ABD Kongresi'ndeki Cumhuriyetçi kanat, kamuoyu desteği gerileyen Başkan Donald Trump'tan dış politika ve hane halkı ekonomisini ilgilendiren konularda giderek daha fazla kopuyor. Parti yönetimi, 2026 ara seçimlerinde çoğunluğu kaybetme riskine karşı önlem arıyor. Axios'un haberine göre, anketlerde Trump'ın onay oranındaki düşüş, özellikle hassas bölgelerdeki Cumhuriyetçi adayları zorluyor.
Trump'la Artan Mesafe: Kongre'de Çatlak Büyüyor
Son haftalarda Kongre'deki Cumhuriyetçi isimler, Beyaz Saray'ın belirlediği çizgiden sapan açıklamalar yapıyor. Özellikle İran'a yönelik askeri müdahale tartışmaları, yapay zekâ düzenlemeleri ve tarifeler konusunda parti içi itirazlar yükseliyor. Axios'a konuşan kaynaklar, Cumhuriyetçi milletvekillerinin seçmenlerinden gelen tepkiler nedeniyle Trump'ın popüler olmayan politikalarına açık destek vermekten kaçındığını belirtiyor.
Dış politika cephesinde, İran'a yönelik olası bir operasyon konusunda parti içinde farklı sesler çıkıyor. Trump yönetiminin sert söylemine rağmen, bazı Cumhuriyetçi senatörler askeri müdahalenin sonuçlarına dair endişelerini dile getiriyor. Aynı şekilde, yapay zekâ teknolojilerinin düzenlenmesi konusunda Beyaz Saray'ın isteksizliği, teknoloji şirketlerinin etkili olduğu bölgelerden gelen Cumhuriyetçi temsilcilerle çatışma yaratıyor.
Ekonomi tarafında ise tarifeler en sıcak başlık. Trump'ın uygulamaya koyduğu ve genişletmeyi planladığı ithalat vergileri, özellikle imalat sanayisinin yoğun olduğu eyaletlerde maliyetleri artırdı. Cumhuriyetçi milletvekilleri, bu politikaların kendi seçmen tabanlarında yarattığı hoşnutsuzluğu doğrudan hissediyor. Parti stratejistleri, tarifelerin fiyatları yükselterek enflasyonu körüklediğini ve bunun ara seçimlerde sandığa yansıyacağını öngörüyor.
2026 Ara Seçimleri ve Cumhuriyetçi Çoğunluk Endişesi
2026 ara seçimlerine bir yıldan az süre kala, Cumhuriyetçi Parti'nin Temsilciler Meclisi ve Senato'daki çoğunluğu tehlikede. Anketler, Trump'ın seçmen nezdindeki desteğinin azaldığını ve bu durumun partinin genel oy oranını aşağı çektiğini gösteriyor. Parti içindeki ılımlı kanat, seçim bölgelerinde Trump'la özdeşleşmekten çekiniyor.
Bazı Cumhuriyetçi adaylar, seçim kampanyalarında Trump'ın adını anmaktan kaçınıyor ve yerel sorunlara odaklanıyor. Bu strateji, partinin Trump'sız bir geleceğe hazırlandığı yorumlarına yol açıyor. Ancak Trump'ın taban üzerindeki etkisi hâlâ güçlü olduğu için, açık bir kopuş yaşanması zor görünüyor. Milletvekilleri daha çok sessiz kalma veya konuyu değiştirme yolunu seçiyor.
Axios'un dikkat çektiği bir diğer nokta, Beyaz Saray'ın Kongre'deki müttefiklerini kaybetmesinin yasama süreçlerini kilitleyebileceği. Özellikle bütçe görüşmeleri ve borç tavanı gibi kritik konularda Başkan'ın parti içi desteği azalırsa, yönetimin politikalarını hayata geçirmesi zorlaşacak. Bu durum, zaten kutuplaşmış olan Washington'da yeni bir tıkanıklık dönemine işaret ediyor.
Trump'ın Halk Desteği Neden Düşüyor?
Trump'ın onay oranındaki düşüşün arkasında birkaç faktör var. Ekonomik göstergeler karışık seyrediyor: işsizlik düşük olsa da enflasyon ve faiz oranları hane halkını zorluyor. Tarifelerin yarattığı maliyet artışı, tüketici fiyatlarına yansıyor. Dış politikada ise İran ve Orta Doğu'daki gerilim, kamuoyunda savaş yorgunluğu yaratıyor. Ayrıca yapay zekâ düzenlemelerindeki belirsizlik, teknoloji sektöründe ve genç seçmenler arasında endişe kaynağı.
Cumhuriyetçi Parti içindeki bu kırılma, Trump'ın 2024 seçimlerini kazanmasına rağmen ikinci döneminde beklenen etkiyi gösteremediği yorumlarına neden oluyor. Parti, Trump'ın popülist çizgisini korumak ile seçim kaybetme korkusu arasında sıkışmış durumda. Önümüzdeki aylarda bu denge siyasetinin nasıl şekilleneceği, hem ABD iç siyasetini hem de küresel dengeleri etkileyecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de Cumhuriyetçilerin Trump'tan uzaklaşması, Türkiye-ABD ilişkileri açısından temkinli bir iyimserlik yaratabilir. Zira Trump döneminde inişli çıkışlı seyreden ikili ilişkilerde, Kongre'nin dengeleyici rolü artabilir. Özellikle tarifeler ve yaptırımlar konusunda Kongre'nin itirazları, Türkiye'ye yönelik olası ekonomik baskıları hafifletebilir. Ancak parti içi çatlak, ABD'nin dış politikasında daha öngörülemez bir tablo doğurabilir. Türkiye, Washington'daki güç dengelerini yakından izleyerek diplomatik kanalları açık tutmalı.