Columbia Üniversitesi, son üç yıl içinde İsrail yanlısı kuruluşlara önemli miktarda mali destek sağlarken, Filistin yanlısı gruplara herhangi bir fon aktarmadı. The Intercept'in haberine göre, üniversite yönetimi öğrenci protestolarına sert müdahalede bulunurken, Anti-Defamation League (ADL) ve AIPAC'ın hayır kurumu gibi İsrail yanlısı örgütlere bağış yaptı. Bu durum, Columbia'nın Filistin yanlısı öğrenci hareketine yönelik tutumunda çifte standart olduğu eleştirilerini beraberinde getiriyor.
Bağışların Arka Planı ve Kurumlar
Columbia Üniversitesi'nin 2021-2024 yılları arasında İsrail yanlısı gruplara yaptığı bağışlar, üniversitenin Filistin yanlısı öğrenci gruplarına yönelik baskıcı politikalarıyla aynı döneme denk geliyor. ADL, uzun yıllardır İsrail'in politikalarını destekleyen ve antisemitizmle mücadele adı altında Filistin karşıtı söylemleriyle bilinen bir kuruluş. AIPAC'ın hayır kurumu ise İsrail'e yönelik lobi faaliyetlerini finanse ediyor. The Intercept'in elde ettiği bilgilere göre, bu bağışlar üniversitenin çeşitli fonlarından karşılanmış ve toplamda milyonlarca doları buluyor.
Öte yandan, aynı dönemde Columbia yönetimi, Filistin yanlısı öğrenci gruplarının etkinliklerini askıya almış, kampüste Filistin'e destek gösterilerini yasaklamış ve öğrenci liderlerine disiplin cezaları vermişti. Özellikle 2023 Ekim'inden sonra Gazze'deki çatışmaların başlamasıyla birlikte, ABD genelinde olduğu gibi Columbia'da da Filistin yanlısı protestolar yoğunlaştı. Üniversite yönetimi, bu protestoları "güvenlik gerekçesiyle" bastırırken, İsrail yanlısı gruplara kapılarını açık tuttu.
Columbia'nın bu tutumu, akademik özgürlük ve ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Öğrenciler ve sivil toplum kuruluşları, üniversitenin tarafsızlığını yitirdiğini ve belirli bir siyasi görüşü finanse ederek diğerini susturduğunu savunuyor. Üniversite yönetimi ise bağışların "akademik işbirliği ve diyalog" çerçevesinde yapıldığını öne sürüyor, ancak Filistin yanlısı gruplara neden fon sağlanmadığı sorusuna yanıt vermiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Columbia Üniversitesi'ndeki bu gelişme, ABD'nin İsrail-Filistin çatışmasına yönelik politikalarının bir yansıması olarak görülüyor. ABD'deki üniversiteler, özellikle Ivy League kurumları, son yıllarda İsrail yanlısı bağışçıların baskısı altında. Filistin yanlısı öğrenci hareketleri, birçok kampüste benzer baskılarla karşılaşıyor. Bu durum, ABD iç siyasetinde İsrail yanlısı lobilerin ne kadar etkili olduğunu gösteriyor.
Küresel ölçekte ise, üniversitelerin akademik özgürlük ve ifade özgürlüğü konusundaki tutumları, demokratik değerler açısından sorgulanıyor. Columbia'nın kararı, diğer üniversiteler için de emsal teşkil edebilir. Özellikle Avrupa ve Orta Doğu'daki üniversiteler, benzer baskılarla karşılaşabilir. Bu durum, küresel akademik camiada Filistin yanlısı seslerin daha da kısılmasına yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Columbia Üniversitesi'nin İsrail yanlısı gruplara bağış yaparken Filistin yanlısı grupları dışlaması, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği destek açısından önemli bir gösterge. Türkiye, uluslararası platformlarda Filistin'in yanında yer alarak İsrail'in Gazze'deki saldırılarını kınıyor. Bu haber, ABD'deki üniversitelerin İsrail yanlısı lobilerin etkisi altında olduğunu ve Filistin yanlısı seslere yer verilmediğini gözler önüne seriyor. Türkiye, bu tür çifte standartları eleştirerek uluslararası kamuoyunu harekete geçirmeye çalışabilir. Ayrıca, Türkiye'deki üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları, Filistin yanlısı etkinliklere ev sahipliği yaparak bu konudaki duyarlılığı artırabilir. ABD'deki baskıcı ortam, Türkiye'nin Filistin konusundaki diplomatik çabalarını güçlendirebilir.