NBC News'in yeni anketine göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran savaşını yönetme biçimine Cumhuriyetçi seçmenler arasındaki güçlü onay, bahar aylarından bu yana keskin bir düşüş gösterdi. Bu değişim, Trump'ın en sadık seçmen tabanında bile İran politikasına yönelik hoşnutsuzluğun arttığını ortaya koyuyor. Anket sonuçları, partinin geleneksel olarak güçlü olduğu ulusal güvenlik konularında ilk kez belirgin bir aşınmaya işaret ediyor.
Desteğin Düşüşünün Arka Planı
NBC News tarafından yapılan ve kamuoyuyla paylaşılan anket, Cumhuriyetçi seçmenlerin yüzde 70'inden fazlasının bahar aylarında Trump'ın İran politikasını onayladığını, ancak bu oranın son ölçümde önemli ölçüde gerilediğini gösteriyor. Düşüşün başlıca nedenleri arasında, İran'daki askeri operasyonların süresinin uzaması, artan askeri ve ekonomik maliyetler ile bölgede istikrarsızlığın devam etmesi yer alıyor. Ayrıca, yönetimin İran stratejisine dair net bir çıkış planı sunamaması, parti içindeki muhafazakâr kanatta da soru işaretleri yaratmış durumda.
Anket, Cumhuriyetçi seçmenlerin önemli bir kısmının hâlâ Trump'ın sert duruşunu desteklediğini, ancak savaşın yönetimi konusunda iletişim eksikliği ve şeffaflık sorunları nedeniyle güven kaybı yaşadığını ortaya koyuyor. Özellikle genç Cumhuriyetçiler ve bağımsızlara yakın seçmenler arasında destek erimesi daha belirgin. Bu durum, 2026 ara seçimleri öncesinde partinin İran politikasını yeniden gözden geçirmesi gerektiği yönünde baskı oluşturuyor.
Beyaz Saray'dan henüz resmi bir açıklama gelmedi; ancak yönetim yetkilileri, İran'a yönelik politikaların kararlılıkla sürdürüleceğini ve ulusal güvenliğin her şeyin üstünde olduğunu vurgulamaya devam ediyor. Kongre'deki bazı Cumhuriyetçi isimler ise, askeri müdahalenin kapsamı ve süresi konusunda daha fazla bilgilendirme talep ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki bu iç siyasi dalgalanma, İran ile yürütülen müzakereleri ve bölgesel dengeleri de etkileyebilir. İran, ABD içindeki kamuoyu değişimini yakından takip ederek, Washington'ın elini zayıflatmaya çalışabilir. Avrupa müttefikleri ise, ABD'nin İran stratejisindeki olası bir yumuşamayı ya da sertleşmeyi dikkatle izliyor. Öte yandan, İsrail ve Suudi Arabistan gibi bölge ülkeleri, ABD'nin caydırıcılığının azalmasından endişe duyabilir.
Küresel petrol piyasaları da bu gelişmelerden etkilenebilir; zira İran'a yönelik politikadaki belirsizlik, enerji fiyatlarında oynaklığa yol açabilir. Ayrıca, Rusya ve Çin gibi aktörler, ABD'nin İran konusundaki kararlılığındaki zayıflamayı fırsat bilerek bölgedeki etkinliklerini artırabilir. NATO içinde de İran konusunda farklı görüşlerin su yüzüne çıkması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile komşu olması ve bölgesel istikrar açısından kritik bir konumda bulunması nedeniyle ABD'deki bu gelişmeyi yakından izlemek durumunda. Trump'ın İran politikasına Cumhuriyetçi tabanda desteğin düşmesi, Washington'un İran'a yönelik tutumunda olası bir yumuşamaya işaret ederse, Türkiye için enerji güvenliği ve sınır güvenliği açısından olumlu bir gelişme olabilir. Ancak ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarında bir gevşeme, Türkiye'nin İran ile ticari ilişkilerini de rahatlatabilir. Öte yandan, İran'ın bölgedeki etkinliğinin artması, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki çıkarlarıyla çatışma riski taşıyor. Bu nedenle Türkiye, ABD iç siyasetindeki dalgalanmayı dikkatle takip ederek diplomatik kanalları açık tutmalı.