ABD'de 8 Kasım 2022 ara seçimlerine sayılı günler kala Cumhuriyetçi Parti'nin en büyük silahı olarak görülen 1 milyar dolarlık seçim kasası, parti içinde panik yaratıyor. Üst düzey Cumhuriyetçi stratejistler, bu devasa kaynağın önemli bir bölümünün çok geç harcandığını ve kritik eyaletlerdeki yarışları kurtarmaya yetmeyebileceğini belirtiyor. Özellikle Senato ve Temsilciler Meclisi'ndeki dar bölgelerde anketlerin Demokratlar lehine dönmesi, partinin seçim stratejisini sorgulamasına yol açtı.
Paranın Zamanlaması Sorunu
Washington'daki Cumhuriyetçi danışmanlara göre, toplanan 1 milyar doların büyük kısmı Eylül ve Ekim aylarında harcanmaya başlandı. Ancak erken oy kullanmanın 20 Eylül'de başladığı düşünülürse, birçok seçmene ulaşmak için gereken reklam ve saha çalışmaları için bu takvim oldukça geç kaldı. Özellikle Pennsylvania, Georgia, Nevada ve Arizona gibi belirleyici eyaletlerde, Cumhuriyetçi adayların reklam kuşaklarına milyonlarca dolar akıtılmasına rağmen anket farkları kapanmadı.
Parti içindeki bir diğer endişe de kaynakların dağıtımındaki dengesizlik. Büyük bağışçıların ve süper PAC'lerin tercih ettiği adaylara ayrılan bütçe, taban muhafazakâr seçmenin önemsediği diğer bölgelerde kısıntıya gidilmesine neden oldu. Bu durum, özellikle kırsal kesimde ve banliyölerde seçmen motivasyonunu düşürebilir.
Öte yandan, Demokratlar da benzer bir finansman gücüne sahip. Ancak Cumhuriyetçilerin avantajı, küçük bağışçılardan gelen düzenli akış ve iş dünyasının desteğiydi. Yine de stratejistler, paranın tek başına zafer getirmediğini, mesajın ve aday kalitesinin belirleyici olduğunu vurguluyor. Eski Başkan Donald Trump'ın etkisi ve seçim inkârı söylemi, ılımlı seçmenleri uzaklaştırarak Cumhuriyetçi adayların işini zorlaştırıyor.
Seçim Dinamikleri ve Riskler
Ara seçimler genellikle iktidardaki partinin oy kaybetmesiyle sonuçlanır. Ancak bu yıl, Yüksek Mahkeme'nin kürtaj hakkını iptal etmesi ve enflasyonun yüksek seyretmesi gibi birbirine zıt iki güçlü faktör var. Cumhuriyetçiler ekonomi ve suç konularını öne çıkarırken, Demokratlar kürtaj hakları ve demokrasinin korunması temalarına yükleniyor. Anketler, her iki konunun da seçmen için önemli olduğunu gösteriyor, bu da yarışları öngörülemez kılıyor.
Cumhuriyetçi liderler, Temsilciler Meclisi'ni kazanacaklarına hâlâ inanıyor, ancak Senato'daki çoğunluk hedefi giderek zorlaşıyor. Parti içi anketlerde, Georgia'da Herschel Walker, Pennsylvania'da Mehmet Oz ve Arizona'da Blake Masters gibi Trump destekli adayların geride kaldığı görülüyor. Bu durum, 1 milyar dolarlık bütçenin bile yetersiz kalabileceği yorumlarına neden oluyor.
Seçim kampanyası finansmanı uzmanları, geç harcamanın etkisini şöyle açıklıyor: Erken oy kullanan seçmenlerin tercihleri genellikle kampanyanın son haftalarında şekillenir. Eğer mesajınızı o dönemde iletemezseniz, oyları değiştirmek için çok az zamanınız kalır. Cumhuriyetçilerin bu hatayı yaptığı ve paranın büyük kısmını son iki haftaya sıkıştırdığı belirtiliyor.
Diğer yandan, partinin tabanını harekete geçirmek için yürütülen kapı kapı dolaşma ve telefon kampanyaları da pandemi sonrası dönemde eski gücüne ulaşamadı. Gönüllü sayısındaki düşüş ve saha operasyonlarındaki koordinasyon eksikliği, Cumhuriyetçi stratejistlerin dile getirdiği bir başka sorun.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ara seçimleri, Türkiye-ABD ilişkileri açısından dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Kongre'deki çoğunluğun değişmesi, Türkiye'ye yönelik yaptırım ve silah satışı gibi konularda dengeleri etkileyebilir. Cumhuriyetçilerin Senato'yu kazanması halinde, F-16 satışı ve İsveç-Finlandiya NATO üyeliği gibi dosyalarda daha sert bir tutum sergilenebilir. Öte yandan, Temsilciler Meclisi'ndeki olası bir Cumhuriyetçi çoğunluk, Biden yönetiminin dış politika manevra alanını daraltabilir. Türkiye, her iki partinin de Kürdistan İşçi Partisi (PKK) ve FETÖ konularında benzer hassasiyetlere sahip olduğunu bilerek, Kongre'deki gelişmeleri yakından takip etmeli.