak kendi stratejik önceliklerini korumaya çalışacaktır. Sonuçlar, bölgesel güvenlik ve ekonomik işbirliği açısından da önemli ipuçları verecek.