ABD'de Yüksek Mahkeme'nin doğum yoluyla vatandaşlığa ilişkin 6-3'lük kararının ardından, Başkan Donald Trump'ın bu uygulamayı başkanlık kararnamesiyle kaldırma girişimine, kendi partisinden hukuk kökenli önemli isimlerden sert itiraz geldi. Çarşamba günü kamuoyuna açıklama yapan bir grup Cumhuriyetçi senatör ve temsilci, mahkemenin kararının bağlayıcı olduğunu ve bu hakkın ortadan kaldırılması için anayasa değişikliği yapılması gerektiğini savundu. Trump ise kararı "Amerikan halkına ihanet" olarak nitelendirirken, konuyla ilgili yürütme emri hazırlığında olduğunu duyurdu.
Arka plan: 14. Ek Madde ve tarihsel süreç
ABD Anayasası'nın 14. Ek Maddesi'nin ilk fıkrası, "Amerika Birleşik Devletleri'nde doğan veya vatandaşlığa kabul edilen ve yargı yetkisine tabi olan herkes, ABD vatandaşıdır" hükmünü taşıyor. İç Savaş sonrası 1868'de kabul edilen bu düzenleme, köleliğin kaldırılmasının ardından eski kölelerin vatandaşlığını güvence altına almak için getirilmişti. Ancak son yıllarda özellikle sınırdan kaçak giriş yapan göçmenlerin çocuklarına vatandaşlık verilmesi, muhafazakar kesimlerde tartışma konusu oluyor. Trump, 2024 seçim kampanyasında doğum hakkı vatandaşlığını kaldırma sözü vermiş ve bu konuda bir başkanlık emri yayınlayacağını açıklamıştı. Ancak Yüksek Mahkeme'nin bu haftaki kararı, söz konusu uygulamanın anayasal temelde olduğunu ve kongre kararı olmadan değiştirilemeyeceğini teyit etti.
Mahkemenin kararına muhalefet şerhi koyan üç muhafazakar yargıç, 14. Ek Madde'nin yorumlanmasının günümüz koşullarında esnetilebileceğini savunsa da, çoğunluk bu hakkın "açık ve net" olduğunda ısrar etti. Özellikle İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana yerleşen içtihat hukuku, ABD topraklarında doğan herkesin vatandaşlığını tanıyor. Trump'ın bu yöndeki bir kararnamesinin hızla yargıya taşınacağı ve engelleneceği tahmin ediliyor.
Parti içi çatlak ve siyasi yansımalar
Kararın ardından açıklama yapan Senato Yargı Komisyonu üyesi ve eski bir avukat olan Cumhuriyetçi Senatör John Cornyn, "Başkan'ın anayasayı tek başına değiştirebileceğini düşünmesi endişe verici. Bu yetki kongrenindir. Eğer doğumla vatandaşlık uygulaması değişecekse, bu ancak anayasa değişikliği ile olabilir" dedi. Temsilciler Meclisi'nde hukuk komitesi üyesi olan Cumhuriyetçi Vekil Mike Johnson da benzer bir tutum sergileyerek, "Yargı dalının kararlarına bağlıyız. Anayasamızın açık metnini aşmaya çalışmak, hukukun üstünlüğüne zarar verir" ifadelerini kullandı. Ancak Trump'ın sadık destekçilerinden bazıları, Başkan'ın ülkeyi yönetme yetkisinin anayasal vatandaşlık hükmünü kapsadığını iddia etti.
Demokratlar ise kararı memnuniyetle karşıladı. Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, "Doğum hakkı vatandaşlığı Amerikan değerlerinin temelidir. Mahkeme bunu onaylayarak doğru olanı yapmıştır" açıklamasında bulundu. Artan partizan kutuplaşma, özellikle başkanlık seçimlerine yaklaşırken konunun daha da hararetlenmesine neden oluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de doğum hakkı vatandaşlığına yönelik bu tartışma, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel göç politikaları açısından önemli bir emsal teşkil edebilir. Türkiye, uzun yıllardır Suriyeli mülteciler başta olmak üzere yoğun göç alan bir ülke olarak, vatandaşlık politikalarında benzer tartışmaları deneyimlemiştir. ABD'de bu hakkın sınırlandırılması veya korunması, dünya genelinde giderek yükselen milliyetçilik dalgasında vatandaşlığın geleceğine dair sinyaller verebilir. Ayrıca Türk vatandaşlarının ABD'de doğan çocuklarının vatandaşlık statüsü, mevcut uygulamanın devamı halinde güvence altında kalacaktır. Türkiye'nin, kendi göç ve vatandaşlık politikalarını şekillendirirken bu gelişmeleri yakından izlemesi stratejik önem taşımaktadır.