Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı (COP31) ev sahibi Türkiye, iklim kriziyle mücadelede yeni bir küresel hedef ortaya koydu. Türkiye Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, dünyanın 2035 yılına kadar enerji ihtiyacının üçte birini elektrikten karşılaması gerektiğini belirtti. Bu hedef, fosil yakıtlardan yenilenebilir enerjiye geçişi hızlandırmayı ve sera gazı emisyonlarını azaltmayı amaçlıyor. Bakan Kurum, 'günlük hayatın elektrifikasyonu' kavramının COP31'in öncelikleri arasında olacağını vurguladı. Açıklama, Kasım 2025'te İstanbul'da düzenlenmesi planlanan zirve öncesinde yapıldı.
Elektrifikasyon Hedefi ve Arka Planı
Bakan Kurum, bu hedefin küresel enerji dönüşümünde kritik bir eşik olduğunu ifade etti. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, 2022 itibarıyla elektrik, küresel nihai enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 20'sini oluşturuyor. COP31'in ana teması olarak belirlenen 'elektrifikasyon', ulaşımdan sanayiye, ısınmadan tarıma kadar tüm sektörlerin elektrikle çalışmasını teşvik etmeyi kapsıyor. Özellikle elektrikli araçlar, ısı pompaları ve yenilenebilir enerji kaynakları bu dönüşümün temel taşları olarak görülüyor. Hedef, emisyonları azaltırken enerji verimliliğini de artırmayı amaçlıyor. Türkiye, halihazırda rüzgar ve güneş enerjisinde hızlı bir büyüme kaydediyor; ancak kömür kullanımını da sürdürüyor. Kurum'un açıklaması, Türkiye'nin iklim taahhütlerini güçlendirme niyetinde olduğunu gösteriyor.
Küresel ve Bölgesel Yansımalar
Bu hedef, Paris İklim Anlaşması hedefleriyle uyumlu olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, elektrifikasyonun başarılı olması için yenilenebilir enerji yatırımlarının üç katına çıkarılması gerektiğini belirtiyor. Özellikle gelişmekte olan ülkeler için uygun maliyetli teknoloji transferi ve finansman kritik önem taşıyor. Avrupa Birliği, Yeşil Mutabakat kapsamında benzer hedefler belirlemiş durumda. Türkiye'nin bu girişimi, COP31 öncesinde küresel iklim diplomasisinde bir katalizör görevi üstleniyor. Ayrıca, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde güneş enerjisi potansiyeli yüksek ülkeler için yeni iş birliği alanları doğuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'nin COP31 ev sahibi olarak bu hedefi öne çıkarması, ülkenin iklim politikasında aktif bir rol üstlenme çabasını yansıtıyor. Ekonomik olarak, enerji ithalatına bağımlılığı azaltacak yerli ve yenilenebilir enerji yatırımları cari açığı daraltabilir. Güvenlik boyutunda ise enerji arz güvenliği artarken, Rusya gibi ülkelere bağımlılık azalabilir. Dış politikada ise Türkiye, yeşil dönüşümde bölgesel bir lider olarak konumlanabilir. Ancak, kısa vadede fosil yakıt yatırımlarının devam etmesi, bu hedefle çelişki yaratabilir. Sonuç olarak, bu açıklama Türkiye'nin hem iklim taahhütlerini güçlendirdiği hem de enerji politikasında stratejik bir dönüşüm sinyali verdiği anlamına geliyor.