Cumhuriyetçi senatörler, Başkan Donald Trump'ın önerdiği 1,8 milyar dolarlık ‘silahsızlandırma karşıtı’ fonu reddederek kilit bir oylamayı erteledi. Bu anlaşmazlık, Kongre'nin ikinci Trump yönetimi altında İran savaşı ve diğer konularda büyük ölçüde kenara itilmesine karşı potansiyel bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Senato'daki Cumhuriyetçi kanadın bir kısmı, söz konusu fonun yürütme yetkisini aşarak Kongre'nin bütçe üzerindeki anayasal denetimini ihlal ettiğini savunuyor. Oylamanın ertelenmesi, Trump yönetiminin İran'a yönelik askeri müdahale planlarını da dolaylı olarak etkileyebilir.
Gelişmenin arka planı
Söz konusu fon, Trump yönetimi tarafından ‘silahsızlandırma’ (de-weaponization) olarak adlandırılan ve İran'ın bölgesel nüfuzunu kırmayı hedefleyen bir program kapsamında oluşturulmuştu. Ancak Cumhuriyetçi senatörler, bu fonun aslında İran'a karşı askeri operasyonları finanse etmek için kullanılacağını ve Kongre'nin savaş ilanı yetkisini ihlal edeceğini ileri sürüyor. Senatör Mike Lee liderliğindeki muhalif grup, Trump yönetimine yazdığı bir mektupta, "Kongre'nin bütçe harcamalarını onaylama yetkisi olmaksızın bu büyüklükte bir fonun kullanılması kabul edilemez" ifadelerine yer verdi.
Anlaşmazlık, özellikle Trump'ın İran politikasına yönelik artan endişeleri yansıtıyor. Beyaz Saray, İran'ın Yemen'deki Husilere desteğini kesmek ve nükleer programını sınırlamak için bu fonu kullanmayı planladığını açıklamıştı. Ancak senatörler, bu tür önlemlerin doğrudan askeri çatışma riskini artırdığı konusunda uyarıyor. Oylamanın ertelenmesi, Kongre'nin önümüzdeki haftalarda konuyu daha ayrıntılı ele alacağı anlamına geliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, ABD'nin Orta Doğu politikasında yeni bir kırılma noktasına işaret ediyor. Trump yönetimi, İran'a karşı maksimum baskı politikasını sürdürürken, Kongre'nin bu fonu bloke etmesi, yürütme erkinin dış politika üzerindeki tek taraflı kontrolünü sınırlama çabası olarak görülüyor. İran'ın nükleer müzakerelerde geri adım atmaması ve bölgedeki vekil güçler aracılığıyla nüfuzunu genişletmesi, ABD'yi daha sert önlemler almaya itiyor. Ancak Kongre'nin bu hamlesi, Washington'da savaş karşıtı seslerin yeniden güç kazandığını gösteriyor.
Uluslararası toplum da gelişmeyi yakından takip ediyor. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, İran'la diyaloğun sürdürülmesi çağrısında bulunurken, Rusya ve Çin, ABD'nin tek taraflı eylemlerine karşı uyarıda bulunuyor. Orta Doğu'da İsrail ve Suudi Arabistan gibi ülkeler ise ABD'nin İran'a yönelik politikasının zayıflamasından endişe duyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'la komşu olması ve bölgesel güvenlik dinamikleri nedeniyle ABD-İran geriliminden doğrudan etkileniyor. Washington'un İran politikasındaki bu çatlak, Türkiye'nin hem ABD hem de İran'la ilişkilerini dengede tutma çabalarını yakından ilgilendiriyor. Kongre'nin fonu bloke etmesi, ABD'nin İran'a karşı askeri seçeneğinin sınırlandığı anlamına gelebilir; bu da Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki İran destekli gruplarla mücadelesinde yeni dengeler yaratabilir. Ayrıca, ABD-Iran çatışmasının önlenmesi, Türkiye'nin enerji güvenliği ve bölgesel ticaretine olumlu yansıyabilir. Ancak bu durum, ABD'nin Türkiye'ye yönelik yaptırım politikalarında da bir değişikliğe yol açmayabilir.