Singapur merkezli ulaşım devi ComfortDelGro, Fransız taşımacılık şirketi RATP Dev ile kurduğu ortak girişim aracılığıyla, tam otomatik Kopenhag Metrosu'nu 12 yıl boyunca işletmek ve bakımını üstlenmek üzere 3,4 milyar Singapur doları (yaklaşık 2,5 milyar ABD doları) değerinde bir sözleşme imzaladı. Bu anlaşma, şirketin Avrupa'daki varlığını önemli ölçüde güçlendirirken, küresel toplu taşıma operatörlüğü alanındaki iddiasını da ortaya koyuyor.
Dev Sözleşmenin Ayrıntıları
ComfortDelGro'nun yan kuruluşu olan ve RATP Dev ile eşit hisseye sahip olduğu KBH Metro Partner adlı ortak girişim, Danimarka'nın başkenti Kopenhag'daki metro ağının 12 yıllık işletme ve bakım sorumluluğunu üstlenecek. Sözleşme kapsamında, tam otomatik (sürücüsüz) çalışan 4 hattan oluşan metro sistemi, günlük yolcu taşımacılığı ve altyapı bakımı dahil tüm operasyonel süreçler yürütülecek.
Kopenhag Metrosu, dünyanın en gelişmiş ve güvenilir toplu taşıma sistemlerinden biri olarak kabul ediliyor. Yaklaşık 2,3 milyon yolcunun yaşadığı şehirde, metro günde ortalama 350 bin yolcu taşıyor ve sefer sıklığı dakikada bir seviyesine ulaşıyor. Bu operasyon, yüksek teknoloji ve uzmanlık gerektiriyor.
ComfortDelGro Group CEO'su Cheng Siak Kian, yaptığı açıklamada, "Bu kazanım, şirketimizin yenilikçi ulaşım çözümleri ve operasyonel mükemmellik konusundaki itibarının bir kanıtıdır. Kopenhag gibi dünya standartlarında bir şehirde, tam otomatik bir metro sistemini işletmek, küresel ölçekte yeteneklerimizi göstermek için önemli bir fırsattır" dedi.
Sözleşme sürecinin oldukça rekabetçi geçtiği, birden fazla uluslararası operatörün teklif verdiği bildiriliyor. KBH Metro Partner'ın seçilmesinde, sağlam geçmiş performans, teknik yeterlilik ve yenilikçi işletme modelleri etkili oldu. Danimarka Ulaştırma Bakanlığı yetkilileri, anlaşmanın yolculara daha kaliteli hizmet sunulmasını sağlayacağını ve maliyet etkinliği açısından da avantaj sağlayacağını belirtti.
Küresel Ulaşım Pazarında Stratejik Hamle
Bu anlaşma, ComfortDelGro'nun yurt dışı operasyonlarını genişletme stratejisinin önemli bir parçası olarak görülüyor. Şirket halihazırda Avustralya, Çin, Birleşik Krallık ve diğer Avrupa ülkelerinde otobüs ve demiryolu hizmetleri sunuyor. Singapur'daki ana pazarının yanı sıra, küresel ölçekte büyümeye odaklanan şirket, gelirlerinin yarısından fazlasını yurt dışından elde ediyor.
Uzmanlar, Kopenhag Metrosu gibi prestijli bir projeyi kazanmanın, ComfortDelGro'ya uluslararası arenada referans niteliği taşıyacağını ve gelecekteki benzer ihalelerde elini güçlendireceğini vurguluyor. Özellikle Avrupa'da artan özelleştirme ve hizmet dış kaynak kullanımı eğilimi, şirketler için yeni fırsatlar yaratıyor.
Bu gelişme aynı zamanda Singapur'un küresel hizmet ekonomisindeki konumunu da yansıtıyor. Singapur merkezli şirketlerin, dünya genelinde altyapı ve ulaşım projelerinde üstlendikleri roller, ülkenin 'küresel şehir' vizyonunu destekliyor. Kopenhag gibi gelişmiş bir başkentin toplu taşıma sisteminin yönetimi, Singapur'un mühendislik ve operasyonel yetkinliklerinin de bir göstergesi.
Anlaşmanın, 2025 yılı itibarıyla başlaması ve 2037 yılına kadar sürmesi planlanıyor. Bu süre zarfında, işletme ve bakım faaliyetlerinin yanı sıra, sistemin modernizasyonu ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda iyileştirmeler de yapılacak. Kopenhag şehri, 2050 yılına kadar karbon nötr olma hedefi doğrultusunda, toplu taşımanın enerji verimliliğini artırmayı ve yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmayı planlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerinde raylı sistem yatırımlarını sürdürüyor. Kopenhag Metrosu gibi tam otomatik sistemlerin, Türkiye'de de örnek alınması ve bu alanda uluslararası işbirliklerinin geliştirilmesi, ulaşım altyapısının modernizasyonu için fırsat sunuyor. Türk müteahhitlik ve mühendislik şirketleri, bu tür projelerde alt yüklenici veya iş ortağı olarak yer alabilir. Ayrıca, bu gelişme, küresel taşımacılık sektöründe Singapur'un güçlü konumunu gösteriyor ve Türkiye'nin de benzer bir küresel oyuncu olma hedefine katkı sağlayacak dersler içeriyor. Türk şirketlerinin, sürücüsüz metro teknolojileri ve işletme modelleri konusunda bilgi transferi yapması, bölgesel pazarlarda söz sahibi olabilmek için kritik önem taşıyor.